Şanghay’da Türk Dönercisi (D’Gene – Dönergene)

[ Yazıyı okumaya başlamadan önce size vermek istediğim bir iyi bir de kötü haberim var: Kötü haber Dönergene’nin Tianzifang şubesi kapanmış. İyi haber ise yerine gene içinde döner de bulunan Cafe Pi açılmış. Bu değişikliğin sebebini bilemiyorum ama en azından tam bir kapanma olmadığı için sevinebiliriz diye düşünüyorum 🙂 ]

Aslında yeni açılan Türk işletmelerini elimden geldiği kadar erken ziyaret edip burada site takipçileri ile paylaşmaya gayret ederim ama bu sefer ziyaret konusunda olmasa da, paylaşım kısmında biraz geç kaldım 🙂 Şanghay piyasasına geçtiğimiz aylarda giren, hatta geçenlerde ikinci şubesini açan Türk dönerci zinciri D’gene’yi, yani Dönergene’yi yazmak bugüne kısmetmiş.. Muhtemelen bir çok kişi halihazırda burayı ziyaret etmiştir ama hala bilmeyenler varsa burayı okuyup öğrenmiş olacaklar diye tahmin ediyorum..

D’gene isminin Dönergene’nin kısaltılmışı olduğunu anlamam biraz zaman aldı işin açıkçası 🙂 Mekanın ilk haberini sevgili Uğur‘un Foursquare’de yaptığı check-in vasıtasıyla almıştım.. Şanghay’ın en ünlü turistik mekanlarından biri olan Tianzifang‘da açılan Dönergene’yi ilk açıldığı zamanlarda ziyaret etmiş, karnımızı doyurmuştuk.. Ne var ki, siteye yazma kısmı anca bu haftasonu yaptığımız ziyaret sonrasına denk geldi.. Site takipçilerinden Fatih Bey’in de email vasıtasıyla burayı benimle paylaşması da tatlı bir tesadüf oldu.. Neyse, geç olsun da güç olmasın diyerek sıyırayım kendimi bu durumdan bari 🙂

D’gene’nin merkez şubesi Tianzifang (Taikang Lu da diyoruz biz) içerisinde bulunuyor.. Taksi ile gelecekseniz Tianzifang veya “Taikang Lu – Sinan Lu” şeklinde adres vermeniz gerekiyor.. Metro tercih edecek olanlar için ise 9 no’lu metro hattının Dapuqiao durağında inip 1 no’lu çıkıştan çıkıp, caddenin karşında bulunan Tianzifang’a girdikten sonra soldan ikinci sokağa dönmeniz yeterli.. Şanghay’da turistik olarak bulunuyorsanız zaten Tianzifang adlı bu mahalleyi görmeniz şart, hazır orda gezerken bir de Türk döneri yemek isterseniz Dönergene güzel bir tercih olacaktır.

Biz döner dürüm, peynirli gözleme, ayran ve Türk çayını denedik; beğendik 🙂 Menüde tavuk ürünleri de mevcuttu, onları da denemek istedik ama biz gittiğimizde kalmamıştı, bir dahaki sefere onları da denemeyi düşünüyoruz.. Yemeği üst katta oturarak yedik, hesabı aşağıda kasada ödememiz gerekiyor, ben dalmışım, az kaldı ödemeden çıkıyordum, son anda aklıma geldi 🙂 Bu arada Şubat ayı itibariyle D’gene ikinci şubesini de açtı Şanghay’da, aşağıda o şubenin adresini de bulabilirsiniz.. Yolunuz hengi tarafa düşerse yakındaki şubeyi deneyebilirsiniz..

D’gene – Dönergene (2.şube)

Adres: 曹杨路555号靠近白玉路

No.555 Caoyang Road (Baiyu Road)

Metro: 3-4-11 no’lu hat, Caoyang Road İstasyonu, 2 no’lu çıkış


Şanghay’da Türk Lokantası (Kebab King)

Güncelleme: Kebab King maalesef kapandı 🙁

Şanghay’a gelip de Türk yemeği konusunda sıkıntı yaşamak artık epeyce zorlaştı.. Hali hazırda varolan Türk lokantalarına geçtiğimiz haftalarda yeni bir tane daha eklendi.. Biz de tabii yeni bir Türk restoranının açıldığı haberini alır almaz ilk denememizi yapmak üzere yola koyulduk 🙂 Bu yeni açılan mekanın ismi Kebab King. Aslen Avustralya’da başlamış bu marka, mekanın orda doğup büyüyen Türk   işletmecileri Kebab King markasını Şanghay’a da getirmek istemişler ve gayet iyi etmişler 🙂 Kendileriyle de (iki kişi) tanışma fırsatı bulduk, hatta birinin kızının adının da Müge olduğunu öğrendik sohbet esnasında 🙂

Kebab King Türk Restoranı’nın adresi “8 Ruijin Rd – Julu Rd” şeklinde geçiyor. Aslında epey merkezi bir lokasyon, ulaşım çok rahat, Nanjing Road veya Huaihai Road’da yaklaşık 10-15 dk yürüme mesafesi.. Lokasyon manasında tek dezavantajı bulunduğu yerin alışveriş/yemek mekanları bakımından çok işlek bir cadde olmayışı olabilir, ama bunu da verdikleri hizmetle kompanse edebilirler diye düşünüyorum..

Mekanın içi gayet geniş ve ferah, yer konusunda sıkıntı yaşanacağını sanmıyorum bu bağlamda..  İçeride abartılı bir dekorasyon yok, benim şahsen hoşuma gitti bu durum.. Henüz resmi açılışlarını yapmamışlar, o nedenle olsa gerek biz gittiğimizde mekan sakindi.. Gerçi aslında içerisi geniş olduğu için  de olabilir bu, sanırım 8-10 kişi vardı en az.. Gerek mekanın işletmecileri gerek de Nazım Usta müşterilerle sıcak bir şekilde ilgileniyorlar.. Bu arada resmi açılış için bir Brunch düzenleme fikirleri varmış, bakalım, bekliyoruz 🙂

Son olarak yemeklere gelecek olursak, ben İskender denemek istedim, Müge ise Adana kebab söyledi.. Her ikisi de iyiydi ama ikisinden birini seç derseniz Adana’yı seçerdim sanırım, gerçekten kocaman bir porsiyon ve epey lezzetli bir kebab olmuştu, ki ben acıyı pek sevmem, ona rağmen 🙂 Meşrubat olarak söylediğimiz limonata ve ayran ile ilgili de herhangi bir şikayetimiz yok, gayet lezzetlilerdi.. Fiyatlar sanırım diğer Türk restoranlarına göre biraz daha düşük tutulmuş, bu da bir artı tabii.. Kişibaşı başı yaklaşık 100RMB civarına kebabınızı yiyebilir, ayranınızı içebilirsiniz 🙂

Not: Farketmişsinizdir gerçi ama gene de belirteyim, ilk 4 resim benim kendi objektifimden, geri kalanlar ise Nazım Usta’dan 🙂


Şanghay’da Türk Lokantası (Pasha)

Normalde haftaiçi akşamlarını (Türkiye saat farkı sağolsun) evde geçiriyoruz.. Bu hafta ise bir gün bir değişiklik yapalım dedik ve Türkiye’de yaklaşık öğle arasına denk gelen zamanları dışarıda geçirdik 🙂 Amacımız bir taşla iki kuş vurmaktı.. İlk kuş aslında bir sözlük.. Ne zamandır aradığım bu sözlüğe geçen gün hakkında siteye yazdığım Garden Books isimli kitapçı sayesinde kavuştum.. Adamlara kitabın adını ve yayıncısını mail atmıştım, onlar depoya yönlendirdiler, depodan ise olumlu mail geldi, ertesi gün mağazaya kitabı yollayacaklarını söylediler ve 24 saat içinde kitaba ulaştım.. Garden Books’a bu bağlamda bir artı puan daha 🙂 Hazır kitabı almaya Garden Books’a gideceğiz, neden bir de oraya yakın olan Pasha’ya uğramıyoruz dedik ve ikinci kuşu da yakaladık 🙂

Şanghay’daki Türk restoranları arasında henüz denemediğimiz bir mekandı Pasha.. Bu nedenle mekana doğru ilerlerken minik bir heyecan vardı içimde 🙂 Pasha Türk Lokantası, Huaihai Road’ın hemen güney paralelindeki Nanchang Road üzerinde, en yakın kesişim caddesi ise Ruijin Road.. “262 Nanchang Lu” şeklinde resmi adresini de vereyim.. Biz kitapçıya uğrayıp geldiğimiz için Ruijin Road yerine Shanxi Road üzerinden gelip Nanchang Road’a saptık ve biraz yürüdükten sonra Pasha bir anda sol tarafta karşımıza çıkıverdi.. Çok şaşalı bir dış tasarımı olmadığı için bir anda dikkatinizi çekmiyor, o nedenle yanlışlıkla geçmeyin mekanı 🙂

İçeri girdiğinizde hemen karşınızda mutfağı görüyorsunuz.. Bir kaç Çinli aşçının yanısıra Türk’e benzeyen bir aşçı vardı, haliyle merhaba dedik, karşılık olarak da merhabayı alınca sevindik 🙂 Sanırım mail listelerinde ismi geçen Yaşar Usta ile böylece tanışmış olduk 🙂 Girdikten sonra hemen sağ taraftan yukarı çıkıyorsunuz ve yemek salonuna ulaşıyorsunuz.. Çok büyük bir mekan değil yukarısı ama sıcak (“cosy” derler ya hani) bir ortam hissiyatı veriyor insana.. Bizim gittiğimizde iki büyük masa Japonlar tarafından rezerve edilmişti, biz de boş bulduğumuz en uygun yere oturduk.. İki Çinli garsondan bayan olanı siparişlerimizi aldı ve tek tek getirmeye başladı..

Öncelikle içecek olarak ayrandan ziyade limonatasını öneriyorum kesinlikle, benim acaip hoşuma gitti.. Yemeklerden kuzu şişi çok beğendik, o kuzunun eti nerden geliyorsa hep ordan gelsin lütfen 🙂 Tabakta gelen pilavı de aynı şekilde gayet lezzetliydi.. Ali Nazik de fena değildi ama kuzu şiş bir başkaydı gerçekten.. Feta peynirli salatasını da tavsiye ederim eğer salata alacaksanız.. Fındık lahmacun ve minik pideler de gayet iyiydi.. Yemek fiyatlarının biraz pahalı gibi geldiğini söyleyebilirim ama Türk yemeği yiyoruz sonuçta, o kadar olur diyip üzerinde fazla durmadık 🙂 İki kişi 330RMB kadar tuttu hesap, ne var ki verdiğimiz kredi kartını bu geçmiyor diye geri getirdiler.. Ya nakit olmasaydı yanımızda 🙂 Bu arada, Yaşar Usta’nın kahve ikram edeyim teklifini eve yetişmemiz gerektiği için geri çevirmek zorunda kaldık ama bir dahaki sefere artık 🙂

Pasha

Adres: 南昌路262号,近瑞金二路

262 Nanchang Road, Ruijin Road

Metro: 1 no’lu hat, South Shanxi Road İstasyonu, 4 no’lu çıkış

Tel: +86 21 6473 8113

Çalışma Saatleri: Her gün 10:30 – 00:00


Şanghay’da Türk Lokantası (Melekler Sarayı)

Not: Melekler Sarayı adlı bu Türk Restoranı maalesef kapılarını kapadı 🙁 

Ramazan ayında olduğumuzdan mıdır acaba bilmiyorum ama son zamanlarda dışarı çıktığımızda şehirdeki Türk restoranlarını tercih etmeye başladık.. Geçen hafta Kervan Türk’te yediğimiz yemeğin ardından bu hafta da çiçeği burnunda Türk restoranı Melekler Sarayı’nı tercih ettik.. Melekler Sarayı açılışını geçen hafta yapmış bir Türk restoranı.. “Turks In China” adlı mail grubuna gelen bir mesaj ile kendisinden haber olduk.. Uzan zamandır Şanghay’da hizmet veren [hiç gitme fırsatım olmamıştı maalesef 🙂 ] ama içinde bulunduğu bina ile ilgili sorunlar nedeniyle ordan taşınmak zorunda kalan İstanbul Restoran’ın yeni bir isimle ve yeni bir heyecanla açılan devamı da diyebiliriz aslında..

Melekler Sarayı da dğer Türk restoranları gibi lokasyon olarak merkezi bir yer seçmiş kendisine.. Şanghay’ın en ünkü alışveriş caddelerinde Huaihai Rd. üzerinde bulunuyor.. Şanghay’ı bilenler için French Concession bölgesi de diyebiliriz 🙂  Tam adresi “1333, Huaihai Rd. – Baoqing Rd.” şeklinde geçiyor.. Huaihai Rd.’un kalabalık kesiminin biraz batısında kalıyor.. Taksi ile giderseniz Baoqing Rd. ile olan kesişiminde inmeniz yeterli olacak.. Oraya çok yakın.. Metro tercih ederseniz ise 1 no’lu hattın Changshu Road istasyonuna çok yakın olduğunu da söyleyebilirim..

Yol tarifinin ardından, gelelim Melekler Sarayı’nın kendisine.. Gerek dışardan bakınca, gerek de içine girince görüyorsunuz ki Melekler Sarayı tasarım olarak lüks bir tasarımı tercih etmiş.. Mekanın iç ve dış tasarımı için epeyce zaman ve para harcandığını düşünüyorum 🙂 Sonuç olarak da yukarıdaki resimlerde gördüğünüz yapı ortaya çıkmış.. İçeri girdiğinizde gerçekten de bir saraya girmiş izlenimini size yaşatmayı başarıyor, siz de melekseniz isim tam olarak amacına ulaşmış oluyor 🙂 Bu arada unutmadan söyleyeyim, Melekler Sarayı iki katlı bir mekana sahip, alt katında Uygur restoranı üst katında ise Türk restoranı olarak hizmet veriyor..

Garsonun bize söylediğinden anladığım kadarıyla akşamın ilerleyen saatlerinde verilecek bir davetten ötürü bizim gittiğimiz saatte “açık büfe”leri kapalıydı 🙂 Zaten tüm garsonlar gayet dikkatli ve disiplinli bir biçimde davetin hazırlıklarını yapıyorlardı, sanırım epeyce önemli konuklar bekleniyordu 🙂 Bizim zaten açık büfe niyetimiz olmadığı için sorun etmedik ve menüden yemeklerimizi söyledik.. Tavuk suyu çorba ve fındık lahmacunla leziz bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim yemeğe.. Çorbanın yanında gelen pide de gayet iyiydi, hatta yiyemediğimiz kısmını eve götürsek mi acaba diye bile düşündük 🙂 Ana yemek olarak ise uzun zamandır yemediğimiz İskender’i ve çoban kavurmayı seçtik.. Porsiyon olarak gene beklediğimizin üzerinde büyüklükteydi her ikisi de, özellikle iskender.. Lezzet olarak ise seçimim kesinlikle çoban kavurma 🙂 İskender beklentilerimizin biraz altında kaldı doğrusunu söylemem gerekirse..

Saray gibi bir mekana girince fiyatların da saray fiyatı olacağını düşünüyor insan ama değil 🙂 Diğer Türk restoranları ile aynı seviyede fiyatlar.. Ortalama üstü ama pahalı değil.. Diğerleri gibi burda da 200-250RMB ödeyip karnınızı doyurmanız mümkün.. Fiyatların yanısıra, unutmadan ekleyeyim restoranda büyük ekranda Türk kanalı görmek de güzel oluyormuş 🙂