Şanghay’dan Singapur’a Bayram Seyahati (Bölüm-2)

Bir cumartesi gününün öğleden sonrasında vardığımız Singapur’daki ilk üç günümüzde yaptıklarımızı bir önceki yazıda kısaca özetlemeye çalışmıştım.. Salı günündenn başlayarak tatilimizin ikinci yarısında yaptıklarımızı ise bu yazıda bulabilirsiniz.. Amacımız son 3-4 günümüzü çok acele etmeden ama belli başlı noktaları da kaçırmadan Singapur’un görülmesi gereken yerlerini mümkün mertebe görebilmekti.. Amacımıza da ulaştık sayılır 🙂 Buyrun detaylar aşağıda..

Salı günü sabahtan ilk durağımız Chinatown oldu.. Bunun için gene metroyu kullandık.. Singapur’un, Şanghay’dan iyi olmasın, çok kullanışlı bir metro ağı var ve ülkenin hemen her yerine metro kullanarak gidebiliyorsunuz.. Bu arada metro haritası için cep telefonunuza Explore Singapore adlı uygulamayı indirmenizi tavsiye ederim.. Çin’de yaşayan bir çift olarak Chinatown çok ilgimizi çeker mi emin değildik ama gidince epey beğendiğimizi söyleyebilirim.. Hediyelik eşya satan minik tezgahlar/dükkanlarla dolu dar sokaklar ve etraftaki yapıların tarzı sanki bir film setindeymişiz izlenimi uyandırdı bizde.. Hemen yakınlarda bulunan bir Hindu Tapınağını (Siri Mariamman Temple) uzaktan izledik, sonrasında hemen ileride bulunan Singapur’un en eski camilerinden birini (Masjid Jamae) ziyaret ettik..

İkinci durağımız ise Queensway Alışveriş Merkezi oldu.. Uygun fiyatlı spor malzemesi alışverişi yapmak istiyorsanız buraya kesinlikle uğramanızı öneririm.. Bizim gidiş amacımız, benim uzun zamandır almayı planladığım ama bir türlü satılan bir yer bulamadığım spor ayakkabılarını sattığını duyduğumuz bir mağazayı bulmaktı.. Mağazayı bulduk ama maalesef kapalıydı.. Bu duruma moralim fena bozuldu.. Dedik biraz dolaşalım bari AVM içerisinde.. Bir kaç mağazaya girdik, üç beş parça bir şeyler aldık derken, çıkmadan evvel son bir kez daha bakalım dedik, bir de ne görelim, mağaza açılmış, görevli içerde oturuyor.. İstediğim modeli ve numarasını da bulduk, bir anda keyifler yerine geldi 🙂 Sonunda uzun zamandır peşinde koştuğum ayakkabılara kavuşmuştum, şimdi Şangay Maratonu düşünsün 🙂

Başlangıç olarak China Town ve Queensway yeter dedik ve bir taksiye atlayıp otele döndük.. Bu arada Singapur taksilerini de çok beğendiğimizi söylemeliyim.. Şoförler son derece kibar, hemen hepsi akıcı İngilizceye sahip, araçlar gayet temiz ve yeni, taksimetreler detaylı, ödemeler kredi kartıyla yapılabiliyor.. Daha ne olsun 🙂 Otele döndükten sonra soluğu havuz kenarından aldık ve günün yorgunluğunu attık.. Sonrasında ise akşam gezmesi hazırlıkları için odamıza geçtik.. Salı akşamını Singapur’un bir başka imza yapısı olan Singapur Flyer’a, yani ünlü dönmedolaba ayırdık.. 165 metrelik yüksekliğiyle dünyanın en büyük dönmedolaplarından biri olan Singapur Flyer içerisinde yükselirken Singapur’un güzel manzarasına da bir kez daha tanıklık ettik.. Dönmedolap sefasının ardından yemeğimizi de Singapur Flyer’ın içinde bulunduran minik yapı içerisinde hallettik ve otelimizin yolunu tuttuk..

Çarşamba günü sabahtan Kaya Tost tecrübesi yaşadık.. Evernote CEO’su Phil Libin’in Singapur seyahatlerindeki favori yiyeceği olan bu tost, Singapurluların sabahları en çok yediği ürün diyebiliriz sanırım.. Otelimizin çok yakınında bulunan Killiney Kopitiam adlı mekan da bu konuda epeyce ünlüymüş.. Tecrübeyi tam olarak yaşamak isterseniz tostun yanında yumurta (rafadan yapıyorlar) ve kahve de söylemenizi öneririm.. Nedir bu “kaya” diyecek olursanız, bir nevi hindistan cevizi reçeli diyebiliriz sanırım, tostun içerisinde çok güzel oluyor, fazla detay vermeyeyim, gidin ve deneyin 🙂 Biz o gün yiyip beğendikten sonra diğer günlerde de karşımıza çıktıkça hayır diyemedik bu güzel tosta 🙂 Karnımızı doyurduktan sonra metro istasyonuna doğru yola koyulduk..

Günün ilk durağı Bugis Street oldu.. Metro ile Bugis durağına gitmek yeterli oluyor bunun için, demiştim size buranın metrosu çok kullanışlı diye 🙂 Burası da gene alışveriş odaklı bir yer.. Hediyelik eşyalar bulabileceğiniz gibi, markasız ama kaliteli giysiler de bulabilirsiniz.. Müge buldu ve gayet de memnun oldu mesela 🙂 Bugis’in ardından Sinapur sıcağında yürüyerek Arab Street’e, yani Arap Caddesi’ne doğru ilerledik.. Burada, yani Kampong Glam adı verilen mahallede bulunan Sultan Camii’ni (Masjid Sultan – Sultan Mosque) ziyaret etmek istiyorduk ama ziyaretçilere kapalı olduğunu gördük.. Mahalle içerisinde bulunan Müslüman restoranlarının içindeki Türk restoranlarının da bulunduğunu gördük, mutlu olduk.. Yolumuza devam ettik ama bu sefer daha fazla yürümek istemedik ve metroya atladık.. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’daki Müslüman Topluluğu

Çin’de sayıları 21 milyonu bulan müslümanlar nüfüsun %1.6’sını oluşturuyorlar. Çoğunluk olarak  Xinjiang, Gansu ve Ningxia gibi ülkenin batısındaki kentlerde ikamet ediyor da olsalar, Çin’in her yerinde müslüman Çinlilere rastlamak mümkün. Şanghay’da yaşayan fotoğrafçı Tim Franco‘nun burada yaşayan müslüman halk ile ilgili başladığı fotoğraf projesinden bir kaç kesiti buraya alıntılamak istedim.

Camide cuma namazının başlamasını bekleyen erkekler

Camide cuma namazının başlamasını bekleyen erkekler

Bu Şanghay camii yüksek binalardan oluşan sitelerin arasında kalmış ve dışarıdan farkedilmesi neredeyse imkansız. Camii, cuma namazına gelen binlerce kişiyi ağırlamak için epeyce küçük.

Bu Şanghay camii yüksek binalardan oluşan sitelerin arasında kalmış ve dışarıdan farkedilmesi neredeyse imkansız. Camii, cuma namazına gelen binlerce kişiyi ağırlamak için epeyce küçük.

Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’ın Camileri

Yıllarını bu spora adamış bir basketbol sevdalısı olarak beni en çok etkileyen(!) sözlerden biri Türk Milli Basketbol Takımının büyük(!) kaptanı Hidayet Türkoğlu’nun geçtiğimiz senelerde yaptığı “maddi manevi” açıklamaları olmuştur.. Kendisinin adını Maddi Manevioğlu’na çıkaran bu açıklamaların benzerlerini bu seneki Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda izlemek istedik ama olmadı; tabii bunda 5 maçın 4ünü kaybedip, sadece İsveç’i yenerek evimize dönmemizin de etkisi olmuş olabilir 🙂 Kendisinin bu şampiyona sonrası göze batan tek açıklaması, onu ve kaptanı olduğu takımın performansını objektif bir biçimde eleştirenlerin başında gelen İbrahim Kutluay’dan özür beklediğini belirtmesi oldu..

Aslında maddiyat ve maneviyat konularından kısaca bahsederek giriş yapacaktım ama serbest çağrışım ile nereden nereye geldik 🙂 Şanghay’ın maddiyat tabanlı aktivitelerinden (restoranlar, barlar, cafeler, ..) epeyce bahsettik sitede ama maneviyata dayalı aktivitelerden çok fazla bahsettiğimizi söyleyemeyeceğim.. Bu aktiviteler size huzurlu bir ortam sağlayacak parklar, bahçeler olabileceği gibi ibadethaneler de olabilir tabii.. %99’u müslüman olan bir toplum olduğumuz için de bu manada Şanghay’ın camilerinden bahsetmek gerekir diye düşündüm.. Tabii yorumlarında bana bunu hatırlatan Mustafa Bey’e de teşekkür etmem gerekir.. Arada kendi gözlemlerim olsa da genelini internetten derlediğim ve Şanghay camilerini listeleyen yazımı aşağıda bulabilirsiniz 🙂

1) Xiaotaoyuan Camii (上海小桃园清真寺)

Bu cami Şanghay’ın en büyük camii olarak gösteriliyor.. 1917 senesinda inşa edilmiş.. Caminin ibadethanesinin büyüklüğü 500metrekareymiş..

xiaotaoyuan-camii-sangay

Adres: 52 Xiaotaoyuan Street, Nanshi District, Shanghai (上海南市区小桃园街52号).

2) Songjiang Camii (松江清真寺)

Şanghay’ın en eski camii  Songjiang Camii imiş.. Aslında lokasyon olarak pek de Şanghay’da sayılmaz 🙂 Kentin epey dışında yer alıyor.. İçerisinde İslam ve Çin mimarisinin örneklerini görebileceğiniz bu cami 14. yüzyılın sonlarına doğru inşa edilmeye başlanmış.. Günümüze gelene kadar epeyce defa renove edilmiş haliyle..

songjiang-cami-sangay

Adres:(1) 43 Middle Part of Middle Mountain Road, Songjiang District, Shanghai. 松江清真寺, 上海市松江区中山中路43号.

(2) 21 Gangbeng Alleyway, Songjiang District. 松江区缸甏巷21号.

Taksi ile gelecekseniz yukarıdaki iki adresi de gösterebilirsiniz şoföre. Şehir merkezinden buraya taksi yolculuğu en az 150RMB tutacaktır, aklınızda bulunsun..

3) Huxi Camii (上海沪西清真寺)

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra Şanghay’da yeniden inşaa edilen ilk camii olma özelliğini taşıyor Huxi Camii.. Arap mimarisinin özelliklerini barındırıyor.. Yeni Huxi Camii toplamda 1667 metrekarelik bir alanı kaplıyor.. Lokasyonu en merkezi olan camiilerden birisi kendisi.. Geçmişte hem ben hem de babam burası ile ilgili yazılar yazmıştık 🙂 Cuma günleri burada değişik ürünler bulabileceğiniz bir Müslüman pazarı kurulduğunu da eklemeliyim.. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay Huxi Camii

Günün anlam ve önemi ile örtüşen bir şeyler yazmayı tercih ediyorum bugün.. O nedenle öncelikle herkesin Ramazan Bayramı’nı kutluyor, şeker gibi bir bayram geçirmenizi diliyorum 🙂 Sonrasında ise Şanghay’ın meşhur camilerinden biri olan Huxi Camii’nden bahsetmek istiyorum.. Öncelikle kısaca cami ve çevresi hakkında genel bir bilgi verip, sonrasında caminin tarihçesinden bahsedeceğim.. Tarihçe ve resimler konusunda faydalandığım kaynakların linklerini yazının sonunda bulabilirsiniz..

Şanghay Huxi Camii, söylediğim gibi, şehrin en bilinen camilerinden biri.. Burası sadece müslümanların ibadet ettiği bir mekan olarak bilinmiyor aslında, daha geniş bir öneme sahip.. Şöyle ki, her cuma günü burada kurulan “Müslüman Pazarı” her dinden insanların uğrak noktası haline gelmiş durumda.. Bu pazarda envai çeşit ürün bulmanız mümkün.. Bakliyatından, çöp şişine, veya pişmemiş etine kadar.. Huxi Camii’ne, ve dolayısıyla müslüman pazarına ulaşmanız için gelmeniz gereken adres ise şöyle: “1328, Changde Rd. – Yichang Rd.”.. Metronun 7 no’lu hattını kullanarak, Changshou Rd istasyonunda inip camiye ulaşabilirsiniz..

Huxi Camii Şanghay’ın en ünlü camilerinden biri.. İlk olarak Yaoshuinong Camii adıyla Xikang Road üzerinde inşa edilen camii, 1992 yılında şu an olduğu yere, yani Changde Road üzerine taşınmış..


1914 yılında Hubei, Shandong, Henan ve Anhui bölgelerinden gelen Müslümanlar hep beraber Xikang Road yakınlarında yaşarlarmış.. İbadet ihtiyaçlarını karşılamak üzere geçici olarak küçük bir oda kiralarlar.. 1921 yılında, dindar kişilerin de katkılarıyla bir miktar para toplanır ve camiinin inşaatına başlanır.. İnşaat 1922 yılında sona erer.. 1935 yılında yapılan onarım çalışmasının ardından camii 200 kişiyi alacak büyüklüğe ulaşır..

1990 yılında ise Changde Road üzerinde yeni caminin inşaatı başlar ve 1992 yılında tamamlanır.. 25 metrelik minareye sahip olan bu camii iki katlı, ön ve arka bahçesinde renkli çeşmelere sahip, kadınlar ve erkekler için lavaboları, kürsüleri,imam odası ile geniş ve modern tasarımıyla Şanghay’daki yerini alır..

Huxi Camii aynı zamanda Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra Şanghay’da yeniden inşası yapılan ilk cami olma özelliğine de sahip..

Not: Caminin tarihçesi ile ilgili olarak ChinaCulture sitesinden, resimler ile ilgili olarak ise ShanghaiIst sitesinden faydalandım.