Şanghay’da Online Mutfak Alışverişi

Şanghay’da bir süre yaşadıktan sonra mutfak alışverişi için bir düzen kurmaya da başlıyorsunuz.. Meyvelerinizi-sebzelerinizi almak için bir manav, diğer mutfak ihtiyaçları (manavda bulunmayan sebzeler için de) içinse bir market seçiyorsunuz yakınlarda ve bu düzen oturuyor gün geçtikçe.. Bizim tercihlerimiz yıllardır hep aynı mesela.. Evimizin yakınlarındaki bir manav ve benzer mesafedeki Lianhua marketi ilk tercihimiz oluyor hep..

Farklı/ithal ürünler içinse Shanghai Center içindeki City Shop’u tercih ediyoruz.. City Shop ve benzeri süpermarketlerdeki ürünlerin kalitesi ve çeşitliliği gayet tatmin edici, fakat fiyatları da epeyce pahalı.. Bu bağlamda son zamanlarda oldukça popüler olan online mağazalardan alışveriş yapanların sayısı da epeyce arttı. Özellikle aşağıdaki iki site an itibariyle epeyce revaçtalar:

http://www.fieldschina.com/en/

http://www.kateandkimi.com/

Bu online süpermarketlerde yiyecek/içecek çok sayıda ürün bulabilirsiniz.. İthal ve organik ürünler konusunda epey geniş stokları var.. Biz Fields China’yı bir süredir kullanıyoruz ve gayet memnunuz.. Promosyonlarını da takip ederek bir çok ürünü uygun fiyatlara sipariş edebiliyorsunuz, ve istediğiniz gün seçtiğiniz zaman aralığında kapınıza kadar getiriyor, ve ödemeyi de isterseniz elden nakit olarak yapabiliyorsunuz..

Bu iki popüler sitenin dışında bir de aşağıdaki siteyi keşfettim geçenlerde ama henüz bunu gönül rahatlığıyla tavsiye edemiyorum kimseden herhangi bir feedback almadığım için 🙂 Ama gene de aklınızda bulunması açısından paylaşmak isterim:

http://www.tablelife.com/en/index.html

Sonuç olarak, eğer mutfak alışverişinizi reyonlarda çok fazla zaman kaybetmeden, promosyonları kolayca görerek, pratik bir şekilde yapmak istiyorsanız bu sitelere bir göz atmanızı tavsiye ederim.. Pişman olmayacaksınız 🙂


Şanghay’da Makarna Labaratuvarı (Pasta Lab)

Hemen aşağıda bahsettiğim, Şanghay’da Çinlilerin Açtığı Türk Cafe’si Anatolia’yı ziyaretimizden sonra, aynı gün akşam yemeğini Müge’nin daha önce gördüğü ama gitme fırsatı bulamadığımız Pasta Lab adlı restorantta yedik. Her ne kadar bu iki mekanın yazıları arasında iki haftadan fazla süre geçmiş de olsa, aslında aynı gün ziyaret etmiştik buraları ama yazı önceliğini tabii ki Anatolia’ya verdim 🙂 Öte yandan Pasta Lab de lezzetiyle bizden geçer not aldı, ve güzel bir yazıyı hak etti 🙂

Pasta Lab, adından da anlaşılacağı üzere makarna konsepti üzerine kurulmuş bir restoran. Bizim gibi Jing’an Temple tarafında oturanlar içim ulaşım epeyce kolay..  “1106 Wuding Lu, Yanping Lu ” adresinde yer alan Pasta Lab Wuding Road ile Yanping Road kesişimlerine çok yakın.. Taksi ile gelmek için bu iki caddenin ismini vermek fazlasıyla yeterli yani 🙂 Metro ile gelecekseniz 7 no’lu hattın Changping Road durağını kullanabilirsiniz, ama bir 5-10 dakikalık yürüme mesafesi olacak..

Mekanın içerisi oldukça geniş, ferah ferah oturabiliyorsunuz.. İçeriye girince kasada duran restoran sahibi arkadaş bizi sıcak bir şekilde karşıladı, ilk gelişimiz olup olmadığını sordu.. İlk gelişimiz cevabını alınca bize kısaca menü üzerinden Pasta Lab’in sipariş mantığını gösterdi.. Çok zor değil aslında ama bildiğimiz restoran menülerinden biraz farklı olması dolayısıyla kısa bir eğitim faydalı oluyor 🙂 İstediğiniz makarnayı istediğiniz soslarla istediğiniz büyüklükte seçebiliyorsunuz..

Alternatif olarak uygun fiyatlı set menüler de sipariş edebiliyorsunuz Pasta Lab içerisinde.. İki kişilik bir yemek size yaklaşık 150RMB’ye mal olacaktır burada.. Bu arada mekan sahibi Tunusluymuş ve burada uzun zamandır makarna üretimi yapıyorlarmış, kendileri ürettiği için fiyatların da düşük olmasını sağlamış bu durum.. Pasta Lab içerisindeki tüm et içeren ürünlerin de dana etinden yapıldığını ekleyeyim bu arada, sahibinin Tunuslu olmasının faydalarında biri 🙂 Biz gittiğimizde henüz banka kartı geçmiyordu ama başvurularını yapmışlar cihaz bekliyorlardı, gene de nakit para ile gitmenizde fayda var tabii 🙂


Şanghay’da Sınırsız Et (Latina)

Siteye uzun zamandır yemek yazısı yazmadığımı farkettim ve bu duruma bir son vermek gerektiğine kanaat getirdim 🙂 Muhtemelen bir çok kişinin halihazırda bildiği ve denediği, ama bilmeyenler varsa da, özellikle et-severlerin epeyce seveceği bir mekandan bahsedeceğim kısaca.. Latina Et Lokantası’ndan 🙂 Latin Amerika’nın, daha doğrusu Brezilya’nın bağrından kopup gelen bu mekanın bir kaç şubesi varmış, biz Xintiandi’dekine gittik..

Xintiandi’nin yerini tarif etmeye gerek var mı bilmiyorum ama aynı isimli bir metro istasyonu (10 no’lu hat) olduğunu ve tüm taksi şoförlerinin burayı bildiğini söyleyeyim kısaca 🙂 Xintiandi’ye Starbuck’ın olduğı taraftan girdiğinizi ve düm düz ileri doğru yürüdüğünüzü varsayarsa yolun en sonuna gelmeden az evvel sol sırada göreceksiniz Latina’yı..

Latina’daki temel mantık sınırsız et yemek üzerine kurulmuş 🙂 İçeride pişen etler mütemadiyen masalara servis ediliyor ve siz istediğiniz etten istediğiniz kadar tabağınıza alıp, bir sonraki servisi bekliyorsunuz 🙂 Servisler sık sık yapılıyor ve etlerin yanı sıra eritilmiş çok lezzetli peynirler de masanıza getiriliyor.. Sürekli et servisinin yanısıra bir de aperatif tarzı yemeklerin bulunduğu bir bölüm var, oradan da tabağınızı salata, pilav vs. tarzı yemeklerle istediğiniz kadar doldurabilirsiniz.. Bu mekana gelecekseniz aç gelmenizi tavsiye ederim 🙂

Yukarıda bahsetmeye çalıştığım bu sınırsız et tecrübesi kişi başı 268RMB’ye mal oluyor ve buna içecekler dahil değil.. Haklısınız, fiyat biraz pahalı.. Bu nedenle yukarıda söylediğim gibi bu parayı çıkarmak adına günü hafif geçirip buraya gelin ki, Türk’ün gücü neymiş görsünler 🙂 Mekan iki katlı, gayet güzel, servis hızlı, personel güler yüzlü.. Özellikle haftasonları  rezervasyon yaptırmadan gitmemenizi tavsiye ederim.. Xintiandi şubesinin telefonu 021-6320-3566.


Şanghay’da Japon Hot Pot (Shabu Shabu)

Çinlilerin en sevdikleri restoranlardan birinin de Hot Pot restoranları olduğunu daha önce söylemiştim sanırım.. Kısaca tekrar etmek gerekirse ya masanın ortasına konan ve alttan ısıtılan büyük bir ‘tencere’ vasıtasıyla, veya herkes için ayrı olarak önünüze konan minik tencere vasıtasıyla kaynatılan suyun içine attığınız çeşit çeşit ince kesilmiş etler, sebzeler, otlar vs. karıştırıp yediğiniz bir yemek tarzı.. Özellikle kış aylarında kapalı gişe oynuyorlar bu restoranlar tabiri caizse 🙂 Genelde bu restoranlar yerli oluyorlar ama az da olsa yabancı menşeili olanları da mevcut..

Shabu Shabu adlı Japon restoranı da bunlardan bir tanesi.. Shabu Shabu Huaihai Road üzerinde yer alıyor. “1720 Huaihai Lu, Wuxing Lu” şeklinde geçen adrese ulaşmak için Wuxing Lu kesişiminda taksiden inip 20-25 metre ilerlemeniz veya metro 10 no’lu hattın Shanghai Library durağında inip biraz daha fazla yürümeniz yeterli 🙂 Mekanın dışında Shabu Shabu şeklinde latin harfleriyle yazılmış bir tabela göremeyeceksiniz bu arada, yanlışlıkla geçip de yürümeye devam etmeyin.. Gitmeden önce, eğer bir de haftasonu akşam gidecekseniz “6471-7657” no’lu telefonu arayıp rezervasyon yaptırmanızı kesinlikle tavsiye ederim..

İçeri girince sizi varsa rezervasyonunuza göre uygun bir masaya yönlendiriyorlar.. Masalar biraz değişik burada.. Önce merdivenle iki basamak yukarı çıkıyorsunuz [bu arada ayakkabınızı çıkarmanız gerekiyor, benim gibi ayakkabıyla çıkıp garsonları kendinize güldürmeyin 🙂 ] daha sonra ayaklarınızı masanın altındaki boşluğa sokarak minderin üzerine oturuyorsunuz.. Bir nevi, epeyce sığ bir kuyunun başında ayaklarınızı aşağı salarak oturduğunuzu, ve kuyunun kapağının da masa olduğunu düşünün.. Bilmem anlatabildim mi 🙂

Mekanın en güzel özelliği 88RMB’ye size sınırsız yeme imkanı vermesi.. Bu sayede menüde yer alan her türlü eti, sebzeyi önünüzde kaynamakta olan suda pişirerek  istediğiniz kadar yiyebiliyorsunuz.. Deneyenler bilirler, etler neredeyse zar inceliğinde olduğundan pişmeleri çok kısa sürüyor.. Denediğimiz tüm etleri beğendiğimizi söyleyebilirim.. İçecekleri ayrıca ödemeniz gerekiyor bu arada ama onlar da çok pahalı değil.. Çalışanlar her ne kadar İngilizceleri çok iyi olmasa da, gayet güleryüzlü ve ilgili.. Mekanda kredi kartı geçmiyor..


Şanghay’da Şanghaylılarla Hot Pot Tecrübesi

Bu sene başlarında bir uçak yolculuğu esnasında tanışmıştık Bay Hu ve ailesiyle.. Çok uzun süre sohbet etme şansımız olmamıştı ama daha sonra tekrar görüşebilmek için sözleşmiştik.. Doğma büyüme Şanghaylı olan Bay Hu, genelde iş seyahatleri nedeniyle Şanghay dışında olsa da mailleşmelerle sürmüştü arkadaşlığımız.. Hatta Şanghay’daki 23 Nisan kutlamalarına davet ettiğimizde hasta olmasına rağmen eşi ve ikizlerini alıp gelmiş, hem kutlamalardan hem de Türk yemeklerinden epeyce memnun kalmıştı.. Araya giren yaz mevsimi, iş seyahatleri vs. derken bir türlü uzun soluklu görüşme fırsatı bulamamıştık kendisiyle.. En sonunda geçtiğimiz cuma akşamı bu fırsatı yakaladık.. Bay Hu’nun davetine icabet göstererek önce evlerine gittik, sonra da beraberce bir restorana giderek sohbeti yemek eşliğinde sürdürdük..

Bay Hu, kendisinin taksi şoförüne göstermem için bana Çince yazıp yolladığı ev adresini araştırıp Line-3 üzerindeki bir metro istasyonuna yakınlığından ona bahsedince epeyce etkilendi.. E ne de olsa 1 yıllık Şanghaylı sayılırım 🙂 Evlerinde Guanzhou’dan Şanghay’a onları ziyarete gelen bir arkadaşı ve onun ailesi de vardı.. Öncelikle Bay Hu’nun oğlu tarafından evleri bize gezdirildi, sonrasında salona buyur edildik.. Genelde Şanghaylı ailelerin buluşmalarında akşam üzeri evde yenen kuruyemişler ve meyvenin ardından asıl yemek için dışarı çıkılırmış.. Biz de salon sehbasının üzerinde duran çeşitli meyveleri, yemişleri tadıp, yeşil çayımızı içtikten sonra restorana doğru yol aldık.. Ha bu arada, Bay Hu’nun kızının kısa bir piyano resitaline, arkadaşı Walter’ın kızının ise dans gösterisine şahit olduk, epeyce bir fotoğraf karesine de girdik 🙂

Bay Hu ve eşi, çocuklarını yetiştirirken onlara mümkün mertebe baskı yapılmaması taraftarılar.. Çocuklarının hayata çok geniş bir açıdan bakmalarını sağlamaya çalışıyorlar.. O nedenle çocukların sadece derslerdeki başarılarına odaklanmasından ziyade onların farklı aktivitelere katılmasını tercih ediyorlar.. Piyano dersi aldırıyolar, yüzme kursuna gönderiyorlar, bir çok farklı konuda okumaları için onlara kitaplar alıyorlar vs.. Çocuklarını gördüğünüz zaman çok başarılı yetiştirildiklerini hemen anlıyorsunuz.. Aileler bir araya geldiğinde çocuklar serbest bırakılıyor, gönüllerince (bir yere kadar tabii) oynamalarına izin veriliyor, bu arada ebeveynler sohbet ediyorlar.. Arada çocuklar da sohbete katılıyor, ama hiç bir zaman onlara çocuk muamelesi yapılmıyor, birer yetişkin gibi sorular soruluyor, cevaplar veriliyor..

Bizi davet ettikleri restoran Hot Pot adı verilen ve Şanghay’da epeyce bulabileceğiniz bir nevi uzakdoğu ocakbaşı diyebileceğimiz bir mekan idi.. Genelde bu mekanlarda ağır bir yemek kokusu olabiliyor ama bizim gittiğimiz yer gayet havadar, ve herhangi bir kötü kokuya sahip olmayan bir yerdi.. Öncelikle mekanı beğendiğimizi söyleyeyim yani 🙂 Restoran bölümündeki masaların dışında özel bir oda için rezervasyon yaptırmıştı Bay Hu, çünkü katılan bir aile daha olacağı için biraz kalabalık olacaktık.. Bay Hu’nun başka bir iş arkadaşı, eşi ve kızı da bize restoranda katıldı ve toplam 13 kişilik bir grup olarak bize ayrılan odaya geçtik.. Odanın içinde büyük bir masa ve masanın iki ucunda masanın içine gömülü iki adet büyük tencere vardı..

Hot Pot’un temel mantığı bu içi su dolu büyük tencereleri sürükli ısıtarak kaynar suyun içine istediğiniz sebzeyi, eti vs. atıp pişirerek yemek.. Menüden neler istediğinizi seçiyorsunuz önce.. Onlarca farklı şey seçebilirsiniz.. Karnıbahardan çeşit çeşit mantarlara, koyun etinden balık etine [ hatta meraklıları için domuz beyni bile var 🙂 ] kadar herşey mevcut.. Koyun etleri özel olarak Moğolistan’dan getiriliyormuş bu arada.. Bay Hu ve arkadaşları sağolsunlar bizim hassasiyetlerimize uygun olarak ısmarladılar her şeyi.. Çeşit çeşit et ve sebze sırasıyla geldi önümüze.. Biz de gelen ürünleri yavaş yavaş kaynayan suya atarak karnımızı doyurmaya başladık.. Bu arada Bay Hu’nun arkadaşının eşi de (İngilizce bilmemesine rağmen çok sıcakkanlı birisiydi o da) neredeyse bizi eliyle besledi.. Bu arada gene bir çok fotoğraf çekinmeyi de ihmal etmedik 🙂

Gelen yemekler bize fazlasıyla yetti ve hatta arttı.. Yemek haricinde özellikle Bay Hu ile yaptığımız sohbet, onun hayat görüşü, çocuklarının eğitimine bakış açısı gibi konular bizi epeyce etkiledi.. Diğer arkadaşlarla dil problemi nedeniyle kurabildiğimiz kısıtlı iletişime rağmen hepsi çok ilgili ve yakın davrandılar.. Çocuklarla da gayet iyi anlaştık, süper Çincemle kendilerini epeyce güldürdüm 🙂 Bay Hu onun davetlisi olduğumuzu söyleyerek ısrarlarımıza rağmen hesaba katkı yapmamıza izin vermedi, sonrasında Türk restoranı davetimizi kabul edince biz de ısrarı bıraktık ve kendisine teşekkür ettik 🙂 Gecenin sonunda ise gene itirazlarımızı kabul etmeyerek bizi evimize kadar bırakması Çin konukseverliğinin Türk konukseverliğinden pek de farklı olmadığını bizlere gösterdi..