Şanghay’dan Singapur’a Bayram Seyahati (Bölüm-1)

Bayram derken, Kurban Bayramı değil, yanlış anlaşılma olmasın.. Burada Çin takvimine göre çalıştığımızdan dolayı, maalesef bizim bayramlarda çalışmaya devam ediyoruz.. Ama bu sene Çin’in Milli Bayramı ile bizim Kurban Bayramı aynı zamana denk geldi ve biz de iki bayramı beraber kutlamış olduk.. Seyahate çıkarken Milli Bayram tatilinden faydalandık tabii 🙂 1 Ekim 1949 tarihinde kurulan Çin Halk Cumhuriyeti’nde her sene bu tarihte coşkulu kutlamalar yapılıyor, ve ayrıca bir süreden beri Ekim ayının başındaki bu ilk hafta tatil ilan ediliyor.. Hatta bir çok kişinin seyahat amaçlı kullandığı bu haftaya “Golden Week”, yani “Altın Hafta” deniyor..  Biz de işte bu Altın Hafta’dan faydalanarak minik bir tatil yapalım dedik ve rotamızı Singapur olarak belirledik..

Singapur uzun süredir görmek istediğim ama bir türlü gitme fırsatını bulamadığımız bir ülkeydi.. Ülke diyorum ama aslında orta çaplı bir şehir büyüklüğünde Singapur.. 718 km2’lik bir alana yayılmış olan ülkenin nüfusu yaklaşık 5.5milyon. Karşılaştırma yapacak olursak biricik memleketim Tekirdağ’ın alanının 1111 km2 olduğunu söyleyeyim ki, ülkenin büyüklüğü anlaşılsın 🙂 Hep duyduğumuz o değişik kurallara (ülkede sakız çiğnemenin ve satmanın yasak oluşu mesela) sahip Singapur’u dışarıdan okumak yerine bir de içeriden gözlemlemek şansı bulabildik en sonunda..

Singapur yolculuğunu China Eastern havayolları ile yaptık.. Aslında gene hep ününü duyduğumuz Singapur Havayolları’nı da denemek istedik ama gerek fiyatlarının biraz uçuk oluşu, gerek de saatlerinin çok uygun olmayışı yüzünden China Eastern’da karar kıldık.. Çoğu zaman olduğu gibi biletlerimizi cTrip sitesini kullanarak aldık.. Gidiş uçağımız cumartesi sabah 9:30 gibi kalkacaktı, dönüş uçağımız ise cuma öğleden sonra 16:30 gibi hareket edecekti Singapur’dan.. Böylece ülkede kalabileceğimiz kadar kalmaya çalışacaktık 🙂 Şangay’dan Singapur’a direk uçacaksanız 5.5 saatlik bir yolculuğa hazır olmanız gerektiğini de hatırlatayım bu arada..

Gidiş uçağında, havaalanına erken de gitmemize rağmen, acil çıkışta koltuk bulamadık maalesef.. Bu durum benim gibi uzun boylu biri için özellikle uzun uçuşlarda moral bozucu oluyor.. Şangay-Singapur yolculuğumuz biraz da bu nedenle çok konforlu olmadı.. Sakin geçen bir yolculuğun ardından öğleden sonra 15:30 gibi Singapur Changi Havaalanı’na indik.. Açıldığı günden beri yüzlerce kez “en iyi havaalanı” ödülü alan bu mekanı da en sonunda görmüş olduk.. İçerisinin temizliği, genişliği, yeşilliği Changi’nin gerçekten de diğer havaalanlarının en az bir kaç gömlek üstünde olduğunu gösterdi bize.. Yavaş yavaş, sağo sola baka baka bavullarımızı alacağımız banta doğru ilerledik, çok fazla beklemeden bavullarımızı aldık, havaalanından çıktık ve bir taksiye atlayarak kalacağımız ilk otelin yolunu tuttuk..

Kalacağımız ilk otel dedim çünkü gitmişken Singapur’un bir başka “imza yapısı”nı da tecrübe etmek istedik.. Bu mekan, Marina Bay Sands adlı oteldi.. Üç gökdelenin ve bu üç gökdelenin üzerinde oturan devasa bir gemi şeklindeki teras/havuzun oluşturduğu bu otel internette Singapur fotoğrafları diye aratınca karşınıza çıkacak olan sonuçlar arasında en ünlülerden biridir sanırım.. Çok uzun zamandan beri aklımızda olan o havuzda yüzmek ve manzarayı izlemek fikrini de gerçekleştirmek istedik ve ilk iki günümüz için bu oteli ayarladık.. Fiyatı biraz pahalı olduğundan iki gün yeterli olur diye düşündük ve Agoda’daki tüm puanlarımızı da kullanarak fiyatı indirebildiğimiz kadar indirdik ve rezervasyonumuzu yaptık 🙂 Bu arada bu “farklı” otelin nasıl yapıldığını merak edenler buraya tıklayarak inşa süreci ile ilgili hazırlanan belgeseli izleyebilirler..

Marina Bay Sands’te kaldığımız bu kısa sürede işin açıkçası otel sınırlarını pek fazla terketmedik 🙂 Zaten günün aydınlık kısmını kah havuz başında dinlenerek, kah havuz içerisinde eğlenerek ve bol bol fotoğraf çekerek geçirdik.. Bu arada yeri gelmişken Singapur tropikal ikliminin sıcak-severler için ideal olduğunu belirteyim.. Sene boyu ortalama 30 derecelik bir sıcaklıktan bahsediyorum 🙂 Biz de zaten bu sıcak hava sayesinde senenin son D vitamini banyosunu yapmış olduk 🙂 Akşamları ise yemek için gene otelin içerisinde bulunan büyük alışveriş merkezindeki sayısız seçeneklerden faydalandık, zaten yemek ve sonrasında hafif bir yürüyüş derken günün sonuna çabucak gelmiş olduk 🙂 Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Yüzme Havuzu Alternatifleri (Oteller)

Eylül ayı geldi ve Şanghay’ın kavurucu sıcakları bitti ama henüz yaz tam anlamıyla bitti diyemeyiz.. Havalar artık çok sıcak olmasa da, yağmur çiselemediği, rüzgar çok esmediği zamanlar havuz için ideal 🙂 Bu nedenle Şanghay’da yüzme havuzu arayanlar için ilk alternatif olan sitelerdeki havuzların ardından bir de otellerin havuzlarına göz atacağız.. İlk yazıda olduğu gibi burada da SmartShanghai’ın havuzlardan bahseden yazısından faydalandığımı belirteyim.. Yoksa tek tek bu havuzların hepsini denemeye kalksam işin içinden çıkamazdım 🙂 Bu yaz olmasa bile gelecek yaz faydalanabilmeniz dileklerimle 🙂

1) Holiday Inn : Bu otelin havuzu aslında kapalı bir havuz gibi görünse de dışarıda bulunan ve güzel manzarası olan bir kısma da sahip.. Pudong’un biraz uzaklarında bulunan otelin havuzu sabah 7’den akşam 10’a kadar açıkmış.. Her ne kadar bu yaz sadece kulüp üyelerine açık olduğu söylense de gelecek yaz yeniden halka açılabilir, o yüzden bir arayıp sormakta fayda var 🙂

holiday-inn

1088 Xiuyan Lu – Henghe Zhong Lu

2) New World Mayfair Hotel : Otel hem şehir merkezinde olsun, hem havuzu çok küçük olmasın, hem havuz etrafında geniş yer olsun diyenlerdenseniz, ve günlük 250RMB havuz ücretini gözden çıkarıyorsanız bu otelin havuzu tam size göre 🙂 Bunun yanısıra 3000RMB verip kulüplerine üye olursanız havuza 100 giriş hakkı kazanıyormuşsunuz, ki yüzme severler için daha ideal gibi görünüyor bu opsiyon 🙂 Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Yüzme Havuzu Alternatifleri (Siteler)

Şanghay’da bu yaz iyi sıcak yaptı 🙂 Bunu sadece ben değil son bir ayı burda geçiren herkes söylüyor ve Meteoroloji Bürosu da hemfikir.. Sıcaklıkların resmi olarak ölçülmeye başlandığı 1800 küsürlü yıllardan beri en sıcak yaz 2013 senesinde yaşanmış Şanghay’da, yani geçtiğimiz haftalarda biz kendisini yaşamışız 🙂 Bu süre içerisinde nemli Şanghay havası genelde 40 dereceler civarında seyretti.. Neyseki önümüzdeki haftadan itibaren 30-35’leri görecekmişiz 🙂 Bu bağlamda artık havuza gitmek/güneşlenmek gibi aktiviteler de daha yapılabilir hale geliyor.. Ben de geçenlerde Smart Shanghai‘da gördüğüm ve kentteki yüzme hazuzlarından bahseden yazıyı Türkçeleştirerek buraya aldım ki daha çok insana ulaşabilsin.. Sonuçta Smart Shanghai’ın ziyaretçi sayısının Şangay Rehberi’nin yanında esamesi bile okunmaz 🙂 Şaka bir yana, bu yazıyı sitelerdeki yüzme havuzları ve otellerdeki yüzme havuzları şeklinde iki bölüm halinde burada yayınlayacağım.. Yazının orijinali ve resimler Smart Shanghai’dan alınmıştır.. Buyrun Şanghay’ın sitelerinde bulunan popüler yüzme havuzlarına bir göz atın.. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’dan Langkawi’ye Aktivite Dolu Bir Tatil

Bir tatil yazısı daha, ama bu sefer benden değil, malum yeteri kadar tatil yaptık bu sene 🙂 Geçtiğimiz haftalarda Malezya’nın Langkawi Adası’nı ziyaret eden sevgili arkadaşım, değerli hemşerim Evren, sağolsun, tatil gözlemlerini bizlerle paylaştı.. Kendisine buradan bir kez daha teşekkürlerimi sunuyor ve sizleri Langkawi yazısıyla başbaşa bırakıyorum..

Her şey CNN’deki “Malaysia Truly Asia” sloganıyla başladı aslında 🙂 İnsanı biraz  merak da dürtmüyor değil. Asya’daki ziyaret ettiğim bilimum lokasyondan sonra sakin, güzel plajları olan, sessiz tropik bir ada ararken Langkawi rotama giriverdi. Aslında Malezya adalarından “Perhentian” adasına odaklanmıştım, CNN dünyanın en iyi plajları listesinde 6. sırada yer almasından dolayı. Fakat, ulaşımın meşakkatli olması, adanın altyapısının, bizim gibi rahatlık arayan birilerine pek de çekici gelmemesinden dolayı yönümüzü listede 21. sıradaki lokasyona çevirdik ve böylelikle  Langkawi’nin popüler bir resort adası olduğunu öğrenip keşfetmiş olduk 🙂

Langkawi, Malezya’nın kuzey batı kıyılarına 30 km uzaklıkta, Andaman denizinde, 104 tane irili ufaklı adadan oluşan, 2007’de Unesco tarafından Geopark ilan edilen bir takımada. Normalde nüfusunun 100.000 civarında olduğunu söylüyor taksici Abdul, yerel bilgi kaynagim 🙂 2009’da 2.4 milyon turistin adayı ziyaret ettiğini belirtmeden de geçmiyor .  Normalde sezon Kasım ayında başlayıp Ocak, Mart, bilemedin Nisana kadar devam ediyor 🙂  Lokal tursitin yanında, Asya uluslari ağırlıklı, dil ve din avantajından dolayı özellikle Endonezya, Rusya ve Avrupa ülkeleri ziyaretçileri. Rusya’dan kış zamanı direk Langkawi’ye charter uçuşlar varmış mesela.

Avrupalıların da Ağustos ayında başlayan tatillerinde adaya akın edeceklerini belirtti Abdul. Biz gittiğimizde  Ramazan ayı başlamıştı ve inanılmaz sakin bir ada bizi karşıladı. Ramazanın tek negatif yanı yerel halkın gündüz işletmelerini açmamaları.  Ayrıca bazı aktivitilerde sıkıntı olabiliyor, kişi sayısının yetersizliğinden ve bakım ve renovasyon calişmalarından dolayı.  Hava durumu açısından, sezon haricinde  bölge her ne kadar yağmurdan kaçamasa da, Langkawi’nin iklimi biraz daha ılıman. Güneşi bir şekilde yakalıyorsunuz. Bulunduğum sürede, sadece bir gün yağmur etkisini gösterdi,  o da maksimum 4 saat sürdü.

Ulaşım  Şanghay’dan, Pudong –Kuala Lumpur-Langkawi ( Malaysia Airlines) ya da Hangzhou’dan Air Asia ile önceden aldığınız takdirde cok cüzzi bir fiyata Hangzhou-Kuala Lumpur-Langkawi, en yakın alternatifler . İstanbul’dan, THY’nin Malaysia Airlines ile ortak uçuşundan direk Kuala Lumpur ve ordan iç hatlar Langkawi. Yalnız, Malaysia Airlines sitesinden biletinizi almanızı tavsiye ederim , farkı göreceksiniz 🙂 Ayrıca Qatar Airways ile Doha üzerinden 2 aktarma ile de uçabilirsiniz uzun bir tatil planlıyorsanız.

Langkawi Malay dilinde “Kızıl Kartal” demek. Bunun ne anlama geldiğini “Eagle Square”deki devasa kartal heykelini görünce ya da kartal beslemeye gittiğinizde anlayacaksınız 🙂 Beşiktaş’a gönül verenler daha farklı hissedebilirler bu aktivite esnasında. Adada yaklaşık 10 tane plaj var. Bunların bazılarında belirli kısımlar otellere tahsis edilmiş. En meşhuru Tanjung Rhu (yukarıda bahsettiğim listed adı geçen plaj),yarısı halka açık bir plaj. En haraketlisi ise Pantai Cenang. Pantai Cenang 18 km uzunluğunda, adanın en canlı plajı. Sadece burada su sporlarını yapabiliyorsunuz. Konaklama araçları, hostel, motel, yurt, hotel, kiralik bungalow ve kabinler. Resort hotellerin tek avantajı yüzme havuzları ve açık büfe kahvaltıları. Eğer bana plaj yeter, benim olayım macera aktivite diyorsanız çok masraf yapmadan bunu gerçekleştirebilirsiniz. Pantai Cenang’ın en büyük özelliği yürüme mesafesinde farklı restoranlara ulaşım kolaylığı. Diğer plajlarda konaklarsaniz bu lükse sahip değilsiniz,  otelde yemek zorundasınız ki pahali olur, ya da  taksiyle ulaşım sağlayarak yeme-içme sorununu halledebilirsiniz. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Park Gezintisi (#4 – Jing’an Heykel Parkı)

Geçtiğimiz haftasonu havalar 20 derecenin üzerine çıktı burada.. Bahar havasıydı resmen.. Tabii böyle havayı bu mevsimde bulmuşken evde oturmak istemedik.. Zaten gerek işyoğunluğu gerek de evdeki inşaat işleri derken kaç haftadır haftasonlarının nerdeyse tamamı evde geçiyordu.. Ne yapsak acaba diye düşünürken aklımıza evimizin hemen yakınında bulunan Jingan Heykel Parkı’na (orijinal ismiyle Jing’an Sculpture Park) hiç gitmediğimizi farkettik. Park-sever bir çift olarak kararımız belli olmuştu 🙂

Jingan Heykel Parkı adı üstünde Jingan ilçesinde, yani şehir merkezinde bulunan, gökdelenlerin arasında insanlara yeşillik ve hava alma şansı sunan bir park. 30bin metrekarelik bir alan kapladığı söylenen bu parkın girişi, daha doğrusu girişlerinden biri Beijing West Road ile Shimen Road kesişiminde.. Beijing Road üzerinden devam ediyor, ta ki Chengdu Road kesişimine kadar.. Yeşillik konusunda sanırım hiç bir şehir Şanghay ile yarışamaz. 20 küsür milyonluk nüfusuna, ve haliyle yüksek yüksek binalarla dolu oluşuna rağmen nüfus yoğunluğunun en yoğun olduğu bölgelerde bile bir şekilde bir yerlere park koymayı bir alışkanlık haline getirmişler 🙂

Jingan Heykel Parkı adlı bu park Jingan’da bulabileceğiniz 2 büyük parktan biri, diğeri için sizi şöyle alalım 🙂 Adından da anlaşılacağı üzere bu parkta yeşilliğin yanısıra bir çok heykel de bulmak mümkün.. Tek tek saymadım açıkçası ama dünyanın 61 farklı şehrinden gelen heykeller bulunuyor park içerisinde.. Ağaçlar, çimenler, çiçek bahçeleri, oturma alanları, minik havuzlar ise her parkta olduğu gibi buranın da olmazsa olmazları..

Parkın içerisinde bir de tartan piste sahip bir yürüyüş parkuru bulunuyor.. Çok uzun bir parkur değil ama olsun, o kadar kusur kadı kızında da olur 🙂 Biz de bir tur atmak için parkura girdik aslında ama etrafta uçuşan bir çok minik sinek oluşu nedeniyle ani bir kararla parkur yürüyüşünden vazgeçtik ve bu kadar yeşillik yeter diyip kendimizi betonarme yapıların arasına bırakıverdik 🙂


Şanghay’ın Sevimli Emlakçıları.. Tom&Jerry..

2009 yılının Kasım ayıydı.. Kendi adıma Şanghay’a geleli bir ay kadar olmuş (Müge bir yılı devirmişti çoktan) Çince kursuna başlamış, kente alışmaya çalışıyordum. Bu arada havalar da yavaştan soğumaya başlamıştı. One Park Avenue’da oturanlar bilirler, dışarıda havalar soğumaya başlamışsa evinize kış gelmiş demektir 🙂 Biz de zaten yatak odasında 24 saat yanık duran elektrikli radyatörler ve gene günün büyük kısmında açık tuttuğumuz (ama pek işe yaramayan) klimalarla daha kasım ayından kış tedbirlerini almıştık. Bir önceki sene Müge ile Internetten konuşurken neden kaloriferi dibine kadar getirdiğine (hatta sarıldığına) pek bir anlam verememiştim ama bir sene sonrasında parçalar yerine oturmuştu, One Park’ta bir kış daha geçiremezdik 🙂

Neyseki 1 senelik kira kontratı Aralık ayında dolacaktı ve biz Kasım ayını başımızı sokacak “sıcak” bir yuva arayışıyla geçirmeye karar verdik. O aralar benim sadece sabahtan yarım gün Çince kursum olduğundan(boş zamanım bol olduğundan da diyebiliriz), ve bilgisayarın başında zaman geçirmeyi de epeyce seven biri olduğumdan ev arama çalışmaları benim önderliğim ve Müge’nin co-pilotluğunda başladı 🙂 Burada ev bulmak için mahallelerdeki emlakçılara gitmek gibi bir durum sadece yeterli Çincesi olanlar için mevcut, o nedenle ben Interneti kullandım öncelikle..

İlk yaptığım şey Şanghay’da emlak hizmeti veren web sitelerin bulmak oldu. Tabii bunların arasından kendi kriterlerime göre (sitenin tasarım kalitesi, güncelliği, güvenilir görüntüsü vs.) bazı siteleri eledim öncelikle.. Daha sonra ise kalan web sitelerinin iletişim email adreslerini bir yerde topladım.. Tüm bu adreslere daha önceden hazırladığım mail şablonunu (lokasyon ve içerik bakımından nasıl bir eve ihtiyacımız olduğunu, bütçemizi, ne zaman taşınmamız gerektiğini ve herşeyden önemlisi yerden ısıtma veya kalorifer istediğimizi içeren bir mail) kullanarak aynı maili gönderdim, ve beklemeye başladım 🙂

Şanghay’ın Sevimli Emlakçıları.. Tom&Jerry..

Çok kısa bir zaman içerisinde hemen geri dönüşler almaya başladım.. Genelde ev tavsiye edenler bizim bütçemizin üzerinde kirası olan dairelerle geri dönüş yaptılar, ki bunları bir kaç mailleşmeden sonra elemek durumunda kaldık.. Gerçi zaten şehir merkezinde ve yerden ısıtmalı bir daireyi bizim bütçemizde bulmak epeyce zordu.. Bu nedenle merkezden biraz uzakta apartmanlar, veya renove edilmiş eski Çin stili evler tarzı opsiyonlarla da karşılaştık ama bu alternatifleri de reddettik.. Bir de ben öncelikle emlakçılardan portföylerindeki evlerin özelliklerini ve mümkünse resimlerini istiyordum, buna karşılık önce benim telefonumu isteyenler (potansiyel yabancı müşteri portföylerini yükseltmek adına) oluyordu, ki bunları da reddediyordum..

Tüm bu elemelerin ardından kala kala bir kaç tane emlakçı ve gene bir kaç adet daire kalmıştı istediğimiz şartlarda.. Dairelerden ziyade emlakçıları değerlendirdiğimizde (emlakçınızın “iyi” biri olmasının çok önemli olduğunu da sonradan öğrenecektik) bir tanesi diğerlerinden biraz daha farklıydı.. Tomas isimli bu emlakçının bize yaklaşımı daha ilk günden “emlakçı-müşteri”den ziyade arkadaş şeklindeydi. Zaten daha ilk gördüğünüzde sizi gülümseten pozitif bir yapısı ve orta halli İngilizcesiyle yapmaya çalıştığı espriler kendisini diğerlerinden farklı yapan temel özelliklerdi..

Daireleri birer birer geziyor ama çok da olumlu sonuç alamıyorduk. Bazen ev sahipleri fiyat konusunda inatçı çıkıyorlar, bazen ev sahibine ulaşmak Nirvanaya ulaşmaktan daha zor oluyor, bazen de evin içindeki mobilyalar vs. bizi evden soğutuyordu.. Acaba kışı gene buz gibi One Park’ta mı geçireceğiz diye düşünmeye başlamıştık.. Bir gün, öğle vakti, Tomas’tan bir telefon geldi.. Bizim için yeni bir ev bulduğunu söylüyordu.. Genelde gezdiğimiz Jingan’ın tanınmış sitelerinde değildi bu ev, o nedenle ben biraz önyargılı yaklaştım.. Ama gene de bir bakalım diye konuştuk ve sonraki gün için sözleştik.. Bu arada Tomas’ın söylediğine göre evin kirası bizim bütçemizin altındaydı ve Tomas bunu bize söylerken epey sevinçliydi. (Bunu yapmayıp kirayı bütçe ile aynı gibi söyleyip aradaki farkı kendisine alabilecek emlakçıların da olduğunu hatırlatmalıyım bu piyasada) Evi ziyaret ettiğimizde epeyce beğendik, yeni bir evdi, güzel bir siteydi ve herşeyden önemlisi yerden ısıtması vardı 🙂 Son kararı vermek için Tomas ile birlikte 1-2 ziyaret daha gerçekleştirdik eve, ve kararımızı verdik.. Buraya taşınacaktık..

Şanghay’ın Sevimli Emlakçıları.. Tom&Jerry..

Gerek taşınma esnasında gerek de sonrasında, hem evsahibiyle hem de site yönetimi ile ilgili her sorunda Tomas sağolsun bize her seferinde epeyce yardımcı oldu.. Bu esnada Tomas bir emlak şirketinin elemanı pozisyonundaydı.. Bir süre sonra dünyaevine girecekti ve hazırlıklar vs. için memleketine gitmesi gerekiyordu.. Sonrasında bir süre görüşmedik ve en sonunda öğrendikki işinden istifa etmiş ve yakın arkadaşı Jerry ile birlikte kendi emlak şirketlerini kurmuşlar.. Adlarının da uygun olması, şirketin ismini epey eğlenceli hale getirmişti: Tom ve Jerry Emlakçılık 🙂 Jerry de aynı Tomas gibi pozitif bir yapıya sahip, yardımsever ve işini seven birisi.. Buradaki arkadaşlarımızdan ev arayan olduğunda onlara Tomas ve Jerry’i öneriyoruz ve her seferinde pozitif haberler alıyoruz.. Ev bulamamış bile olsalar, veya arkadaşlarımız başka bir evde bile karar kılsalar, yaklaşımlarıyla insanların sevgisini kazanıyorlar kesinlikle 🙂

Bizde böyle olunca ne zaman emlak konusunda bize fikir soran olsa Tom ve Jerry’i kendilerine tereddüt etmeden öneriyoruz.. Ben bi ara en küçük şey için bile (evde bozuk bir CD-player vardı, ve Tomas onu tamir edebilecek elektronikçiyi bile bulup getirmişti sağolsun) onlardan yardım istediğim için epeyce sıkı fıkı görüşür olmuştuk 🙂 Bizim sitenin spor salonunda ikisini de masatenisinde yenmişliğim bile vardır ayıptır söylemesi 🙂 Velhasıl, eğer sizin de Şanghay’da emlak konusunda yardıma ihtiyacınız varsa sizlere de Tomas ve Jerry’i önerebilirim kesinlikle.. Aklınızda bulunsun 🙂


Şanghay’da Plaj ve Havuz (Shimao Riviera Garden)

Yaz sıcaklarının tüm hızıyla hüküm sürmeye devam ettiği şu günlerde ne zamandır planladığımız ama bir türlü fırsat bulamadığımız yüzme havuzu olayına en sonunda bu haftasonu girebildik.. Şanghay’da en son geçen yaz bir havuz tecrübesi yaşamış ve sizlerle sıcağı sıcağına paylaşmıştım 🙂 JW Marriott Oteli’nin havuzunun ardından bu sene öncelikle farklı bir mekan deneyelim istedik.. İlk hedefimiz ise, dergilerde sık sık gördüğümüz, dalgalı havuzu ve yapay kumsalı ile şehrin en popüler yüzme havuzlarından biri olan Shimao Riviera Garden adlı sitenin yüzme havuzu oldu.

Shimao Riviera Garden aslında 7 bloktan oluşan ve Pudong’ta bulunan bir site.. Hem site olarak (Çindeki en yüksek binalara sahip site, ayrıca nehrin hemen yanında vs.) hem de sosyal tesisleri ile (başta havuzu olmak üzere) diğer sitelere göre biraz öne çıkıyor.. Bu nedenle kiralar da burada epeyce yüksek.. Neyse konudan sapmayalım 🙂 Sitenin adresi “1, Weifang Xi Lu – Puming Lu” şeklinde. Caddenin 1 no’lu binası olmasının sebebi hemen Huangpu Nehrinin yanında olması. Aynı zamanda 9 no’lu metro hattının Shangcheng Road istasyonunda inerek de gidebilirsiniz.

Sitenin kapısından içeri girer girmez solunuzda bulunan minik yola saparak “Tropical Club” adı verilen sitenin ünlü yüzme havuzuna ulaşabilirsiniz. Siteye başka kapıdan girmeniz durumunda da sorun yok, Tropical Club’ı işaret eden tabelaları takip etmeniz yeterli. Havuz öncesi girişte üye kartınız yoksa kişi başı 120RMB ödeme yapmanız gerekiyor ve karşılığında iki adet havlu fişi alıyorsunuz. Hemen ilerde sağ tarafta bir bar ve oradan çıkabileceğiniz, alternatif, masalı-şezlonglu bir güneşlenme mekanı var, kumsal sevmeyenler direk buraya gidebilir. Yok kumsal istiyorum diyorsanız biraz daha ilerleyip “Wave Pool” tabelalarını takip etmeniz gerekiyor. Soyunma odaları da aynı istikamette, bir kat aşağıda yer alıyor. Yol üzerinde fişlerinizi havlularla değiştirebileceğiniz resepsiyon masası da mevcut. Gene yol üzerinde bir de kapalı havuz var ama buradan da yararlanabiliyor muyuz bilemiyorum 🙂

Havuza ulaşınca görüyorsunuz ki gerçekten de epeyce büyük ve güzel bir kumsal var. Sitenin binaları arasında yapay da olsa etkileyici bir tesis yaratmışlar. Şezlong, sandalye veya hiçbiri yoksa havlunuzu kuma serme gibi alternatifler var. Biz sabah 10-11 gibi gittiğimizde sandalyeler kalmıştı sadece ama öğlen saatlerinde çocuklu aileler genelde mekanı terkediyorlar, bu nedenle gözünüz şezlonglarda olsun 🙂 Bu güzel kumsalın ortasında bir çocuk havuzu, ilerisinde ise büyük bir yüzme havuzu mevcut.. Yüzme havuzunda, sanırım her saat başı 10 dk kadar yapay dalga da yaratılıyor ve bir nevi deniz kenarındaki plajda güneşleniyormuşsunuz izlenimi yaratılıyor.. Palmiyeler de bu izlenimde yardımcı rol oynuyor 🙂 Öğleden sonra biraz daha kalabalıklaşsa da “ana-baba günü” olmuyor kesinlikle.. Serinlemek isteyenlere tavsiye edilir 🙂