Şanghay’dan Boracay’a Başka Türlü Bir Şey (2)

Boracay seyahatimizle ilgili yazıyı biraz uzun yazdığım için iki bölümde yayınlamaya karar verdim.. İlk bölümü sabredip sonuna kadar okuyanlar bileceklerdir, en heyecanlı yerinde bırakmıştım 🙂 Bıraktığım yerden devam ediyorum.. 

Baktım ikinci günün sonunda hala kendimi tam olarak iyileşmiş hissetmiyorum, doktorun B planına geçmeye karar verdim ve akşam yatmadan attım antibiyotiği ağzıma.. Antibiyotikten midir, yoksa zaten gribin doğasından mıdır bilemiyorum bir sonraki gün çok daha iyi hissediyordum kendimi.. Üç gün almam gereken ilaç beni daha ilk günden iyileştirmişti sağolsun.. Ama ben tabii diğer günlerde de almaya devam ettim n’olu n’olmaz diye..

Velhasıl üçüncü günümüz, yani Pazartesi günü itibariyle ben sağlığıma kavuşmuştum, Boracay ise güneşe kavuşmuştu.. O gün gerçekten de mükemmel bir hava vardı, bol bol güneşlendik, bol bol fotoğraf çektik, fotoğrafları sosyal medyada kullanarak bol bol arkadaşlarımızı imrendirdik 🙂 Bu arada ilk iki gün ayaklarımızı sokmakla yetindiğimiz denize de üçüncü gün itibariyle girmeye başladık.. Suyun biraz serin olduğunu eklemem gerekir ama klasik kural burada da geçerliydi, bir kere daldıktan sonrasında sorun kalmıyor 🙂 Bu arada Boracay’ın asıl yaz mevsiminin Mart-Nisan aylarında yaşandığını öğrendi Müge otel görevlilerinden, muhtemelen bu aylarda daha yakıcı bir güneş ve daha sıcak deniz suyu ile karşılaşmak olası.. Tatil planı yaparken aklınızda bulunsun 🙂

Pazartesi gününden adadaki son günümüz olan Cuma gününe kadar olan zaman aslında birbirine çok benzer geçti.. Tamamen tembellik üzerine kurulmuş beş gün yaşadık.. Bu arada yapılabilecek olan aktivitelerle ilgili fiyatla aldık fakat tembelliği bırakıp da hiçbirini yapamadık 🙂 Tripadvisor’da bir numara olan Ariels Point için kişi başı 1600RMB ödemeniz gerekiyormuş mesela.. Eğer kısa bir bot yolculuğu sonrasında ulaşacağınız bir adada bulunan kayalıklardan, 5-10-15 metrelik yüksekliklerden size denize atlama şansı veren bir aktivite ilginizi çekiyorsa Ariel’s Point tam size göre.. Alternatif olarak, daha az adrenalin içeren mavi yelkenli turları için ise 2 kişi için 1500PHP fiyat aldık.. Adanın etrafında, veya rüzgar durumuna göre tek bir yakasında yapacağınız 2-3 saatlik bu turda bir kaç yerden durum şnorkel molası da verebiliyorsunuz..

Akşamlarımız ise adadaki hemen herkesin yaptığı gibi D-Mall’da geçti.. Yaptığımız bir kaç denemeden sonra tadı en çok  hoşumuza giden restoran Yunan restoranı Cyma oldu, keşfettikten sonra hemen her akşam orada yemek yedik.. Alternatiflerinin çok olmasına rağmen ne zaman gitsek dolu olan bu restoran bana aslında bu adada iyi işletilen bir Türk restoranının da epeyce ilgi çekebileceğini düşündürdü.. Restoran konusunda yatırım yapmak isteyen vatandaşlarımıza duyrulur.. Bu işe girip de başarılı olan olursa bi Boracay tatili hediye eder artık bana 🙂

Bu arada seyahatimizin asıl bombası yazının başlığında da belirttiğim gibi Başka Türlü Bir Şey oldu 🙂 Bilmeyenler için kısaca tanıtmam gerekirse “Başka Türlü Bir Şey” adı altında dünyayı gezen İsmail ve Özcan’dan bahsediyorum.. Bu aralar İsmail Japonya’da Özcan ise Türkiye’de ikamet ediyor.. Ne var ki tam bizim Boracay seyahatinin bir hafta öncesinde Özcan’ın Çin’e bir iş seyahati çıktı.. Twitter’dan yaptığımız yazışmalarda toplantılar sonrası 3-4 gün boş vakti olduğunu söyledi ama kesin bir planı yoktu.. Tabii ki hemen kafasına girdim ve onu Boracay’a davet ettim, sonuçta dünya turu esnasında görmedikleri bir yerdi, gayet mantıklı bir teklifti ve Özcan da sağolsun beni kırmadı 🙂

Çarşamba sabahı erkenden Çin’den yola çıkan Özcan, Chengdu-Hong Kong-Manila-Kalibo-Boracay istikametinde ilerledi ve gecenin 11’inde bizimle D-Mall sahildeki barlardan birinde buluştu! Şanghay’da yaşayan biz, İstanbul’da yaşayan Özcan ile Filipinler’in Boracay adasında buluşmayı başarmıştık 🙂 Sarılma, hoşgeldin, beşgittin faslından sonra canlı müzik de çalan bu mekanda koyu bir muhabbete dalmıştık bile.. Bir süre sonra Özcan’ın yol yorgunluğu başgösterdiği için geceyi çok fazla uzatmadan otellerin yolunu tuttuk.. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’dan Boracay’a Başka Türlü Bir Şey (1)

Mayıs 2012’den beri, yani neredeyse iki seneye yakın bir zamandır deniz-güneş-plaj içeren, yani bizim için aslında tembelliği konu alan bir tatil yapmamıştık.. 2013 senesinin sonuna doğru artık bu konuda bir adım atmamız gerektiğini düşündük ve araştırmalara başladık.. Sonuç olarak daha önce pek çok arkadaşımız tarafından da bize önerilmiş olan Filipinler’in ünlü adası Boracay’da karar kıldık.. İlk önce Çin Yeni Yılı haftasındaki ulusal tatilden faydalanıp gitmeyi düşündük.. Ne var ki tatil kararını biraz geç verdiğimiz için olsa gerek, karşılaştığımız fiyatlar bizi biraz ürküttü 🙂 Daha sonra, “neden Çin Yeni Yılı’nın hemen öncesinde gitmiyoruz ki” dedik kendi kendimize ve Ocak ortası için uçak ve otel araştırmalarına başladık..

Uçuş tercihimizi hem fiyat olarak hem de zaman ve lokasyon olarak en uygun seçenek olan Cebu Pacific Air’den yana kullandık.. Şöyle açıklayayım bu tercihimizi: Öncelikle Cebu Pacific Havayolları “low-cost” veya “budget” diye adlandırılan, bizim Pegasus’a benzetebileceğimiz şekilde çalışan bir şirket.. Biletlerin baz fiyatları oldukça düşük, bu fiyata sizin isteklerinize göre eklemeler yapılıyor.. Misal, 10kg’lık bir bagajım olacak derseniz fiyat birazcık artıyor.. Yemek yemek istiyorum derseniz biraz daha artıyor.. Acil çıkışta oturmak istiyorum derseniz biraz daha.. Ha bunların hiçbirini demezseniz, yani 6-7 kg’lık sırt çantamla, normal koltukta ve yemek yemeden uçarım diyorsanız biletiniz epeyce uygun fiyata gelecektir..

Zaman olarak bakınca Cebu Pacific’in gece 00:30 daki uçuşu bize epey mantıklı geldi.. Gece 04:00 gibi Manila’ya inip, bavulu alıp, transfer masasında gerekli işlemleri yaptıktan sonra saat 6:30da kalkıp Caticlan Havaalanı’na gidecek olan pırpırlı uçağa bindikten sonra detayları aşağıda anlatacağım şekilde sabah 09:00 gibi otelinize varıyorsunuz ve o andan itibaren denizin keyfini çıkarmaya başlayabilirsiniz.. Caticlan Havaalanı dışında bir diğer alternatif olan Kalibo Havaalanı’na giden bir uçuş tercih ederseniz, bu size yaklaşık 2 saatlik ekstra bir minibüs yolculuğuna mal olacaktır.. Bu nedenle biz Cebu Pacific Air’in Şanghay-Manila-Caticlan uçuşlarını tercih ettik ve verdiğimiz karardan ötürü kendimizle gurur duyduk 🙂

Otel olarak seçimimizi ise Sea Wind Resort adlı otelden yana kullandık.. Boracay’ın ünlü batı sahili üç bölüme ayrılıyor.. En kuzeyde 1 no’lu istasyon (Station-1), orta kısımda 2 no’lu istasyon (Station-3) ve en güneydeki kısım 3 no’lu istasyon (Station-3). Bizim seçtiğimiz otel Station-1’de yer alıyor, yani kumun en güzel, kumsalın en geniş olduğu yerde.. Barların, restoranların olduğu, kumsalın biraz daha küçüldüğü Station 2’ye ise yaklaşık 10-15 dakikalık yürüme mesafesindeydi otelimiz.. Sahilden keyifli bir yürüyüşle ulaşabildiğimiz için bir sorun teşkil etmedi bu durum.. Alternatif olarak “Tricycle” denilen lokal ulaşım araçları da sizi merkeze götürebiliyor.. Lokasyon bazında baktığımızda Sea Wind Resort’un mükemmel bir konuma sahip olduğunu söyleyebiliriz sonuç olarak..

Gelelim Boracay gezi notlarımıza.. Yok vazgeçtim, daha gelmeyelim, biraz öncesinden bahsedeyim 🙂 Cuma gecesi gerçekleşecek olan uçuşumuzun öncesinde Çarşamba günü gibi bende bir öksürük hasıl oldu.. Perşembe günü biraz daha artınce dedim işe gitmeyeyim, evde dinleneyim, ilaçsız atlatayım.. Perşembe akşamı itibariyle bir de hafiften ateş başlayınca dedik eyvah! Hasta hasta tatile çıkmak istemediğimiz için Perşembe akşam hastaneye yollandık ve şansımıza Filipinli bir doktora denk geldik.. Doktora kısaca dedim ki, “yarın uçuşumuz var, 24 saat içerisinde beni iyi et, Boracay’ın keyfini çıkarayım, antibiyotik, iğne, serum, ne istersen ver, rica ediyorum”.. Dedim demesine ama doktor pek oralı olmadı.. Öyle hemen antibiyotik veremeyiz dedi, bi izleyelim bakalım 2-3 gün dedi.. Bir de üstüne Boracay’a gidiyorsunuz ne güzel, imreniyorum size dedi.. Neyse ama, her ihtimale karşı kullanmamız için bir kaç ilaç da yazıp verdi sağolsun..

Cuma da işe gitmeyip dinlendim, bir haftalık tatil öncesi iki gün de evde yattım yani 🙂 Doktorun sözünü dinleyip antibiyotiğe başlamadık, ateş için ise Fenbid adı verilen hapı kullandık, kesinlikle tavsiye ederim.. Velhasıl Cuma gecesi yola çıkarken ben biraz nanemolla idim, Müge ise sağlıklı ama benim yüzümden biraz tedirgindi.. Şimdi annem bu satırları okurken o da tedirgin olacak gerçi ama hikaye mutlu sonla bittiği için rahat bir şekilde anlatabiliyorum 🙂 Bu arada hafiften burnum da akmaya başlamıştı, onu da ekleyeyim.. Yukarıda bahsettiğim Cebu Pacific’in 00:30 uçağıyla Manila’ya doğru hareket ettik.. Sabaha karşı Manila’ya vardık, pasaport kontrol sonrası bavulumuzu alıp transfer masasına bıraktık.. Orada bize ikinci uçuşumuzun biletlerini de verdiler ve ilgili kapıya doğru yönlendirdiler..

Sabah 06:30da Manila’dan kalkan pırpırlı uçağımız bizi Boracay’a en yakın havaalanı olan Caticlan’a bir saat içerisinde getirdi.. Minik bir havaalanı olduğu için hemen bavullarımızı aldık.. Bu sırada kullanacağımız para biriminden de bahsedeyim.. Filipinlerin para birimi Peso, kısaltması olan PHP’yi kullanacağım yazının ilerleyen kısımlarında.. 1 Amerikan Doları yaklaşık 45 Peso’ya denk geliyor.. 1 RMB ise 7.5 PHP. Peki ya Türk Liramız? 1 TL yaklaşık 20 PHP’ye denk geliyor.. Ben fiyatlardan bahsederken PHP kullanacağım için siz bu kurları kullanarak kafanızda istediğiniz birime göre bir bütçe çıkarabilirsiniz 🙂 Paranızı Manila’da havaalanında bozdurabileceğiniz gibi, Boracay’da da bir çok yerde dövizi PHP’ye çevirme imkanınız var..  Kurlar hemen her yerde aynı, veya birbirine çok yakın.. Bu durum ürün fiyatlarında da geçerli.. Turist bulmuşken kazıklayalım durumunu çok yaşamıyorsunuz yani..

Bavulları alıp tam dışarı çıkacakken sarı t-shirt’lü bir eleman bize yanaştı, Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Yüzme Havuzu Alternatifleri (Oteller)

Eylül ayı geldi ve Şanghay’ın kavurucu sıcakları bitti ama henüz yaz tam anlamıyla bitti diyemeyiz.. Havalar artık çok sıcak olmasa da, yağmur çiselemediği, rüzgar çok esmediği zamanlar havuz için ideal 🙂 Bu nedenle Şanghay’da yüzme havuzu arayanlar için ilk alternatif olan sitelerdeki havuzların ardından bir de otellerin havuzlarına göz atacağız.. İlk yazıda olduğu gibi burada da SmartShanghai’ın havuzlardan bahseden yazısından faydalandığımı belirteyim.. Yoksa tek tek bu havuzların hepsini denemeye kalksam işin içinden çıkamazdım 🙂 Bu yaz olmasa bile gelecek yaz faydalanabilmeniz dileklerimle 🙂

1) Holiday Inn : Bu otelin havuzu aslında kapalı bir havuz gibi görünse de dışarıda bulunan ve güzel manzarası olan bir kısma da sahip.. Pudong’un biraz uzaklarında bulunan otelin havuzu sabah 7’den akşam 10’a kadar açıkmış.. Her ne kadar bu yaz sadece kulüp üyelerine açık olduğu söylense de gelecek yaz yeniden halka açılabilir, o yüzden bir arayıp sormakta fayda var 🙂

holiday-inn

1088 Xiuyan Lu – Henghe Zhong Lu

2) New World Mayfair Hotel : Otel hem şehir merkezinde olsun, hem havuzu çok küçük olmasın, hem havuz etrafında geniş yer olsun diyenlerdenseniz, ve günlük 250RMB havuz ücretini gözden çıkarıyorsanız bu otelin havuzu tam size göre 🙂 Bunun yanısıra 3000RMB verip kulüplerine üye olursanız havuza 100 giriş hakkı kazanıyormuşsunuz, ki yüzme severler için daha ideal gibi görünüyor bu opsiyon 🙂 Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Yüzme Havuzu Alternatifleri (Siteler)

Şanghay’da bu yaz iyi sıcak yaptı 🙂 Bunu sadece ben değil son bir ayı burda geçiren herkes söylüyor ve Meteoroloji Bürosu da hemfikir.. Sıcaklıkların resmi olarak ölçülmeye başlandığı 1800 küsürlü yıllardan beri en sıcak yaz 2013 senesinde yaşanmış Şanghay’da, yani geçtiğimiz haftalarda biz kendisini yaşamışız 🙂 Bu süre içerisinde nemli Şanghay havası genelde 40 dereceler civarında seyretti.. Neyseki önümüzdeki haftadan itibaren 30-35’leri görecekmişiz 🙂 Bu bağlamda artık havuza gitmek/güneşlenmek gibi aktiviteler de daha yapılabilir hale geliyor.. Ben de geçenlerde Smart Shanghai‘da gördüğüm ve kentteki yüzme hazuzlarından bahseden yazıyı Türkçeleştirerek buraya aldım ki daha çok insana ulaşabilsin.. Sonuçta Smart Shanghai’ın ziyaretçi sayısının Şangay Rehberi’nin yanında esamesi bile okunmaz 🙂 Şaka bir yana, bu yazıyı sitelerdeki yüzme havuzları ve otellerdeki yüzme havuzları şeklinde iki bölüm halinde burada yayınlayacağım.. Yazının orijinali ve resimler Smart Shanghai’dan alınmıştır.. Buyrun Şanghay’ın sitelerinde bulunan popüler yüzme havuzlarına bir göz atın.. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Fitness Merkezleri

Şanghay’da yaşayan yabancıların, hepsinin olmasa bile bir çoğunun, burada yaşadıkları süre içerisinde bir spor salonu macerası olmuştur diye tahmin ediyorum.. Kilo verme, kas yapma, yüzme, tenis, boks gibi farklı farklı nedenlerle Şanghay’daki fitness merkezlerinin kapısını çalan bir çok tanıdığım mevcut 🙂 Ülkemizde spor salonuna yazıldıktan sonraki bir ay içerisinde hevesli bir şekilde yapılan spor, kalan onbir ayda aynı tempoyu gösteremiyor maalesef.. Burada ise benim gözlemlediğim kadarı ile katılım daha aktif bir şekilde uygulanıyor, kaytarma azalıyor 🙂 Biz de geçenlerde Müge ile birlikte, biten üyeliklerimizi yenileme amaçlı olarak yakın lokasyonda bulunan bir kaç spor salonunu dolaştık ve öğrendiğimiz bilgileri burada da paylaşmak istedik..

shanghai-fitness-centers

Lokasyonun spor salonuna gidiş sıklığını epeyce etkileyen bir faktör olduğunu düşündüğümüzden, çok uzakta bulunan spor salonlarını düşünmedik açıkçası.. Ama ben gittiklerimiz dışındaki bir kaç opsiyonu daha burada belirtmeye çalışacağım, çünkü herkesin oturduğu yere yakın farklı salonlar olabilir haliyle..

1) Star Gym: En son gittiğimiz spor salonu idi Star Gym.. Şanghay’da 20 tane şubesi bulunuyormuş, biz Jingan’dakine gitmiştik.. Jingan Sports Center içerisinde geniş bir alana kuruluydu ama içerideki aletler ve mekanın kendisi biraz eskiydi.. Şu an bir yenileme çalışması yapılıyor, mekanın klima sistemi baştan aşağı yenilenecekmiş bir ay içerisinde, bunun dışında genel yapı veya içerdeki aletlerle ilgili bir çalışma yapılacak mı bilemiyorum.. Yüzme havuzu, bowling salonu (saloncuk diyelim) gibi aktiviteler de mevcut.. Detaylı bilgi için web sitesi: http://www.stargym.com.cn/

star-logo

2) Tera Wellness: Çin’de en geniş ağa sahip spor salonu olduğu söyleniyor.. Genelde epeyce lüks olduğunu söyleyebiliriz, içerideki aletlerin kalitesi, hijyen vs. açılarından bakıldığında.. Şanghay’da 50’ye yakın Tera Wellness varmış.. Hepsinin bir seviyesi var ve bize söylenene göre üye olduğunuz kulübün seviyesine eşit ve alt seviyede bulunan diğer Tera Wellness şubelerini de kullanabiliyormuşsunuz.. Buna Çin’in diğer kentlerinde bulunan şubeler de dahilmiş.. Detaylı bilgi için web sitesi: http://en.1012china.com/Home.aspx

tera-logo

3) MOB (Mind Over Body): Avustralya merkezli bu markanın ise Şanghay’da 7 adet salonu bulunuyormuş. Bizim ziyaret ettiğimiz Xinzha Road üzerinde bulunan şubesiydi.. Ladoll adlı sitenin içinde yer alıyor aynı zamanda.. Şu aralar baştan aşağıya tadilata girmiş durumda ve Temmuz başında sıfırlanmış olacağı söyleniyor.. Gerçekten de güzel olacak gibi geldi bize 🙂 Fitness, havuz gibi aktivitelerin yanında bir de açık tenis kortu mevcut ekstra olarak.. Detaylı bilgi için web sitesi: http://www.mobfit.cn/

mob-logo

4) Will’s Gym: Bizim yakınımızda şubesi olmadığı için gidemedik ama Will’s de kentin popüler fitness merkezlerinden bir tanesi.. Toplamda 20 kadar şubesi varmış Şanghay’da, ve genelde bu spor salonlarının da kalitesinin ortalamanın üzerinde olduğunu duymuştum.. Kendi gözlerimle görmediğimi belirtmeliyim.. Detaylı bilgi için web sitesi: http://www.willsgym.com

wills-logo

Yukarıda bahsettiğim bu dört adet spor merkezinin dışında da epeyce irili ufaklı alternatif bulmak mümkün.. Bunlar sadece benim aklımdakiler.. Eğer farklı salonları deneyenler varsa, onların kendi deneyimlerini de yorumlar kısmında görmekten memnun oluruz tabii ki 🙂 Bu arada son olarak fiyatlardan da bahsedeyim.. Biz herşeyin dahil olduğu aile üyeliği için fiyat aldık. Bu durumda, bize verilen fiyatlara baktığınız zaman iki kişinin bir senelik üyelik için yaklaşık 6000RMB’yi gözden çıkarması gerekiyor..


Şanghay’da Masa Tenisi Dersi

Çin’e uzun süreli gelip de buranın ata sporlarından biri olan masatenisini, veya diğer ismiyle ping-pong’u öğrenmeden gitmek olmaz diye düşünenler için geliyor bu yazı 🙂

Hepimiz zamanında iyi kötü, az çok masa  tenisi oynamışızdır.. Ben de neredeyse ilkokuldan beri çok sık olmasa bile fırsat buldukça bu sporu yapan biriyim.. İstanbulda arkadaşlarla oynarken fena da oynamadığımı düşünürdüm doğrusunu söylemek gerekirse.. Ta ki Şanghay’a gelene kadar.. Burada masa tenisi oynayanları görmeden ülkenin potansiyelini anlayamazsınız.. Tamam, TV’de izlediğimiz masa tenisi şampiyonalarında her zaman Çinli sporcuların üstünlüğü sözkonusu, bunu kabul ediyorum.. Ama, 7’den 77’ye herkes mi iyi oynar bu oyunu yahu.. Bize ev gösteren emlakçı çocuğa hava atma hatasında bulundum ilk.. Sonrasında bir gün 10 dk kadar oynama şansımız oldu kendisiyle.. Çocuk üçüncü dakikadan itibaren sağ yerine sol elle oynamaya, beşinci dakikadan sonra ise topa raketin geniş yüzeyi yerine yaklaşık 1 cm’lik kenar kısmıyla vurmaya başladı! Ancak o zaman çekişmeli bir oyun oldu 🙂

Bunun yanısıra siteye ait ping-pong masalarında oynarken, yan masalarda oynayan yaşlı amcaları, teyzeleri, veya minik çocukları görünce bu işi kendi başımıza kotaramayacağımızı anlayarak bir kaç ders almaya karar verdik.. Ders için ise evimizin yakınında bulunan Jingan Sports Center’ı seçtik.. Jingan Sport Center, Şanghay’ın merkezinde, Jingan ilçesinde bulunan, popüler Nanjing caddesine de yaklaşık 10 dk yürüme mesafesinde olan büyük bir spor merkezi.. Geçtiğimiz sene içerisinde binanın renovasyonu da yapıldı ve içi/dışı gayet şık bir şekilde Expo’dan önce hizmete açıldı.. Adresi “151, Kangding Rd. – Jiangning Rd.” şeklinde geçiyor.. Giriş kapısı Kangding ve Changhua caddelerinin kesiştiği yerde..

Dediğim gibi, epeyce büyük bir yer, 7 kattan oluşuyor.. Masa tenisinin yanısıra içerisinde bir kaç küçük havuz, bir olimpik havuz, yoga salonu (yoga da çok uygun aslında, yıllık 980RMB verip, neredeyse haftanın her günü yapılan derslere katılabiliyorsunuz), dalış kursu, masaj salonu, dövüş sporları merkezi gibi bir çok farklı sportif faaliyet mekanı bulmak mümkün.. Zaten girişte hangi katta hangi aktivitelerin olduğunu gösteren bir tabela da mevcut..

Burada sorun olabilecek tek konu İngilizce bilen çok fazla personelin olmaması.. Ama bir şekilde anlaşmanız mümkün oluyor.. Biz ilk gidişimizde çocuğuyla birlikte masa tenisi dersi alan bir babanın yarım yamalak İngilizcesi ile derdimizi anlatmıştık mesela 🙂 Giriş kapısından girip sol taraftaki merdivenlerden bir kat çıktığınızda masa tenisi okuluna geliyorsunuz.. Girişteki bilardo masaları sizi yanıltmasın, masa tenisi odalarını bilardo masalarının hemen ilerisinde göreceksiniz.. Bu okul bir çok başarılı masa tenisi oyuncusu yetiştirmiş, Şanghay’ın en popüler masa tenisi okullarından bir tanesiymiş.. Hatta şu an Çin Milli Takımı’nda oynayan bir kaç oyuncu da buradan yetişmeymiş.. Bu bilgileri alınca tabii biz de büyük bir şevkle ilk dersimizi buradan almaya karar verdik 🙂

Bir çok farklı masa tenisi hocası var, herbirinin saatlik fiyatları da değişiyor.. Seçeceğiniz hocaya göre saat başı 100-200RMB gibi bir miktar ödemeniz gerekecek.. Dersi iki kişi de alabilirsiniz bizim yaptığımız gibi, çünkü öyle bir tempoyla oynuyorsunuz ki yarım saat bile kan ter içinde kalmanıza yetiyor.. Hocasız kendi aranızda oynamak isterseniz ise saatine 25RMB vererek masa kiralayabiliyorsunuz.. Her yaştan insan buranın hocalarıyla kendini geliştirmeye geliyor ve özellikle haftasonları epeyce kalabalık olabiliyor.. Bilinçli bir şekilde bu oyunu oynamak isteyenlere kesinlikle öneririm..


Şanghay’da Yüzme Havuzu (#1 – JW Marriott)

Bu aralar Şanghay’ın havası gerçekten bunaltıcı bir durumda.. Ölçülen sıcaklık 35’in altına, hissedilen sıcaklık ise 40’ın altına inmiyor nerdeyse diyebilirim.. Böyle olunca da insan ister istemez bir şekilde serinlemek istiyor.. Sürekli evde klima ile de yaşanmayacağı için bu haftasonu bir yüzme havuzu denemesi yapmak istedik ve TimeOut dergisinde de reklamını gördüğümüz JW Marriott Oteli’nin havuzunu denemeye karar verdik..

JW Marriott lokasyon olarak çok merkezi bir yerde bulunuyor.. Hemen People Square’in dibi diyebilirim hatta.. Adresi “399, Nanjing West Road – Huangpi North Road ” olarak geçiyor.. Otele girince sol taraftaki asansörleri kullanarak (her asansör ile gidemiyorsunuz yüzme havuzu kısmına) yüzme havuzlarının bulunduğu 7. kata çıkıyorsunuz.. Havuzların 7. katta olmasının avantajlarından biri de güzel bir People Square manzarasına sahip olması tabii.. 7. katta indikten sonra tabelaları takip ederek havuz bölümüne ulaşıyorsunuz.. Dışarıdan gelenler günlük 150RMB ödeyerek havuzlardan (hem kapalı hem de açık havuz aynı yerde bulunuyor) faydalanabiliyor.. Bu fiyata havlu ve sınırsız su dahil 🙂 12 yaş altı çocuklar için giriş de ücretsizmiş bu arada.. Öncelik otel müşterilerinde olduğu için dışarıdan gelenlere limitli bir yer ayrıldığını söylediler bize, detay alamadık ama her ihtimale karşı çok geç gitmemekte fayda var.. Zaten öğle saatlerinde hemen her şezlong dolmuş oluyor diyebilirim..

Soyunma odaları, havuzlar ve etrafı gayet temiz tutulmuş, herhangi bir negatif nokta gözüme çarpmadı.. Açık havuz kapalıya göre biraz daha küçük ve biraz daha sığ.. Aslında havuzların ikisinden de çok fazla bir olimpik havuz performansı beklememek lazım zaten, birisi 1.1 m, diğeri 1.2m derinliğe sahip 🙂 Serinlemek için yeterliler ama spor yapayım, bi kulvarda gidip geleyim diyorsanız burası pek size göre değil 🙂 Bizim niyetimiz de spordan ziyade serinlik, değişiklik vs. olduğu için biz memnun kaldık.. Yiyecek ve içeceklere gelirsek ne çok ucuz ne de çok pahalılar.. Yukarıda resimde gördüğünüz örnek menü için 150RMB gibi bir şey ödemeniz gerekiyor.. Sandviclerin gayet büyük ve doyurucu olduğunu da eklemeliyim..

Bir de son olarak, yaşadığımız belki küçük ama mutluluk verici olaydan da bahsedeyim.. Mangolu puding gibisinden bir tatlı vardı menüde.. Tatlıyı ısmarlamamıza rağmen bir süre gelmeyince, bir daha söyledik.. Sonrasında bir yetkili geldi ve bize o tatlının o an iyi olmadığını (bayat demeye çalıştı sanırım) söyledi ve bunun yerine bize limonlu dondurma ikram etti.. Minik bir jest belki ama bizim takdirimizi kazanmaya yetti 🙂 Bu arada limonlu dondurma bildiğimiz limonun içi oyulup içine dondurma koyularak hazırlanmış bir tatlı ve tadı gerçekten mükemmeldi, kesinlikle denemelisiniz..