dincerm avatar
Full name:
Nickname:
dincerm
Website:
Description:

Posts by dincerm

Şanghay’da Drone Uçurmak

Son zamanlarda sık sık kulağımıza gelen bir kelime “drone”.. İnsansız hava araçlarına verilen genel isim diyebiliriz sanırım drone için.. Ülkelerin savunma sistemleri için kullandıkları büyük, karmaşık ve pahalı drone’ları bir kenara bırakırsak, benim daha ziyade ilgimi çeken hobi boyutunda olan drone’lar.. Onlar da çok ucuz değil gerçi.. İnternet üzerinde pek çok insan drone’larını uçurup çektikleri videoları paylaşıyorlar, illa ki bir yerlerde denk gelmişsinizdir.. Ben de geçtiğimiz gün ilk drone uçurma tecrübemi yaşadım ve sıcağı sıcağına paylaşmak istedim..

Kulağa kolay gibi geliyor aslında, elinizdeki kumanda ile bir hava aracını uçurmak ne kadar zor olabilir ki.. Ama beklediğinizden daha zor olduğunu görüyorsunuz kumandayı elinize alınca.. Özellikle ilk alışma evresi epey sıkıntılı 🙂 Bu arada gözünüzde çok gelişmiş bir ortam canlanmasın, kapalı bir ortamda minik/basit drone’ları uçurmaya çalışıyorsunuz öncelikle, ilk eğitimden sonra ise engelli parkura geçiyorsunuz.. Mekan çok büyük değil, üç bölüme ayırmışlar, ilk bölümde temel eğitim veriliyor, diğer iki bölümde ise engelli parkurlar mevcut..

Bu arada mekana nasıl ulaşacağınızdan bahsedeyim.. Öncelikle Hubindao isimli alışveriş merkezine gelmeniz gerekiyor.. Xintiandi’ye çok yakın olan bu alışveriş merkezi Hubin Road ile Jin’an Road’un kesişiminde yer alıyor.. Bizim yeni keşfettiğimiz bu alışveriş merkezini Şanghyalılar henüz keşfedememiş olsa gerek, çünkü ne zaman gitsek bomboş (Starbucks hariç!), pek şikayetçi olduğumuz söylenemez tabii 🙂 Alışveriş merkezinin üçüncü katına çıkınca zaten janjanlı renklerinden bu eğlence mekanının girişini göreceksiniz..

Sevgili arkadaşlarım Osman ve Ömer ile ziyaret ettik bu mekanı.. Yarım saatlik drone uçurme tecrübesi için girişte 60RMB ödemeniz gerekiyor.. Ödemeyi wechat ile yaptırmak için zorladılar bizi ama Ömer sert çıkınca nakit ödemeyi de kabul ettirebildik 🙂 Önce drone’u indirip kaldırmayı, sonra ileri-geri sağa-sola hareket ettirmeyi öğrendikten sonra engelli parkura çıkardılar bizi ve orda çemberden atlayan aslan misali drone’u çeşitli şekillerin içerisinden geçirmeye çalıştık.. Aramızda en çok beni beğenmiş olacaklar ki yarım saatin sonunda bir de büyük boy drone uçurttular bana 🙂 Yarım saatlik değişik bir tecrübeydi, drone’lara ilginiz varsa bir göz atmanızı tavsiye ederim..


Şanghay’da Yeni Bir Mekan: The Market

Daha önce de söylemişimdir sanırım, Şanghay’da açılan ve kapanan mekanları (özellikle yiyecek&içecek sektöründe) takip etmek gerçekten çok zor. Bir restoran keşfediyorsunuz, deniyorsunuz, beğeniyorsunuz, bir sonraki gidişinizde o restoranı kapalı bulabiliyorsunuz. Hatta o restoranın yerine başka bir restoran açılmış, hizmet vermeye başlamış bile olabiliyor. Bu bağlamda bu sitede geçmişte yazısını yazdığım mekanlardan da kapanmış olanlar olabilir, ben elimden geldiğince güncel tutmaya çalışıyorum ama gözden kaçanlar olabiliyor.

Geçtiğimiz hafta sonu Müge ile beraber yeni bir mekan keşfine çıktık. Sevgili arkadaşımız Osman’ın deyimiyle “Jing’an sırtlarında” (hatta Putuo sınırları içinde bile olabilir) açılan bu mekanın adı The Market ve içerisinde farklı işletmeler barındırıyor. The Market’in adresi “280 Aomen Road, near Changhua Road” olarak geçiyor ve bu iki caddenin tam kesişiminde bulunuyor. Metro ile gitmek isterseniz yeni açılan 13 no’lu hattı kullanıp Jiangning Road istasyonunda inip 1 no’lu çıkıştan çıktıktan sonra bir kaç dakikalık yürüme ile buraya ulaşabilirsiniz.

Yukarıda da belirttiğim gibi farklı işletmelere ev sahipliği yapan The Market, eskiden yüzme havuzu olarak kullnılan bir binanın içerine inşa edilmiş. İçeriye girdiğinizde biraz aşağıda oturma alanlarının bulunduğu bir alan (acaba eskiden yüzme havuzu burada mıymış diye de düşündürüyor) bulunuyor. Bu alanın etrafında ise Topo Express adlı bir pizzacı, Cambio isimli bir cafe, Papito isimli bir krepçi, Happy Buddha isimli bir Meksika yemeği büfesi, ve Bar 31 isimli bir de bar bulunuyor. Özellikle Patito’nun Nutella ve muzlu krepini çok beğendik 🙂

Mekanlardaki fiyatlar genelde çok yüksek değil, 30-40RMB civarına yiyeceğinizi veya içeceğinizi alabiliyorunuz. Cumartesi öğleden sonra gittik ve mekan epeyce boştu. Yeni açıldığından dolayı olduğunu düşünmek istiyorum yoksa yukarıda bahsettiğim gibi bir sona doğru ilerleyebilir. Öte yandan çeşitli organizasyonlara ev sahipliği yaptığını da öğrendik bu mekanın. Umarım ömrü kısa sürmez ve kreplerini yemeye devam edebiliriz 🙂


Şanghay’da Avustralya Vizesi Almak

Geçtiğimiz sene yaptığımız ziyaretten sonra bir anda favori ülkelerimiz sıralamasında bir numaraya yerleşen (ve hala yerini koruyan) Avustralya ile ilgili bir yazı daha yazmak istedim. Bu yazıda, eğer Çin’de yaşıyor ve Avustralyayı turistik amaçlı ziyaret etmek istiyorsanız, ilgili vizeyi almak için neler yapmanız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

Avustralya için turist vizesi almayı düşünüyorsanız başvurmanız gereken vize tipi “Visitor visa (subclass 600)” olarak geçiyor. Başvurunuz ile ilgili olarak öncelikle yetkili aracı kurum olan VFS Global’ın web sitesine girmeniz gerekiyor. Vize için toplamanız gereken belgeleri bu siteden öğrenebilir ve bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Burada madde madde belirtmek gerekirse:

  • İsmi “Form 1419” olarak geçen turistik vize başvuru formunu indirip dolduruyoruz.
  • İsmi “Form 54” olarak aile düzeni formunu indirip dolduruyoruz.
  • Pasaportumuzun bio-data sayfasının (fotoğrafın olduğu sayfa) biri renki, biri siyah-beyaz iki kopyasını çıkarıyoruz.
  • Eğer ilk Avustralya vizesi başvurumuzsa, pasaportun vize/mühür/imza olan tüm sayfalarının renkli kopyalarını çıkarıyoruz.
  • Nüfus cüzdanımızın önlü/arkalı renkli fotokopisini çıkarıyoruz.
  • Bir adet beyaz arka planlı vesikalık fotoğrafı da ekliyoruz başvurumuza.
  • Eğer ilk Avustralya vizesi başvurumuzsa, aşağıdaki finansal durumumuzu gösteren belgeleri
    • Banka hesabındaki bakiyeyi ve hesap hareketlerini gösteren hesap cüzdanı kopyası
    • Belli bir zaman periyodundaki maaş dekontlarının kopyaları
    • Diğer sahip olduklarınızı gösteren finansal gösteren kanıtlar
  • İşyerimizden alacağımız antetli kağıda basılmış, mühürlenip imzalanmış bir belge. Bu belgede yer alacak metin aşağıdaki bilgileri içeriyor olmalı:
    • İş yerindeki pozisyonunuz
    • Ne zamandan beri orada çalıştığınız
    • Maaşınız
    • Avustralya seyahati için izninizin onaylandığı
    • Belgeyi hazırlayan kişinin (genelde İK departmanı) ismi ve iletişim bilgileri

Gördüğünüz gibi ilk başvuruda, özelikle finansal durumunuz ile ilgili, biraz fazla belge isteniyor ama ikinci vizeden itibaren başvuru süreci epey basitleşiyor 🙂 Bu arada Avustralya vizesi başvuru sürecinin en güzel tarafını söyleyeyim. Vizeniz elektronik vize (e-vize) olarak hazırlandığından pasaportunuzu bırakmanıza gerek kalmıyor. 

Belgelerimizi hazırladıktan sonra gene VFS Global web sitesinden randevumuzu almamız gerekiyor. Randevumuzu aldıktan sonra seçtiğimiz gün ve saatte VFS Global’ın Avustralya Vize Acentesi’nin yolunu tutuyoruz. Şanghay’da oturanlar için acentenin adresi “No. 213, Middle Sichuan Rd”. Burada bulunan Jiushi Commercial Building içerisinde zaten epeyce ülkenin vize acentesi mevcut, Avustralya için ikinci kata çıkmanız gerekiyor. Kapıda sıra numarası almadan önce ordaki kızlara aldığınız randevunun çıktısını vermeyi unutmayın, yoksa sizi randevu almadan gelenlerle aynı sıraya sokuyorlar ve epey beklemeniz gerekiyor. Randevu numaranız ile alacağınız sıra no size epeyce zaman kazandırıyor 🙂

Sıra size gelince görevli memur belgelerinizi kontrol ediyor ve herşeyin eksiksiz olduğundan (örneğin fotoğrafınızda bir sorun varsa sizi aynı katta bulunan fotoğrafçıya yeni vesikalık fotoğraf çekimi için yönlendiriyor vs.) emin oluyor. Eğer herhangi bir sorun yoksa sizden vize başvuru ücreti olarak 700RMB alıyor, başvurunuzun girişini yapıyor ve size başvuru takibi yapabileceğiniz minik bir belge veriyor. Sonuç olarak, tüm hazırladığınız belgeleri teslim ediyor, pasaportunuzu geri alıyor, parayı ödüyor ve mekanı terk ediyor, yan taraftaki Starbucks’ta kahvenizi içmeye gidiyorsunuz 🙂

Vizeniz e-vize olduğu için olumlu veya olumsuz cevap size en geç 2-3 hafta içerisinde email ile gönderilecek. Bu bağlamda email adresinizin doğru olarak sisteme girildiğinden emin olmanız gerekiyor. Belgelerinizde herhangi bir sıkıntı yoksa vizeniz büyük ihtimalle onaylanacaktır. Her ihtimale karşı onay mailinde gönderilen belgenin çıktısını alıp Avustralya seyahatiniz boyunca yanınızda taşımanızı da tavsiye ederim.

Avustralya Vizesi için Çin’den başvuru sürecini anlaşılır bir şekilde açıkladığımı umuyorum. Burda yazanların dışında atladığım noktalar varsa yorum girip sorarsanız elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Tüm vize başvurularınız için kolaylıklar diliyorum 🙂


Şanghay’dan Huzhou’ya Kaplıca Tatili

Bildiğiniz gibi yaklaşık 6 hafta sonra, Ocak ayının sonunda, Çin Yeni Yılı’na gireceğiz. Aşağıdaki yazı bizim taa geçen Çin Yeni Yılı haftasında yaptığımız aktivitenin kısa bir özetini içeriyor. Sevgili eşim Müge bu yazıyı epey zaman önce yazmıştı fakat ben fotoğrafları eklemeye üşendiğim için yayınlamayı ertelemiştim, daha sonra da tamamen unutmuşum 🙂 Neyse ki, bir sonraki Çin Yeni Yılına girmeden evvel aklıma geldi Mügeciğimin bu yazısı ve gerekli işlemleri tamamlayıp sizlerle paylaşmaya karar verdim hemen. Şanghay yakınlarında kaplıca ziyareti yapmak istiyorsanız bu yazı epey işinize yarayacak. Müge’ye sonsuz teşekkürler, sizlere de iyi okumalar 🙂

Bundan yaklaşık 4 -5 sene önce Çin Yeni Yılları bizim için mutlaka ülke dışına çıkılması gereken bir fırsat olarak görülürdü. Bunların sebeplerinden ilki kendimizi ya kışın soğuğundan sıcak bir yere atarak iliklerimize kadar ısınmak ya da kar görebileceğimiz bir yerlere giderek kışın gerçek tadını çıkarmak olurdu. İkinci sebep ise Çin halkının kendi yılbaşılarını çılgınca kutlamalarına şahit olmamak. Çılgınca dememdeki maksat nerdeyse Çin Yeni Yılı haftasında her gece atılan havai fişek ve devamlı atılan çatapatlar. Öyleki gece atılanlar yetmezmiş gibi bir de sabah erkenden kalkıp fişek atmaya devam ederlerdi. Sonucunda da siz bu gürültülerden dolayı uykusuz kalır, üstüne de bayağı kirlenmiş hatta göz gözü görmeyen bir hava ile ne yapacağınızı şaşırır bütün gün evde takılırdınız. Bir de Çin Yeni Yılı haftası içinde bir para gecesi vardı ki insanlar o gece cidden havai fişek atma konusunda birbirleriyle yarışa girerlerdi. Durum böyle olunca da Çin Yeni Yılında en azından Asya’da bir yerlere kaçmak farz sayılırdı. Hoş eğer erken rezervasyon yaptırmamışsanız yapmak istediğiniz kaçamak size epeyce pahalıya da gelebilirdi. Ama zamanla bu tecrübeden mutlaka ders alır sonraki senelere planlı programlı yaklaşırdınız 🙂

Biz de yıllar içerisinde elimizden geldikçe bir yerlere kaçmaya çalışmıştık. Ama son iki senedir ya üşengeçlikten ya da iş yoğunluğundan Şangay’da Çin Yeni Yılına girer olduk. Ve aslında Şangay’da kalmanın pek de eskisi kadar zorlu olmadığını gördük. Bunu fırsat bilerek bu seneki Çin Yeni Yıl’ı için sevgili eşimin erkek kardeşi ve sevgili kız arkadaşını misafir ettik. Şangay’ın boş sokaklarında bisiklet bindik, havanın güzel ve temiz olması sonucu da dışarda kafelerde oturduk (Şangay belediyesi artık havai fişek gösterilerine izin vermiyor) ve bol bol gezdik. Bazı restoranlar tatil dolayısıyla kapalı olsa da açık olanlar arasından güzel seçimler yaptık. Misafirlerimize bu güzel Şangay tecrübesini yaşattıktan sonra da dedik ki hep beraber bir de Çinde kaplıca keyfi yapalım. Sevgili eşimin bir kaç araştırması sonucunda Şangay’a trenle 1 buçuk saat ya da araba ile 1 saat uzaklıkta olan Huzhou’ya gitmeye karar verdik. Aslında Çinde kaplıca için gidilebilecek bir kaç farklı opsiyon var. Biz hem yakın olmasını hem de ilginç bir tecrübe olması için Huzhou’yu seçtik 🙂

Huzhou’nun tarihine kısaca bakacak olursak; yaklaşık 2.8 milyon nüfusa sahip olan şehir Zhejiang Eyaleti’nin kuzey tarafında kalmakta. Hangzhou’dan sadece 75 km, Shanghai’dan ise 166km uzaklıkta. Merkezi Tai Hu ya da diğer adıyla Tai Gölünün 10 km güneyinde bulunmakta (Tai Gölü Çin’in 3.cü büyük temiz su gölü) 2200 yıllık tarihi bulunan vilayet önce Chu Kraliyeti, sonrasında da Sui Hanedanlığı tarafından yönetilmiş. Bugünkü ismini de Taihu gölüne olan yakınlığından dolayı almış.

Huzhou’da gezilecek yerler; biz zaman kısıtlığından sadece Nanxun Ancient City’de zaman geçirdik 🙂

Sheraton Hotel : Otel mimarisi ve de içinde bulunan 20’den fazla kaplıca havuzu ile bir gece iki günlük geziler için ideal. Otelde, farklı sıcaklıktaki havuz ve de tropik ortamıyla uzun süre vakit geçirebileceğiniz ya da isterseniz size özel otel villalarının arka bahçesinde bulunan mini kaplıca havuzunda arkadaşlarınız ya da aileniz ile sakinliğin tadını çıkarıp, evde masaj ya da Çinlilerin ünlü oyunu Majong oynayabileceğiniz bir ortam kurmuşlar müşterileri için. Arta kalan vaktinizde otelin bulunduğu göl etrafında yürüyüş yapmak, yine o civarlarda bulunan kafelerde dışarda oturup hem etrafın tadını hem de Çin’li turistlerin birbirinden ilginç selfie tarzları izleyebilirsiniz 🙂 Akşam yemeği için, ya otel restorantlarından birini ya da yine civarda bulunan Çin restorantları tercih edebilinir.

Nanxun Ancient City (antik şehir) : Huzhou’da gezilmesi gereken yerlerden biri de Nanxun Old Town adıyla da geçen Nanxun antik şehir. Yine bir kanal etrafindaki irili ufaklı ev ya da dükkanlarıyla yerli ve yabancı turistlere hizmet veren, lokal Çin kültürünü yakından görebileceğiniz, kanalda bot turu yapabileceğiniz, hatta farklı Çin sokak atıştırmalıklarını deneyebileceğiniz güzel bir ortam. Çin Yeni Yılı tatil kalabalıklığı belli bir zaman sonra sizi bunaltsada kendinizi ufak ama ferah bir alana atmanız mümkün 🙂 Burada bulunan Lotus bahçesi de mutlaka görülmeli. Hoş bizim şansımıza maalesef bahçe tamamen kurumuş idi ama olsun, baharda bahçe tekrar kendine gelecektir. Burada da bir kaç saat geçirdikten sonra biz bu sefer araba ile Şangay’a dönüş yolculuğumuzu yapıp kaldımız yerden Şangay içi gezilerimize devam ettik. Ama siz isterseniz yine buralara yakın olan başka lokasyonlara da bakabilirsiniz.


Şanghay’da Türk Lokantası (Urban Grill)

Açılmasının üzerinden epey zaman geçen ve Mügeyle beraber sıkça uğradığımız bu Türk restoranını siteye yazmam, son aylardaki tembelliğim nedeniyle, anca bugüne kaldı. Gene de Urban Grill için sanırım hala Şanghay’ın en yeni Türk restoranı diyebiliriz. Türk ve Yunan ortaklar tarafından işletilen ve mutfağında bir Türk şef de barındıran bu mekanın, son zamanlardaki favorimiz olduğunu söyleyebilirim. Favorimiz oluşu iki nedene bağlı aslında, öncelikle tabii ki lezzetli yemekleri. Bir diğer neden ise, ki yemeklerinin lezzeti kadar önemli bir neden bizim için, o da Urban Grill’in konumu 🙂 

Urban Grill’in adresi “127 Anyuan Rd,  near Changhua Rd” olarak geçiyor. Bu iki caddenin kesişimine çok yakın bir yerde. Konum olarak bizim eve yakın olmasının yanı sıra, spor için gittiğimiz Anken Life adlı spor merkezinin hemen arkasında yer alıyor. Yani Müge’nin boksa benim crossfit‘e gittiğim bir akşam, evde de yemek yoksa, spor sonrası büyük ihtimalle soluğu burada alıyoruz diyebilirim 🙂 Metro ile gidecekseniz, yeni açılan 13 no’lu hattın Jiangning Road adlı istasyonundan 3-5 dk’lık yürüme ile Urban Grill’e ulaşabilirsiniz.

Menüsünde epeyce seçenek bulunnan Urban Grill’de mutlaka seveceğiniz (veya özlediğiniz) bir şeyler bulacaksınız. Benim kişisel favorilerim kuzu etli humus, gavurdağı salatası ve kuzu pirzola. Bazen spor sonrası sadece et yemek için bile (maksat protein olsun!) gittiğim oluyor. Müge ise lahmacununu çok seviyor. Bunların dışında pideden köfteye, ayrandan şiş kebaba, bir çok lezzet mevcut. Ve tabii yemek sonrası ince belli bardakta gelen Türk çayını da unutmamak lazım 🙂 Garsonlar güleryüzlü, servis gayet hızlı. Mekanın Türk ortakları da genelde akşamları orada oluyor ve gerektiğinde size yardımcı oluyorlar. Kendileri de aynı bizim gibi sporun ve sporcunun dostu insanlar 🙂

Son olarak Urban Grill’i finansal açıdan değerlendirmeye çalışayım 🙂 Şanghay’daki Türk restoranlarının fiyat politikası aşağı yukarı birbirine yakın, Urban Grill de aynı şekilde “ne ucuz, ne çok pahalı” diyebileceğim bir çizgide yer alıyor. Alkol almadığınızı varsayarsak, normal bir öğün için kişi başı ortalama 200RMB civarı hesap ödenecektir. Açlık durumunuza göre bunun altı veya üstü de mümkün tabii. Yakında haftasonu kahvaltısının da başlayacağının haberini vererek Urban Grill ile ilgili yazımı tamamlayayım. [Epeydir yazı yazmıyordum paslanmışım resmen, hatam olduysa affola 🙂 ]

Urban Grill

Adres: 127 Anyuan Rd,  near Changhua Rd

安远路127号, 近昌化路

Metro: 13 no’lu hat, Jiangning Road İstasyonu, 3 no’lu çıkış

Tel: +86 21 5271 6373


Şanghay’da Ehliyet Başvurusu

Kararlıyım, çok yakında ben de kaldığım yerden devam edip, yazı yazmaya başlayacağım Şangay Rehberi’ne, ama biraz daha vakit var 🙂 Aşağıdaki yazı, sitenin sıkı takipçilerinden, bugüne kadar yorumlarıyla destek olan sevgili arkadaşım, bu seneki Şangay Yarı Maratonu partnerim, Erdal’ın kaleminden. Daha önce internetten aldığım yardımla “Şanghay’da Ehliyetinizi Çin Ehliyetine Çevirmek” adlı bir yazı yazmıştım. Erdal geçtiğimiz haftalarda kendi Türk ehliyetini Çin ehliyetine başarılı bir şekilde çevirdi ve yaşadığı tecrübeyi Şangay Rehberi okuyucularıyla da paylaşmak istedi; ben de bu konuda biraz ısrar etmiş olabilirim tabii 🙂 Eğer siz de Türk ehliyetinizi Çin ehliyetine çevirmek istiyorsanız Erdal’ın yaptığı şekilde süreci tamamlayabilirsiniz. Sorularınız olursa yorum olarak yazın ki, Erdal cevaplayabilsin 🙂 Erdal’a bu değerli paylaşımı için çok teşekkür ediyorum.

Ehliyete başvurma konusunda benim yaptığım biraz pahalı ama temiz iş, hele ki benim gibi Çince bilmiyorsanız. Evimin karşısında gördüğüm muameleci ofisiyle başladı ehliyet alma işlemlerim. Aslında benim ehliyet alma amacım farklı ama neyse o buranın konusu değil. 1200RMB, 1 fotoğraf ve pasaportunuzla işlemlerinizi yapmaya başlıyorlar. Bu aşamada işlemleri yapan kişiyle anlaşmak biraz zor oluyor ama Androidler ve iPhone’lar sağolsun, 2 kişi karşılıklı ellerinde telefon çok güzel anlaşabiliyor. 10 sene önce Çince bilmiyorsan ekmek almak bile sorundu. Bu yazıma; “kardeşim 10 yıl yaşadın da Çince öğrenemedin mi, ne ayıp” diyenler olabilir, açıklık getireyim; 10 yıl değil, 10 yıl önce yaşadım, onun için 10 yıl yaşayıp hala Çince öğrenmeyenlere “Ne Ayıp!” deme hakkımı saklı tutuyorum.

İlk gün ofis işlemleriniz bittikten sonra göz muayenesi için sizi hastaneye götürüyorlar ve uzak görme kontrolü ve renk körlüğü kontrolü yapılıyor. Daha sonra tekrar ofise dönüp, size çalışabilmeniz için soru bankası linki veriyorlar. 936 soruluk bir soru-cevap havuzu. Yaklaşık 1 hafta sonra sizi tekrar ofise çağırıyorlar ve yanınızda bir muameleciyle birlikte Trafik Bürosu’na gidiyorsunuz. Buradan sonraki aşama Türkiye’den çok alışık olduğumuz bir manzara. Muameleci herkesle kanka durumunda, her kapıyı açıyor. Kuyrukların hiçbir önemi yok. Görevli polisten numaratörden sıra bekleme fişi isterken “Eyvah, bu kuyruğu mu bekleyeceğiz” derken, bir bakıyorsunuz sıra size gelmiş! Tüm bunlar olurken, kendinize hiç “bunca insan beklerken bize nasıl hemen sıra geldi” diye düşünmüyorsunuz elbet, bizim de gayet aşina olduğumuz durumlar zira.

Trafik ofisinde, siz otururken muameleci gerekli başvuruları yapıyor, sizin dâhil olduğunuz ilk bölüm fotoğraf çektirme aşaması ve en sonda da tüm evraklarla birlikte trafik polisinin karşısına oturduğunuz bölüm. Eğer güzel bir bayan trafik polisine denk geldinizse bu bölüm de sıkıcı geçmiyor. Ben şanslıydım! Trafik polisinin klavye üzerinde ahenkle hareket eden her tırnağına, nasıl yaptığını anlayamadığım farklı renklerdeki mutlu yüz ifadelerini incelemek epey vaktimi aldı ve sonra derken orada bulunma sebebimi hatırladım tekrar ve dikkatimi birden, polisin ehliyetimi farklı bir ışıkla nasıl da detaylı incelediği çekti. Tüm bu işlemler bittikten sonra polis, takvimden gün ve saat seçmemi istediğinde bunun sınav gün ve saati anlamına geldiği konusunda hiçbir tereddüttüm yoktu. Esprili yaklaşımlardan sonra sınava hazırlanma süreci için de söyleyebileceğim şeyler, kesinlikle çalışmanız gerektiği! Sınavda 100 soru soruluyor ve 90 tanesine cevap verebilirseniz sınavı geçebiliyorsunuz. Hiç çalışmadan alabileceğiniz puan 68-75 arası bir puan. Fark, bizim trafik kurallarımızda bulunmayan ancak Çin Trafik Kanunlarında yer alan farklı işaret ve kurallardan kaynaklanıyor. Eğer uzun yıllardır burada yaşıyor, çevreye çok dikkatli ve yollarda gide gele yol işaretlerine ve tabelalara aşina olduysanız yüzdeniz artabilir tabii.

Sınav saatimi sabah 10:00’a aldığım için 9:30’da muamelecinin ofisinde hazır bulunmam söylendi. Bu arada muameleciyi beklerken yabancılara 1200RMB olan tarifenin Çinlilere 620RMB olduğunu fark ettim. Çinli eşiniz veya sevgiliniz varsa sanırım indirimli tarifeye tabii olabilirsiniz, yoksa Çince konuşmanızın fiyata etkisi olmuyor.

Muameleciyle birlikte ilk işlemlerimin yapıldığı binaya gittik. Sınav 3. katta gerçekleşiyor. 10-12 adet bilgisayarın olduğu bir salonda ehliyet ve pasaportunuzla birlikte muamelecide bulunan evraklarınızı da teslim alıp, 5 dk. kadar beklettikten sonra bir bilgisayarın başına geçip 100 soruluk testi çözmeye başlıyorsunuz. 45 dakikada, 90 soruya doğru cevap verirseniz sınavı başarıyla geçmiş oluyorsunuz. Soruları bitirdiğinizde sınav ekranında “hand in” butonuna tıkladığınızda geçip, kaldığınızı ekranda hemen görüyorsunuz. Geçtiyseniz hemen ehliyetiniz hazırlanıp 10 dakikalık bir beklemenin ardından hemen veriliyor. Başarısız olduysanız, tekrar 2.kata dönüp (ilk sınav tarihinizin verildiği yer) 2. sınav için tekrar randevu alıyorsunuz. Muamelecinin bana söylediği sınavın hemen ardından 2. bir sınav daha yapıldığı, o da başarısız olursa bir sonraki hafta için tekrar randevu alındığı. Ben ilk seferde geçtiğim için bu aşamaları bilmiyorum. Tecrübe edenler varsa, paylaşırlarsa faydalı olur. Çekinmeyin, yazın çünkü ilk seferlerde basarisiz olmak da çok normal, şöyle ki; sanırım Çinceden, İngilizce’ye çeviri olduğu için bazı cevaplar birbirine çok yakın, bir de Türkçe yorumlayınca “e bu ikisi ayni cevap” diyorsunuz. Bunun gibi 3-5 yanlış cevaplasınız, 5-6 da hatırlayamadığınızdan yanlış yapsanız hoop kaldınız. Türk ehliyeti olanlar ve uzun yıllar aktif araç kullanan kişiler için 100 soruluk test kolay gibi gözükse de ülkemizde kullanılmayan ya da orada farklı, burada farklı anlamı olan birçok trafik kural ve işaretleri var. Yani soruları cevaplarken aldanmak çok kolay, dikkat!
Hepinize işlerinizde, öğrenim hayatınızda, sürücü sınavınızda başarılar, esenlikler dilerim.


Şanghaylı Taksici Anlatıyor

Şanghay Rehberi’ni yakından takip edenler, meşhur “Şanghay Maratonu” yazısını kaleme alan sevgili arkadaşımız Burcu’yu hatırlayacaktır.. Kuvvetli bir kaleme sahip olan Burcu, maraton yazısının ardından etkileyici başka bir yazıyla Rehber’e dönüş yaptı.. Şanghay’ın ünlü taksilerini ve taksicilerini hepiniz duymuşsunuzdur, ama Şanghaylı bir taksicinin ağzından kendilerini ve biricik memleketleri Şanghay’ı hiç dinlediniz mi? İşte bu olanağı size Burcu sağlıyor 🙂 Ben de kendisine teşekkür ediyor ve sizi bu güzel yazıyla baş başa bırakıyorum.

BİZ ŞANGHAYLILAR

Şanghay Rehberi’nin aziz takipçileri!

Bu Rehber’den Şanghay hakkında bilgi edinmeye çalıştığınızı öğrendim. Biraz bakındım sayfalara. Fena değil, ama eksik. Bir Şanghaylı’nın görüşlerine yer verilmemiş mesela. Hep siz Türkler’in tavsiyeleri ve izlenimleri anlatılmış. Olmaz böyle. Ben bu şehirde 15 yıldır direksiyon sallayan Şanghaylı bir taksiciyim. Biraz da benim anlatacaklarımı dinleyin, derim.

1

“Takma kafana ahbap, kartları kader karıştırır, sen de oynarsın” dedi bir ses.
Dönüp baktım, partal bir kartal.
“Ne demek bu?”
“Eski bir Çin atasözü”*

Evvela söyleyeyim, biz Şanghaylılar, kendimize Çinli demeyiz. Nüfusumuz, dilimiz, gelişmiş şehrimiz ve istihdamımızla biz ayrı bir cumhuriyet gibiyiz. Büyüklerim yanlış anlamasın, tek Çin politikasına da tehdit değiliz. Çin’in diğer şehirlerinden farklıyız, demek istiyorum. Taşrada burayı pek sevmezler. Kibirli ve fazla kendine güvenli buluyorlarmış bizleri. Kulağıma geliyor lafları. Sizin orda da söz var mı, kedinin ulaşamadığı ciğerle alakalı?

Bizim farkımız, tarihimizde saklı. Şanghaylı balıkçı büyükbüyükbabam anlatırdı, 1900’lerin başındaki Şanghay manzarasını. Bundan 100 yıl önce de, dünyanın en önemli beş ticaret merkezinden biriymiş burası. Avrupalı ve Amerikalı koloniciler, ta o zaman Şanghay’ı Asya’nın kapitalist merkezi haline getirmişler. Kaderin cilvesine bakın ki, 1921 yılında Çin Komünist Partisi de burada yapmış ilk toplantısını.

2

Hakkını teslim edelim, şehrimiz güvenlidir. “Şanghay’da herkes, her saatte korkusuzca taksiye binebilir.” Bizim Taksiciler Birliğinin ilkesidir. Ha tabii, zaman zaman taksi bulamamaktan korkabilirsiniz. Memleketin bütün sokakbaşları zaptedilmiş, bütün taksilerine binilmiş olabilir. Maalesef ülke içinden ve dışından çok göç alıyor şehrimiz.

Sizler gibi, Şanghay’da yaşayan çok yabancı var. Benim taksiye de çokça binerler. Açıkça söylemek gerekirse, pek almak istemiyorum yabancıları arabaya. Çince bildiğini zannedeni bile adresi tarif edemiyor düzgünce. Sonra uğraş dur. Bazen dakikalarca tonlama çalışıyoruz takside müşteriyle. En iyisi adresi Çince karakterleriyle yazılı olarak göstermek. Çok şükür, benim gözlerin maşallahı var. Read more…