Şanghay’da Bisiklet Keyfi

Son aylarda artık gerçekten delilik seviyesine ulaşan ve yetkili merciileri yeni kurallar getirmek zorunda bırakan kiralık bisiklet çılgınlığına sevgili eşim Müge duyarsız kalamadı ve bununla ilgili bir yazı kaleme aldı. Kendisine teşekkürlerimi sunuyor ve sizi bu güzel yazı ile başbaşa bırakıyorum. Ben de aşağıda yorumlarımla biraz detaylandırmaya çalışacağım 🙂

Havaların güzelleşmesi ile beraber parklar bahçeler gencinden yaşlısına insanla dolup taştı. Aynı şekilde trafikte de bir canlanma oldu. Ama bu canlanma havanın ısınmasından çok kışın piyasaya sürülen Mobike bisikletlerinin Şangay halkı tarafından beğenilmesi üzerine, diğer bir kaç şirketin (başta Ofo olmak üzere) tabii ki en hızlı şekilde bu modayı takip edip kendi bisikletlerini piyasaya sürmeleri ile devam etti. Peki nedir bu bisikletlerin kerameti? Ben size olayı benim de çok severek kullandığım Mobike üzerinden anlatayım.

Şu an Şangay’ın herhangi bir köşesinde bulabileceğiniz bu bisikletler herkesin kullanımına açık. Yapmanız gereken tek şey telefonunuza Mobike uygulaması kurmak. Sonrasında bu uygulama yardımıyla size en yakın Mobike bisikletini bulup, yine bu uygulama ile bisikletin numarasını scan etmek. Bu işlemden sonra bisiklet sizin. İşiniz bittikten sonra bisikleti kaldırım üzerinde bisiklet park edilebilir işaretli alanı içersinde kilitleyip bırakmanız. Sepetli hafif ve sepetsiz modelleriyle piyasaya sürülen Mobike’lar sizden çok fazla Çince de istemiyor.

1 RMB ya da 0.50 RMB olan fiyatlar ise tamamen çılgınlık 😉 Kendi bisikletim olmasına rağmen kolay sürümü, her yerde rahatça bulunması, rahat park edilmesi ve de bisikletim acaba çalınır mı sorusunu tamamen kafanızdan atmanızı sağlamasından ötürü benim favorim. Özellikle hafta sonları nerdeyse %40 ya da %50 Mobike kullanımını eminim sizler de farketmişsinizdir. Geri kalan %50 ise diğer markalar tarafından paylaşılmakta.

Tabii bu fırsatın Şangay halkına tek sıkıntısı bisikletlerin fazlalığı nedeniyle yaya kaldırımlarının ağzına kadar bu bisikletlerle dolup taşması. Öyle ki bisikletleri birbirlerinin üstüne ya da yol kenarlarına atmaya başlamışlar. Bu da bu tarz bisikletlerin ne kadar kullanımda kalabileceğini merak ettiriyor (Şangay belediyesi duyarsız kalmaz) Onlar bu işe el koyana kadar bence havaların tadını bu tarz bisikletlerle çıkarın.


Şanghay’da Crossfit Salonu (Reebok Crossfit MeWellness)

Geçtiğimiz sene sonlarında özellikle eve yakınlığı nedeniyle başladığım Crossfit macerası epeyce hoşuma gitmişti.. Basketbol, koşu, masa tenisi vs. derken çok da düzenli bir “öğrenci” olamamıştım ama bu sporun genel konseptini sevmiş ve devam etmeye karar vermiştim.. Ekim ayı başında aldığım haber bana, site de yazısını yazdığım, crossfit salonunun kapandığını, bir süre sonra başka bir lokasyonda yeniden açılacağını söylüyordu.. İlk duyduğumda üzülmüştüm bu duruma, şu an ise iyi olmuş da kapanmış diyorum aslında 🙂 Nedeni ise yeni başladığım crossfit salonunu ve oradaki ortamı çok daha fazla sevmiş olmam 🙂

Yaklaşık üç hafta önce gitmeye başladığım bu mekanın adı “Reebok Crossfit Mewellness”. İşin güzel tarafı lokasyonu bize çok uzak değil.. “667 Changhua Road” adresinde, Anyuan Road kesişimine yakın bir noktada bulunuyor MeWellness.. Evden buraya bisikletle hızlıca gidip gelebiliyorum, böylece ekstradan bir egzersiz de yapmış oluyorum, bu da başka bir avantaj benim için 🙂 Bu spor salonunu Anken Life adlı renove edilerek bir spor kompleksi haline getirilmiş bir binanın içinde bulunuyor.. Burada sadece crossfit değil, spinning (Becycle), boks (Aboro Academy), yoga-pilates (MT Studio) yapabilir, çocuğunuzu oyun alanına (Little Bugz) bırakabilir, çıkışta gene aynı mekanda karnınızı doyurabilirsiniz..

Reebok Crossfit Mewellness’in sahibi uzun zamandır Şanghay’da yaşayan bir Türk, ismi Murat Erbaytan.. Evet, doğru duydunuz, Şanghay’da sadece ticaret, restoran değil; spor alanında da bir işletmecimiz var 🙂 Murat, lisanslı crossfit eğitmeni olarak Me Wellness’taki derslerin bir çoğunu kendisi yaptırıyor.. Derse gelenlerle yakından ilgileniyor, hataları düzeltiyor, moral motivasyon sağlıyor.. Arada aynı dili konuşuyor olmanın avantajı ile ekstradan da yardımcı oluyor bana sağolsun 🙂 Murat’ın dışında derslere giren iki adet eğitmen daha mevcut, onlar da aynı şekilde pozitif kişiliğe sahip ilgili ve bilgili eğitmenler..

Mekana üye olduktan sonra email adresinize gönderilen kullanıcı adı ve şifre ile haftalık takvime bilgisayarınızdan veya telefonunuzdan ulaşabiliyor, mevcut dersleri görüyor ve istediğiniz derse kaydınızı yaptırıyorsunuz.. Derse zamanında gelmek önemli yoksa cezası var 🙂 Özellikle haftasonu sabahları yapılan Bootcamp dersleri son derece yorucu ama bir o kadar da eğlenceli geçiyor.. Gerek Mewellness’ın gerek de içinde bulunduğu Anken Life’ın sıcak ortamı spora gitmek içinde insanı gerçekten motive ediyor.. Eğer crossfit ilginizi çekiyorsa ve zorlandığınızda ana dilinizi de konuşarak yardım alabilmek istiyorsanız Reebok Crossfit Mewellness’ı denemenizi tavsiye ederim 🙂


Şanghay Maratonu’nun Özel Hikayesi

Yaklaşık altı aydır büyük bir şevkle ve heyecanla hazırlandığımız Şangay Maratonunu geçtiğimiz haftalarda başarıyla tamamladık.. Maratonun çok özel hikayesini sevgili arkadaşımız Burcu kaleme aldı.. Kendisinin duygu dolu yazısını aşağıda okuyabilirsiniz 🙂 Ayırdığı vakit, verdiği emek ve bu güzel yazı için kendisine teşekkürü borç bilirim.. Lütfen sizler de yorumlarınızı esirgemeyin 🙂

Havada Durdum, Şahitlerim Var

Dünya’nın en kalabalık ve Çin’in en büyük kenti Şanghay’da son 20 yıldır her sonbaharda “Şanghay Uluslararası Maratonu” düzenleniyor. Şehir, bu organizasyonla Bund’dan Şanghay Stadyumu’na kadar uzanan bir rotada, farklı kategorilerde koşan/yarışan on binlerce koşucuyu ağırlıyor. Her şehir maratonu gibi, Şanghay Maratonu da katılımcılara birkaç saat içinde kenti gezme ve keşfetme güzelliği sunuyor.

****

“Bütün olmak parça olmaktır, gerçek yolculuk geri dönüştür.”
Ursula K. Le Guin

Geçmişe döndüğümüzde, çoğunlukla belirli anları hatırlarız gibi geliyor bana. Duygu raptıyesiyle zihnimize çakılmış -hep aynı- resimlere bakar dururuz. Daha iyi-daha kötü diğer anılar hiç yokmuşçasına.

Son iki yıldır yaşadığım Şanghay’dan ayrılıp, bu şehirdeki günlerime gelecekten baktığım zaman neler göreceğim acaba, diye düşünüyorum bazen. İşte hep aynı resim doğuyor zihnime: Sıra sıra dizilmiş ağaçların altında uzanan Şanghay sokaklarını bir motosikletin üzerinde arşınlıyorum. Direksiyon bende değil tabii, iyice yolculuğa kapılıyorum. Başımı gökyüzüne kaldırdığımda, yalnızca birbiriyle el ele tutuşmuş ağaç dalları ile yaprakları görüyorum. Birazdan ay çıkıyor ortaya, aralarından. Yol sürdükçe, bu güzellik de böyle devam ediyor. Sokakla bütün oluyorum.

Şanghay sokakları bunu bize hep yapıyor. Şehrin kuytu köşelerine serpiştirilmiş zevkli heykellerin, havalandırma maksadıyla sokak ortasına asılmış iç çamaşırı ve pijamalar ile aynı kadraja girmesi gülümsetiyor. Derinlerine indikçe karşına ne çıkacağını asla kestiremeyeceğin huzurlu bir macera alanında başıboş ilerlemek insanı mutlu ediyor.

Anlaşılan o ki, ben Şanghay’ı sokaklarıyla zihnime yazıyorum.

Shanghai-French-Concession

****

“Bir hikayeyi yazmaya başlamak, hikayenin sadece senin için var olduğunu ilan eder. Başkalarının da aynı inancı paylaşabilmesi için hikayeyi bitirmen şarttır. Çünkü bitmemiş bir hikaye okunmaya layık değildir.”
Ali Riza Arıcan

Sevgili arkadaşlarım Dinçer ve Müge ile birlikte, bu yılki Şanghay Maratonu’nda koşmaya karar verdik. Dinçer ve ben yarı maratona (21.1 km) kaydolacaktık, Müge de 10 km koşusu ile katılacaktı bize. Durup dururken heveslenmedik aslında. Zaten kendi halimizde koşan insanlardık. Mart ayında düzenlenen Suzhou Maratonu’nda 14 km’lik kısa parkuru koşarak (yani hiç yürümeden ve durmadan 🙂 ) tamamlayabildiğimizi görünce, bitiş çizgisinden itibaren kalplerimiz Şanghay’da yarı maraton koşmak için atmaya başladı. Sevdiğimiz şehrin sevdiğimiz sokaklarında yani.

Kasım ayındaki koşu için, yaz aylarında Şanghay Luwan Stadyumu’nda antrenmanlara başladık. Luwan’da buluşamadığımızda “French Concession”da ya da sitelerimizin etrafında koşuyorduk. Ancak hazırlıklara zihnen devam etmeye karar vermiş olacağız ki, yaz bitince çalışmalarımız da bitmiş sayıldı. Üstüne bir de, maratondan bir ay önce uzun seyahatlere çıktık.

Yarı maratonun hemen öncesindeki bu dönemde yeterince antrenman yapmamak, yarış yaklaştığında “Koşamayacağım galiba, katılmasam mı acaba” endişeleriyle döndü bana. Ancak son hafta onca yoğunluğumun arasında hastaneden sağlık raporu ve maraton fuarından göğüs numarası ile koşu tişörtünü almayı başarınca, hikaye de ister istemez başlamış oldu. Fakat unutmayalım, önemli olan hikayeyi tamamlayabilmekti. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da İdeal Koşu Parkuru (Xuhui Riverside Park)

Her ne kadar spor sever biri olsam da koşuya karşı hep ön yargılı yaklaşmıştım.. İşin açıkçası biraz anlamsız, biraz rutin, biraz da sıkıcı geliyordu bana.. Ta ki geçtiğimiz senenin sonuna kadar.. Şirketi temsil etme amaçlı olarak katıldığım Şangay Mini Maraton’u (7 km) bana gösterdi ki, koşmak aslında çok da sıkıcı bir aktivite değilmiş 🙂 Kondüsyonum da, yapmaya çalıştığım diğer sporlar sağolsun, çok da kötü değilmiş.. Şu yaşıma rağmen! 🙂 Bu sene Mart ayında hedefi biraz büyüttüm ve 14km koşmaya karar verdim, ki daha 10km bile denememiştim daha önce..

Sevgili arkadaşımız Burcu ile beraber Suzhou Maratonu’na katıldık ve 14 km’lik parkuru başarı ile tamamlamasını bildik.. Koşu sonunda bize katılan gerçek koşucu arkadaşımız Ali Rıza’nın da katkılarıyla, bir sonraki hedefi biraz daha yukarı çıkarmaya karar verdik.. Kısmetse bu sene Şangay Maratonu’nda biz yarı maraton (21km) Ali Rıza ise tam maraton (42km) koşmayı deneyeceğiz, Mügeyi de ikna etmeye çalışıyorum bize katılması için 🙂 Tabii hedefi koymak işin kolay kısmı.. Hedefe giden yolda çalışmak ise işin fedakarlık isteyen kısmı.. Önümüzde yaklaşık 4-5 aylık bir süre var ve koşulacak kilometrelerce yol..

Şunu anladım ki, düzgün bir parkur olunca daha hevesli bir şekilde koşuyorum.. Evin etrafında dört sokağı defalarca koşmaktansa, biraz uzağa gidip çizgilerle ayrılmış daha uzun bir koşu pistinde koşmayı kesinlikle tercih ederim.. Siz de aynı düşüncedeyseniz Xuhui Riverside Park’ta nehir kenarında güzil bir koşu idmanı yapabilirsiniz.. Xuhui Riverside Park’a ulaşmak için 7 no’lu metro hattının Longhua Middle Road istasyonunu kullanmalısınız.. 6 no’lu çıkıştan Dongan Road’a çıkıp güney istikametinde 5 dk yürüyünce nehir kenarındaki bu parkı zaten göreceksiniz.. Taksi ile gitmek için “Dongan Lu – Longteng Dadao” demeniz gerekiyor 🙂

Nehir kenarındaki bu güzel, ince uzun park alanında güzel bir koşu parkurunun yanı sıra farklı aktiviteler de mevcut.. Örneğin biz geçen sefer koşarken Müge basketbol potalarında şut atıyordu 🙂 Tırmanma duvarında tırmananlar vardı.. Köpeklerini gezdirmeye getirenler vardı.. Özel kaykay alanında kaykay binenler vardı.. Velhasıl bir çok aktivitenin bir arada yapıldığı bir yer burası ama bence burada yapılacak en güzel şey, mümkünse sabah erken saatte, güneş etkisini göstermeden, en az bir 10 km hafif tempolu koşmak olmalı 🙂 Koşmayı sevenlere ve Şangay’da güzel bir parkur arayanlara duyurulur..


Şanghay’da Boks Okulu (Aboro Academy)

Gerek kendi sitesinde, gerek de burada epeydir yazısını göremediğiniz Mügeciğim, sonunda sessizliğini bozmaya karar verdi 🙂 Müge de benim gibi spor sever bir insan olduğu için bu yazısında yakın zamanda keşfettiği bir spor salonunu okuyacaksınız.. Boks ve benzeri spor dallarını sevenler için denenebilecek güzel bir mekan olabilir.. Eşime çok teşekkür ediyor, sizleri yazısıyla başbaşa bırakıyorum 🙂

Uzun bir aradan sonra sevgili eşimin sitesine yine spor ile ilgili iki yazı yazmaya karar verdim. Bunlardan ilki boks, kick box severlerin ilgisini çekebilecek olan Aboro Academy. Burası ile ilgili ilk haberi yaklaşık bir kaç ay önce City Weekend tarzı bir dergide görmüş ama o sıralar Çinli bir eğitmenden boks dersi aldığım için (yaklaşık 1 buçuk sene) pek ilgi göstermemiştim. Çinli eğitmenin kendi memleketine geri dönmesi bana da Aboro Academy’i daha yakından inceleme fırsatı verdi.

Öncelikle bu salonun kurucusu Londra doğumlu bayan Michele Aboro. Kendisinin toplam 5 kez Kick box , 2 kez yenilmez dünya boks ve K1 şampiyonluğu bulunmakta. Çin de 2011 yılında resmi ilk bayan hakem ünvanını da almış.Boks, Kick box, Thai boxing ve Crossfit (1.ci seviye) egitmenliği yapmakta. Neyse gelelim derslere, öncelikle bayanlar için grup boks dersleri verilmekte.

Eğer yeni başlayacak iseniz 101 dersleri ile temel vuruş teknikleri üzerine çalışmakta yaptırmaktalar. Ben 101 dersi hem ortama hem de eğitmenlere alışmak adına aldım. 101 derslerini Çinli bir eğitmenden aldık. Aldık diyorum ama Çin yeni yılı dolayısıyla eğitimde sadece 3 kişiydik ( 2 erkek ve ben) Kısmetse bir sonraki dersi Michele Aboro’dan alacağım. Lokasyona gelecek olursak ; 667 Changhua Road (Anyuan Road’a yakın) üzerindeki mekana girerken önde diğer bir Crosfit mekanını göreceksiniz. Aboro Academy hemen bu mekanın arka tarafında 2 katta bulunmakta. Duş,giyinme odası ve sauna için hemen alt katında bulunan spa merkezini kullanabilirsiniz.

Hafta arası sabah 7’den akşam 10’a, hafta sonu sabah 9’dan akşam 4’e kadar açıklar. Bu arada eğer köpekden korkan biri iseniz mekanın ofisine girerken dikkat, Michele’in 2 adet terrier cinsi (zararsız) köpeği bulunmakta. Eldiven ve sargı bantı getirmenize gerek yok. Bir seferlik giriş 250 rmb sonrası ise istediğiniz ders ya da ay sayısına göre değişmekte. Denemek isteyenlere iyi şanslar.


Şanghay’da Crossfit Salonu (Iron Dragon Crossfit)

[Güncelleme: Iron Dragon Crossfit Salonu taşındı. Artık Jingan’da değil maalesef. Hongqiao Road üzerindeki 2016 yılı Ocak ayında resmi olarak yeniden açılacak. Detaylı adres isteyenler olursa öğrenir sizi bilgilendiririm 🙂 ]

2015 yılı için kendime koyduğum hedeflerden biri de [gerçi topu topu iki hedef koydum ama olsun 🙂 ] spora daha çok vakit ayırmaktı.. Bu bağlamda düzenli olarak oynamaya çalıştığım basketbolun yanına bir kaç spor dalı daha eklemek istedim.. Bunun için de öncelikli olarak, gene düzenli olarak gidebileceğim bir spor salonu üyeliği başlatmak istedim.. Klasik spor salonlarını daha önce denemiş ve motivasyon eksikliği ile ilk bir kaç aydan sonra çok fazla devam edememiş biri olarak farklı arayışlara girdim.. Bu arayışlar sonucu verdiğim karar crossfit’e başlamak oldu.. Tabii bunda, bu yazının da konusu olan Iron Dragon isimli crossfit salonunun bizim eve olan yakınlığı da epeyce rol oynadı 🙂

Crossfit nasıl bir şeydir diyecek olanlar için kısaca ve elimden geldiğince anlatmaya çalışayım öncelikle.. Crossfit normal fitness salonlarından farklı olarak çok daha az alet kullanarak (en fazla kettleball, sağlık topu ve halter kullanılıyor) çoğu hareketin kendi vücut ağırlığınızla yapıldığı, her bir antremanın ortalama bir saat sürdüğü, toplu olarak yapılan (ve bu sayede ekstra motivasyon sağlayan), bir çok farklı hareketle vücudun hemen her bölgesini çalıştıran, kardiyo, güç ve dayanıklılığı hedefleyen, ven son yıllarda epeyce popüler hale gelen (crossfit olimpiyatları bile düzenleniyor) bir antreman şekli..

Iron Dragon Crossfit ise Şanghay’da crossfit yapmak isteyenler için en popüler iki spor salonundan bir tanesi.. Özellikle Puxi’de şehir merkezine yakın oturanlar için lokasyonu epeyce merkezi sayılır.. Changhua Road üzerinde Kanding Road kesişimini geçtikten sonra, Changping Road kesişimine gelmeden önce sol tarafta SRCB Bankasının hemen yanındaki avluya girdiğinizde ilerde girişini göreceksiniz.. Adresi “325 Changhua Road” olarak geçen Iron Dragon’a metro ile ulaşmak isteyenler için en yakın istasyon 7 no’lu hat üzerinde bulunan Changping Road istasyonu.. Buradan takribi 10 dk’lık bir yürüyüşle salona varabilirsiniz..

Eğer crossfit’e ilginiz varsa, ve en azından denemek istiyorsanız her Cumartesi saat 14:00’da “Crossfit’e Giriş” dersi/antremanı veriliyor. 100RMB karşılığında bu antremana katılıp (öncesinde info@crossfit-irondragon.com adresine mail atıp rezervasyon yapmayı unutmayın) hem mekanın kurucu ve baş antrenörü olan Mark ile tanışıp ondan temel bilgileri alabilir, hem de minik bir antreman ile kendinizi test edebilirsiniz.. Bu sayede crossfit’in size göre olup olmadığını da test etmiş olacaksınız.. Eğer size göre olduğunu düşünüp deneme dersi sonunda üyelik satın alırsanız ders ücreti olan 100RMB’yi de size iade ediyorlar 🙂 Bu arada Iron Dragon’da crossfit haricinde de farklı dersler mevcut, ilk aklıma gelenler jimnastik, olimpik halter ve muay thai. Yeni yılda sportif kararlar alanların bilgisine sunarım 🙂


Şanghay Maratonu

Sporseverlerin, özellikle de koşu-severlerin heyecanla beklediği Uluslararası Şanghay Maratonu için geri sayım başladı.. 2000 senesinden beri her yıl düzenlenen ve büyük ilgi gören bu maraton bu sene 1 Aralık Pazar günü koşulacak.. Eğer siz de maratona katılmak istiyorsanız, artık çok geç, çünkü başvuru süresi 20 Ekim’de doldu 🙂 Hemen üzülmeyin, aşağıda alternatifler var 🙂 Gerçi Çinli bir arkadaşımın söylediğine göre resmi olarak katılamasanız bile o gün sabah spor kıyafetlerinizle gidip gayrıresmi olarak koşabiliyormuşsunuz, isterseniz bir deneyin 🙂 Bu arada bir uzmanlık sorusu, maraton mesafesi ne kadardır, ve bu mesafeye nasıl karar verilmiştir? Bu soruyu Google yardımı olmadan bilene benden kocaman bir aferin 🙂

Maraton, yarı-maraton, 10km koşusu ve mini maraton olarak 4 ayrı koşu yapılacak o gün ve bugün itibariyle hala 10km koşusuna veya mini maratona kayıt yaptırabilirsiniz.. Tek yapmanız gereken 717 Huaihai Middle Road üzerinde bulunan Nike mağazasına gitmek ve kaydınızı yaptırmak.. Kişi başı 100RMB ödemeniz gerekiyor bu arada.. Bund’dan, yani nehir kenarından başlayacak olan koşulardan, mini maraton Portman Oteli’nin oralarda, 10km koşusu Fuxing Park’ta, yarı maraton ve maraton ise Şanghay Stadı’nda bitecek.. Tabii maratonun uzunluğu farklı olduğundan, rotası da biraz farklı olacak yarı maratona göre 🙂 Tüm sporseverleri 1 Aralık’ta nehir kenarına bekliyoruz 🙂