Şanghay’da Bir Çin Düğünü


İtiraf ediyorum.. Nişanlım, şirketten bir arkadaşının düğün organizasyonundan bahsettiğinde, katılmayı seve seve kabul etmemin en büyük nedenlerinden biri Çin stili düğünlerin nasıl olduğunu merak etmem ve siteye bu konuda kazandığım tecrübeleri yazmayı planlamamdı 🙂 Sonuç olarak 23 Nisan kutlamaları ile başladığımız Pazar gününü bir Çin düğünü ile sonlandırmış olduk..

Düğün organizasyonu için seçilen mekan Hongqiao Road üzerinde bulunan The Lake Restaurant idi.. 23 Nisan kutlamalarının yapıldığı SCIS ile aynı cadde üzerinde olduğuna bakmayın, bina numaralarının arasında 1000’den fazla fark var 🙂 The Lake Restaurant hemen Şanghay Hayvanat Bahçesinin yan tarafında bulunan kocaman bir bahçesi olan (tüm bahçe restorana mı ait bilmiyorum) yeşiller içerisinde bir mekan.. Hatta o yeşillikler üzerinde bir de kır düğününe şahit olduk.. Davetli olduğumuz düğünün o olduğunu sanarak yaklaştık ama tanıdık kimse göremeyince olmadığını anladık..

Düğün restoranın içinde temel olarak bir akşam yemeği ve geleneksel bazı aktivitelerden oluşuyordu.. İlk geldiğimizde henüz çok fazla kişi yoktu.. Girişte kurulan bir masada gelin ve damadın büyük boy resimleri üzerine herkes birer not yazıyor, bunun yanısıra küçük bir kağıda da aynı şekilde iyi dileklerinizi yazıp hemen yan taraftaki minik bir ağacın dalına asıyorsunuz.. Sonra organizasyon start alana kadar yemek masalarının yan tarafında bulunan masalarda geçici olarak bekliyorsunuz.. Bu arada gelinle damat zaman zaman geliyorlar ve davetlilerden “hongbao”larını alıyorlar..

“Hongbao” kırmızı zarf anlamına geliyor.. Kırmızı bir zarf gerçekten de 🙂 Ama mektup zarfı değil, biraz daha estetik bir zarf..  Buradaki düğünlerde altın takayım, beşi bir yerde alayım gibi bir uygulama yok.. Herkes kırmızı zarf içerisine koyduğu parayı gelinle damada teslim ediyor.. Ve bu uygulama takı töreni şeklinde yapılmıyor, yemek öncesinde bitirilmiş oluyor.. Zarf içerisine koyulacak para konusunda da bazı yazılı olmayan kurallar mevcutmuş.. Örnek vermek gerekirse, eğer evlenen kişi sizinle aynı seviyede iş arkadaşınızsa 200RMB konuluyormuş zarfın içine.. Yok eğer siz evlenen kişinin üstü konumunda iseniz bu sefer zarfın içine 500RMB koyulması uygunmuş..

Saat yaklaşınca davetliler yemek masalarına alınmaya başlanıyor.. 8-10 kişilk yuvarlak masalara oturuluyor, ki bu kısım bizdekine oldukça benziyor.. Benzemeyen kısım mekanda dans vs. için herhangi bir pist olmaması.. Düğün organizasyonu sadece akşam yemeği ve sahnede gelin/damat odaklı aktivitelerden oluşuyor.. Sahnede bir de ağzı laf yapan, biz ne dediğini pek anlamasak da davetlileri güldürmeyi, eğlendirmeyi başaran bir sunucu bulunuyor..

Gelin sahnenin karşı tarafında kurulan tül paravandan babasının koluna girmiş bir şekilde çıkıp sahnenin orada kendisini elinde çiçekle bekleyen damada doğru ilerliyor.. Karşılaştıklarında kısa bir konuşma faslının ardından damat diz çökerek geline çiçeği veriyor ve onu babasından teslim alıyor, sahneye çıkarıyor.. Bu arada gelinin akşam boyunca 3 ayrı gelinlik giydiğini de belirtmekte fayda var.. Bu da bizim pek alışkın olmadığımız bir gelenek.. Gelinlik masrafını üç katına çıkarmışlar resmen 🙂

Sahnede yapılan aktivitelerden bahsetmek gerekirse, gelinle damadın beraber pasta kesmesini, piramit şeklinde üst üste konulmuş kadehlere şampanya doldurmalarını, kızın babasının ve damadın yaptığı konuşmaları sayabiliriz.. Bir de tabii ki gelinin çiçeği arkası dönük bir şekilde arkasına sıralanmış bekarlara fırlatması ve bekar arkadaşların çiçeği yakalamak için epeyce bir çabalamaları.. Bu arada çiçeği yakalamayı başaran bayan ile o hengamede gözlüğü neredeyse kırılacak olan erkek sahneye davet edildiler neşeli sunucu tarafından ve kendileri baş-göz edilmeye çalışıldı bir şekilde.. Bu çöpçatanlık hadisesi de gene bizim pek alışık olmadığımız ama gördüğüm kadarıyla gayet eğlenceli olan bir aktivite..

Tüm bu sahnede yaşananlar sırasında masalara da sürekli yemek servisi yapılıyordu bu arada.. Neredeyse 10 küsür çeşit tabak geldi.. Masaların ortasında bulunan yuvarlak dönen bir platform sayesinde herkes, uzanmasına gerek kalmadan, sadece platformu döndürüp yemek istediği yiyecek önüne geldiğinde tabağına almak suretiyle akşam boyunca karnını doyurdu.. Aklımda kalan yemeklerden bahsedecek olursam, tatlı patates, balık, karides, çorba, ördek olarak sayabilirim.. Bilmediğim ve tatmadığım bir çok çeşit daha vardı tabii..

Sonuç olarak, toparlamak gerekirse, değişik bir tecrübe yaşadığımızı söyleyebilirim.. Bize benzeyen yönleriyle olsun, bizden çok farklı olan uygulamalarla olsun; herkesin mutlaka bir Çin düğününü tecrübe etmesini tavsiye ederim 🙂