Şangay’daki “ilk sezon”umuzda yaşamadığım bir tecrübeyi “ikinci sezon”umuzda yaşayayım, hem öğreneyim, hem de meraklısını bilgilendireyim dedim. Başlıktan da anlaşılacağı üzere, bir devlet hastanesi tecrübesi yaşadım. Öncelikle ciddi bir durum olmadığını, sadece yaşlı dizlerim yüzünden bu ziyareti yaptığımı söyleyeyim 🙂 Sonucunun da iyi olduğunu da hemen belirteyim ki başlığı okuyup heyecan yapan varsa (selam anne) yapmasın, sakin sakin yazıyı okusun 🙂
Sanırım 30’lu yaşlarda spor olayını çok yaptım veya belki de bilinçsiz yaptım. Örneğin, sabah yarı maraton koştuktan sonra, aynı günün akşamı ciddi bir basketbol maçı yapmak çok doğru olmayabilir. Veya akşam basketbol maçı yapıp sabahına crossfit yapmak da aynı şekilde 🙂 Velhasıl bunların da etkisi olduğunu düşündüğüm diz sağlığım Hong Kong’a taşındıktan sonra iyice alarm vermeye başladı ve orada geçirdiğimiz seneler boyunca her iki dizimden de menisküs yırtığı nedeniyle menisküs ameliyatı geçirdim.
Ameliyatlar sonrası spor sıklığını azalttım tabii ama basketbola ve koşmaya devam ettim elimden geldiğince. Şangay’a dönüş sonrası da aynı şekilde çok zorlamadan devam ediyordum bu tür egzersizlere. Tabii bazen insan biraz da zorlamak istiyor vücudu 🙂 Bir kaç kere bu şekilde çok koşmalı zıplamalı basketbol oynadıktan sonra sağ dizimde ağrı olduğunu hissettim. Bir kaç gün içinde geçiyordu ama geçmiş tecrübeleri düşünerek ciddi bir şey olup olmadığını öğrenmek istedim. Tabii bunun en garanti yolu MR çektirmek 🙂
Ada’nın okulunun “ebeveyn basketbol takımı”na girmiştim bu sene ve orda diğer babalarla çok da zorlamadan basketbol oynuyordum 🙂 Takımdan arkadaşım Philip ile konuşurken takıma eskiden gelmiş olan bir babanın Şangay’ın çok bilinen ortopedistlerinden olduğunu hatta eşinin diz ameliyatını ona yaptırdıklarını söyledi. Bana tavsiyesi, doktorun çalıştığı devlet hastenesinde doktora görünüp gerekirse MR’ı orada çektirmek şeklinde oldu. Bana da gayet mantıklı geldi 🙂 Hatta kendisi sağolsun doktor randevusu öncesi doktora mesaj atarak benden de bahsetti 🙂
Yangpu bölgesinde bulunan Xinhua Devlet Hastanesi’ne ilk gidişimde önce bir kayıt oluşturmam gerekti. Sanırım bu işlem wechat üzerinden de yapılıyor ama sadece kimlik kartı olanlar için. Ben pasaportum ile hastaneye girdim ilk kattaki gişelerden birinde sıra beklemeye başladım. Çocukluğumun Türkiye’sinden hatırladığım manzaralar gibi epey kalabalık görünen bir ortam vardı ama efektif çalışanlar sayesinde sıralar hemen ilerliyor. Pasaportunuz ve içinde Alipay olan Çin hatlı telefonunuz varsa işlemler çok kolay olacaktır. Alipay yoksa nakit ödeme de yapabilirsiniz tabii. Çin numaranız yoksa ne olur bilemiyorum 🙂
Kaydımı oluşturduktan sonra verdikleri belge ile girişteki danışma masasına giderek doktorun ismini verdim ve istediğim günü söyledim. (Daha önce online uygulama üzerinden doktorun müsait gün ve saatlerini kontrol etmiştim) Ordaki çalışan sistemden benim adıma randevuyu oluşturdu ve detaylarını yazan kağıdı verdi. İlk gün bu şekilde tamamlandı.
Muayene günü gelince önce doktorun ücretini ödemeniz gerekiyor. Gene giriş katında aynı kuyruğa girdim. Bu sefer sıra bana gelince elimdeki randevu ile ilgili kağıdı gösterdim ve muayene ücreti olan 50RMB ‘yi ödeyerek üçüncü kata çıktım. Ödeme makbuzunu ordaki çalışanlara gösterdim ve sıra numaramı bana verdiler. Bunlar normalde oradaki kiosk benzeri aletlerden yapılıyor ama bana çok Çince geldiği için insan yardımı istedim 🙂 Sıra bana gelince doktordun odasına girdim ve derdimi anlattım. Doktor önce MR sonucunu görelim diyerek bana bir MR yazdı 🙂
Ben gene aşağıya gişelere gittim, sistemde zaten MR isteği girilmişti. MR için de 400RMB gibi bir şey ödedim. Bu arada gerek MR gerek doktor muayene ücretleri özel hastanelerin onda biri kadar falan, belki daha da az 🙂 MR ücretinin makbuzunu alıp bu sefer başka bir masaya MR randevusu almaya gittim ve ordaki hemşire bana opsiyonlar vermeye başladı. İlkinin saatine çok erken, ikinciye çok geç dedim 🙂 Neyse sonunda belli bir gün ve saatte anlaştık, yaklaşık 10 gün sonra gelmek üzere hastaneye veda ettim.
MR günü gelince direkt MR işleminin yapılacağı binaya gittim. Hemen ilk katta yapılıyordu zaten. Hemşireye belgemi verdim ve bana beklemem gereken yeri söyledi. Hatta sıra bana gelmeden önce de yanıma gelip “çıkandan sonra sen gir” dedi sağolsun 🙂 Diz MR’ı konusunda epey tecrübeli olduğum için içeri girdim ve profesyonel bir MR’cı gibi gerekenleri yaptım, 10-15 dakikalık taka-tuka seslerinden sonra işlem sona erdi ve dışarı çıktım.
Hemşire sonuçların 3 gün içinde çıkacağını ve online uygulama üzerinden ulaşabileceğimi söyledi. Ben gene hastaneye gelmem gerekir diye düşünürken online uygulamaya artık girebildiğimi fark ettim. Demekki kayıt olduktan sonra pasaport ve telefon bilginizle giriş yapabiliyormuşsunuz. MR raporumu gördüm, tabii Çinceydi 🙂 İngilizceye çevirince sonuçlar iyi gibi göründü ama tabii doktordan da onay almak gerekiyordu 🙂 Bu sefer randevumu online uygulama üzerinden aldım ve günü gelince bir kez daha hastanenin yolunu tuttum.
Muayene günü gene aynı prosedür işledi, önce aşağıdan ödemeyi yapıp sonra yukarıda sıraya girdim. Doktor MR raporuna bakmadı, onun yerine MR’ın asıl hareketli görüntülerini izledi bilgisayarından ve ciddi bir sorun olmadığını spor yapmaya devam edebileceğimi söyledi. Üst bacak ve kalça kaslarını kuvvetlendirmenin de dizler için iyi olacağını hatırlattı. Kendisine teşekkür edip odadan çıktım ve bu şekilde devlet hastanesi tecrübemi noktalamış oldum 🙂
Sonuç olarak devlet hastanesi tecrübesi herkes için uygun değil, onu söyleyeyim 🙂 Özellikle Çinceniz yoksa veya yanınızda Çince bilen biri yoksa epey zorlanabilirsiniz. Benim çat pat çincem ve telefondaki çeviri uygulaması ile çok sorun yaşamadım ama Çince’ye daha sıkı eğilmem gerektiğini de görmüş oldum 🙂 Bunun yanısıra devlet hastanelerinin ne kadar kalabalık olursa olsun istenirse gayet efektif bir şekilde çalışabileceğine de tanıklık etmiş oldum diyebilirim. Gene de tabiiki Allah kimseyi hastanelere düşürmesin, ne devlet, ne özel.. diyerek yazıyı bitireyim 🙂
Öncelikle geçmiş olsun. Hatırlarsan ilk tecrübemiz Hong Kong’taki bir devlet hastanesinin acil servisinde olmuştu. Ama Şangay tecrübesi de öğretici oldu. Teşekkürler. Durmak yok spora ve yazmaya devam. Selamlar.