Şanghay Expo Fuarında Türk Esintileri


Fuar alanına girdikten sonra ister istemez Türkiye ile ilgili neler var acaba diye düşünüyor insan.. Türkiye pavyonunun olduğunu zaten biliyorduk, bunun dışında İzmir’in de Büyük Kanal Projesi’ni tanıtmak amacıyla fuarda standının olduğunu Alptekin Bey vasıtasıyla öğrendik.. İlk amacımız bu iki mekanı gezmekti..

İzmir standı fuarın Puxi tarafında, Türkiye pavyonu ise Pudong tarafında yer alıyor.. İzmir standına gitmek için UBPA B-4 binasını bulmanız gerekiyor.. “Urban Best Practice Areas”ın yani “Kentsel Uygulama Alanlarının” kısaltması olan UBPA ile ilgili 6 farklı yapı ve her birinin içerisinde bir çok şehrin projeleri yer alıyor.. İzmir B-4’ün içerisinde.. Biz ziyaret ettiğimizde henüz tam olarak hizmet vermiyor olsa da artık çalışmaların sonuna gelindiği belliydi.. İzmir’in atık sularını kilometrelerce uzunlukta bir boru hattı ile toplayıp arıtma tesislerine ulaştıran ve bu sayede İzmir Körfezi’ne hayat veren bu proje için çok güzel bir stand hazırlanmış.. Standda İzmir’den buraya gelen Ertan Bey ile konuşma fırsatı bulduk, kendisi de daha stand tamamen açılmamasına rağmen gösterilen ilgiden gayet memnundu.. Ziyaretçiler, projeyi tanıtmak için hazırlanan platformun üzerine çıkarak bir nevi İzmir’i yukarıdan inceliyorlardı.. Ertan Bey’in yakın ilgisine teşekkür edip kendisine ve ekibine başarılar dileyerek mekandan ayrıldık..

Bu arada gene Puxi tarafında bulunan yemek binasında (World Food Court) Türk yemeği yiyebileceğinizi de belirtmek isterim.. Bizim haberimiz yoktu, karnımızı doyurmak için mekanın içine girdik, bir çok ülkenin mutfakları arasında gezerken bir de baktık şiş kebap 🙂 Sadece 28RMB vererek şiş dürümün lezzetine varmanız mümkün.. Bu arada nakit geçmiyor orada, mekanın girişinde 100RMB’lik kart alıp harcamalarınızı bu kart vasıtasıyla yapıyorsunuz.. Bunu da hatırlatmış olayım.. Türk mutfağında çalışan ve gene Expo için Türkiye’den buraya gelen 2 vatandaşımızla da biraz sohbet ettikten sonra (kendilerinden öğrendiğimize göre bir de “Şişman Büfe” varmış fuarın Pudong tarafında, Kanada Pavyonu’nun yanında, orada Maraş dondurması da varmış, ama biz maalesef ziyaret etme fırsatı bulamadık) vedalaşarak fuar gezimize kaldığımız yerden devam ettik..

Pudong’a feribotla vardıktan sonra yaklaşık en az bir 20 dk yürüdükten sonra ancak Avrupa ülkelerinin pavyonlarına geliyorsunuz.. Türkiye pavyonuna geldiğimizde günün yorgunluğu iyice üzerimizdeydi artık.. Yunanistan pavyonu ile yan yana olan pavyonumuz henüz açılmamıştı, orada da gene çalışmalar son sürat devam ediyordu.. Yalnız restoran kısmı açık gibi görünüyordu, hemen sorduk ve açık olduğunu öğrenerek yukarı çıktık.. Menüde tek bir yemek seçimi var: İskender! Meşhur İskender kebabımızı fuarın yabancı ziyaretçilerine tanıtmak için mükemmel bir fırsat 🙂 Zaten içeri girdiğimizde salonda bir çok Çinli misafir çoktan tadına bakmaya başlamıştı bile.. Biz de tabiiki boş durmadık ve öğleden önce yediğimiz şiş dürümün üzerine bir de öğleden sonra İskender yiyerek günü Türk yemeği gününe çevirdik.. Bu arada Türk Pavyonu’nun başındaki Suat Bey ile de tanışma fırsatı bulduk, kendisi sağolsun yakın ilgi gösterdi, o yoğunlukta bizimle de ilgilendi.. Pazartesi günü itibarı ile pavyonun açılacağını öğrendik kendisinden.. Karnımızı doyurduktan ve mekanda çalışan arkadaşlarla vedalaştıktan sonra ülkemizin pavyonunu da terk etme zamanı gelmişti..

Ne kadar yorucu bir gün olmuş olsa da insan kendi ülkesinden bir şeyler görünce tüm yorgunluğunu unutuyor gerçekten.. İzmir standındaki ve Türk pavyonundaki çalışmalar bize gösterdi ki Expo Fuarı boyunca gururla izleyeceğimiz iki adet mekanımız olacak.. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ve başarılı bir 6 ay diliyorum kendilerine..