Şanghay’dan Sanya’ya Haftasonu Kaçamağı


Fırsat buldukça yapmaya çalıştığımız Çin içi seyahatlerimize bir tanesini daha eklemiş olmanın gururu içerisindeyiz 🙂 Geçtiğimiz haftasonu süper bir şekilde hem Mügenin doğum günü hem de benim maçımın olmadığı bir zamana denk gelince bir minik seyahat fikri geliverdi aklıma ve Müge de tabii ki hiç itiraz etmeden benimseyiverdi bu fikri 🙂

Hazır havalar da ısınmaya başlamışken denize girebileceğimiz bir yere gitmek istedik.. Öncelikle Japonya’nın sahilleriyle ünlü Okinawa bölgesini düşündük ama gerek uçak biletleri fiyatlarını gerek de hava durumu raporlarını inceleyince Okinawa gezisini bir başka bahara erteledik 🙂 Yönümüzü ülke içine çevirince deniz tatili için en mantıklı seçenek Çin’in Antalyası diyebileceğimiz Sanya oldu ve bu plana yoğunlaştık..

Tatil planını yapmaya biraz geç başladığımız için özellikle uçaklarda uygun fiyatlı bilet bulmakta zorlandık.. Otel konusunda ise TripAdvisor’daki yorumlardan faydalandık.. Daha önce de burada bahsettiğim cTrip sitesinin paket tatil opsiyonunu kullanmaya karar verdik, bu şekilde hem uçuşu hem de oteli paket halinde cTrip’ten aldığınızda size ek indirim de sağlıyorlar..

Otelin, Mügenin doğum günü oluşu nedeniyle, biraz lüks olmasını istedim ama deneme amaçlı olarak Hilton Sanya’nın fiyatlarını görünce, Mügenin aslında lüksü o kadar da çok sevmediğini hatırlayıverdim 🙂 Sonuç olarak otel seçimimizi TripAdvisor’daki listeye göre ilk 10 otel arasında bulunan (onuncu sıradan girmişti listeye ama olsun) lokasyonu hem havaalanına hem de şehir merkezine yakın olan, özel plajı olan, resimlerden güzel görünen Ocean Sonic Resort Hotel olarak belirledik..

Haftasonunu biraz uzatabilmek adına yola Cuma sabahı çıkmaya karar verdik ve saat 09:50 uçağıyla Şanghay’dan Sanya’ya doğru hareket ettik.. Yola çıktığımız gün olan 1 Haziran günü Çin’de çocuk bayramı olarak kullanılıyor.. Bu nedenle çocuklarıyla birlikte Sanya’ya gelen epeyce bir aile de vardı uçakta.. Uçuş esnasında hostesler tarafından çocuklara özel düzenlenen minik aktiviteyi de izleme şansı bulduk.. Uçakta çalınan çocuk şarkıları, çocukların şarkılara eşlik ettirilmesi, dağıtılan minik oyuncaklar, hostes kıyafeti giydirilen çocuklar vs. Derken yolculuğun nasıl geçtiğini anlayamadık.. Üç saat kadar süren yolculuk sonrası saat 13:00 gibi Sanya’ya vardık..

Bavullarımızı alıp havaalanının dışındaki taksi kuyruğuna girdik ve sıramız gelince taksiye atlayıp otelin ismini söyledik.. Burada taksimetreler 8RMB’den açılıyormuş, bunu görmüş olduk.. Yaklaşık 10-15 dakikalık ve 18RMB’lik bir yolculuk sonrası otele vardık.. Otel, Sanya Bay denen sahil şeridinde bulunan otellerden bir tanesi.. Otel binasıyla plajı arasında sahil yolu var aslında ama bizim şansımıza otelin yanıbaşındaki inşaat çalışması nedeniyle yolun o kısmını kapamışlardı ve otele giden arabalar dışında hiçbir araba geçmiyordu yoldan 🙂

Odaya yerleştikten sonra öncelikle kısa bir keşif ve fotoğraf çekme turu yaptık otel içinde ve çevresinde.. Gerek havuz başında gerek de otelin epey uzun plajında çok fazla insan olmadığını gördük.. Aslında Çinlilerin güneşten çok hoşlanmaması bu tür durumlarda epey avantajlı oluyor çünkü ne zaman hava sıcak ve güneşli olsa havuz ve deniz bomboş oluyor, biz de bu avantajı 3 gün boyunca doyasıya kullandık 🙂

İlk günün akşamında şehir merkezini gezmek istedik ve yola koyulduk.. Buraya daha önce gelen arkadaşımız Marko bana 26 no’lu otobüsle merkeze gidebileceğimizi söylemişti, çıkmadan önce resepsiyona sorduğumda ise 8 no’lu otobüsü tavsiye ettiler.. İki farklı numara olunca, “nasıl olsa otobüse binerken şoföre sorarım” diye düşünüp fazla üzerinde durmadım.. Asıl sorun bu iki otobüsün de gelmemesi oldu.. Bir süre bekledikten sonra daha fazla geç kalmayalım diyip bir taksiye atladık ve şoföre “buxingjie”ye gitmek istediğimizi söyledik.. Kısa bir yolculuk ve 19RMB’lik ödeme sonrası merkeze geldik..

Merkezde çok fazla bir şey yok, öncelikle onu söyleyeyim.. “Buxingjie” denilen yaya caddesi epey küçük ve yemek konusunda fazla bir seçenek sunmuyor.. Marko’nun deneyip beğenmemiş olduğu bir Brezilya Barbekü restoranı dışında KFC ve McDonalds seçenekleri vardı ki hiç biri kafamıza yatmadı.. Biz de bir kaç hediyelik eşya alıp, akşam yemeğini meyve ile geçiştirmek üzere hemen oradaki bir süper markete girdik.. Zaten bir süredir spora ağırlık vermeye çalıştığımız için hafif akşam yemeği fikrini hemen benimsedik 🙂

Marketin hemen girişinde kurulmuş olan standda görevli olan teyze girişken bir şekilde muhabbete başladı bizimle.. Gerçi o başlamasa da ben orada dizili olan hindistan cevizi temalı ürünleri görünce bi durup bakardım kesin.. Sanya taraflarında, iklimden kaynaklanıyor olsa gerek, hindistan cevizli epey bir ürün var gerçekten.. Hindistan cevizli kahve, hindistan cevizli minik topçuklar, kaynar suya atıp içeceğe çevirmek için hindistan cevizi tozu vs. Teyzeden üç dört tane ürün alarak kurtulabildik 🙂 Sonrasında meyve alışverişimizi yapıp marketi terkettik..

Market çıkışı otele dönmek için taksi beklemeye başladık ama görünürlerde boş taksi yoktu hiç.. Bir kaç farklı lokasyonda bekledikten sonra oraya gelirken taksinin bizi indirdiği yeri bir deneyelim dedik.. Tam oraya doğru yürürken şansımıza önümüzde bir taksi durdu, içindekiler indi ve biz hemen biniverdik.. Otelin adını söyledik, yola çıktık, az sonra taksici “otel 30RMB” şeklinde bir teklifte bulundu, daha doğrusu şansını denedi.. Benden zılgıtı yiyince yol boyu bir daha bir şey diyemedi tabii 🙂 Otele vardığımızda 21RMB’yi gösteriyordu taksimetre..

Cumartesi kalktıktan sonra kahvaltı olayını hallettik önce.. Otelin kahvaltısı daha çok lokal müşteriler düşünülerek hazırlanmış ama gene de epeyce çeşit bulmak mümkün.. Neyseki yolculuk boyutundaki Nutellalarımızı yanımızda getirmiştik 🙂 Şaşırtıcı bir şekilde kaşar peyniri (veya ona çok benzeyen bir peynir de olabilir) vardı bu arada kahvaltıda.. Kahvaltı sonrası günün büyük bölümünü geçirmeyi planladığımız havuz başına doğru yollandık 🙂

Havuz epeyce büyüktü ve çoğunlukla çok az insan kullanıyordu havuzu, özellikle güneş tepedeyken nerdeyse bomboş oluyor 🙂 Havuza kurdukları basketbol potası bizi epeyce eğlendirdi, Müge’ye bir kaç bir şey öğrettim bu sayede üstün basketbol yeteneğimi kullanarak 😉 Öğleden sonra plaja inmeye ve ordaki cafe’de bir şeyler atıştırmaya karar verdik.. Müge’yi önden yolladım ve arkasında minik bi süpriz hazırlığına başladım.. Otelin pastanesine gittim ve ordakilerle benim yarım yamalk Çincem ve onların yarım yamalak İngilizcesini kullanarak anlaşmayı başardım..

Anlaşmamıza göre minik bir pasta seçecektim, daha sonra sahile Müge’nin yanına gidecektim, onlar yaklaşık beş dakika sonra pastayı getirecekler, gerekli süslemelerini yapıp bir anda masamıza getirivereceklerdi.. Sağolsunlar planı aksatmadılar.. Ben yemek ısmarlamak için bekleyen Müge’yi oyalarken onlar da pasta işini hallettiler ve bu minik süpriz güzel bir şekilde sonuçlanmış oldu.. Hafif esen rüzgar mumu yakma ve söndürme işlemlerini biraz sekteye uğrattı ama olsun 🙂

Öğleden sonrayı da deniz kenarında geçirdikten sonra akşam yemeği hazırlıkları için hava kararmaya yakın odanın yolunu tuttuk.. Akşam yemeğini otelin Hot Pot restoranında yedik, memnun kaldığımızı söyleyebilirim, epeyce çeşit vardı, tıka basa yedik ve bir önceki akşam hafif geçirdiğimiz akşam yemeği böylece pek bir işe yaramamış oldu 🙂 Yemek çıkışı resepsiyona gidip son günümüzde görmek istediğimiz mekanlarla ilgili bilgi aldık.. Sonuç olarak otel aracını kullanarak sabah 9:00da başlayıp NanShang Tapınağı ve Tianya Haijiao’yu kapsayan sonrasında otele dönüş ve oradan havaalanına gidişi içeren tur için toplam 280RMB’ye anlaştık ve odaya döndük.. Odada ise bu sefer otelin süpriz doğum günü pastası ile karşılaştık ve bu jestlerinden dolayı kendilerini takdir ettik 🙂

Pazar sabahı yukarıdaki planı uygulamak üzere erkenden kalktık ve dışarıda mükemmel bir hava olduğunu gördük.. İkimiz de ilk an bir şey demedik ama bu havada havuz ve denizi bırakıp da kültürel bir tur yapmak epeyce gözümüzde büyüyüverdi 🙂 Kahvaltıya yürürken Müge ağzındaki baklayı çıkardı ve ben de hiç ikiletmeden resepsiyona gidip turu iptal ettim ve içimizi rahatlattım 🙂 Böylece son günümüzü de öğleden sonraya kadar otelde tembellik yapıp dinlenerek geçirdik.. Şunu anladık ki en az 4 günlük bir zaman ayırmak lazımmış buraya 🙂

Bu arada genel bir bilgi vermek gerekirse öncelikle Nanshang Tapınağı’nın girişinin 150RMB olduğunu, otele yaklaşık 40-50dk mesafede olduğunu, tapınağın bulunduğu bölgenin epey geniş olduğundan en az 1-2 saatte gezilebileceğini söyleyebilirim. Sahilin açıklarına inşa edilen büyük bir buddha heykelini ise uçaktan çektiğimiz fotoğraflarda görebilirsiniz 🙂 Öte yandan Tianya Haijiao, veya başka bir deyişle “gökyüzünün ve denizin en uç noktası” denilen yer ise sahil şeridi üzerindeki bir başka turistik nokta.. Girişi 100RMB olan bu mekandaki en çok ilgi çeken şey ise iki adet büyük kaya parçası 🙂 Eğer giderseniz üzerlerinde Tianya ve Haijiao kelimelerinin yazılı olduğu kayaların önünde fotoğraf çektirmeyi unutmayın 🙂

Hemen hemen tamamı tembellikle geçen bu üç günlük Sanya tatili için bu kadar yazı yazmayı nasıl başardım ben de anlamadım gerçekten 🙂 Sanya’da nasıl tembellik yapılacağı konusunda umarım sizleri yeteri kadar bilgilendirmişimdir.. İyi tatiller 🙂