Şanghay’da Drone Uçurmak

Son zamanlarda sık sık kulağımıza gelen bir kelime “drone”.. İnsansız hava araçlarına verilen genel isim diyebiliriz sanırım drone için.. Ülkelerin savunma sistemleri için kullandıkları büyük, karmaşık ve pahalı drone’ları bir kenara bırakırsak, benim daha ziyade ilgimi çeken hobi boyutunda olan drone’lar.. Onlar da çok ucuz değil gerçi.. İnternet üzerinde pek çok insan drone’larını uçurup çektikleri videoları paylaşıyorlar, illa ki bir yerlerde denk gelmişsinizdir.. Ben de geçtiğimiz gün ilk drone uçurma tecrübemi yaşadım ve sıcağı sıcağına paylaşmak istedim..

Kulağa kolay gibi geliyor aslında, elinizdeki kumanda ile bir hava aracını uçurmak ne kadar zor olabilir ki.. Ama beklediğinizden daha zor olduğunu görüyorsunuz kumandayı elinize alınca.. Özellikle ilk alışma evresi epey sıkıntılı 🙂 Bu arada gözünüzde çok gelişmiş bir ortam canlanmasın, kapalı bir ortamda minik/basit drone’ları uçurmaya çalışıyorsunuz öncelikle, ilk eğitimden sonra ise engelli parkura geçiyorsunuz.. Mekan çok büyük değil, üç bölüme ayırmışlar, ilk bölümde temel eğitim veriliyor, diğer iki bölümde ise engelli parkurlar mevcut..

Bu arada mekana nasıl ulaşacağınızdan bahsedeyim.. Öncelikle Hubindao isimli alışveriş merkezine gelmeniz gerekiyor.. Xintiandi’ye çok yakın olan bu alışveriş merkezi Hubin Road ile Jin’an Road’un kesişiminde yer alıyor.. Bizim yeni keşfettiğimiz bu alışveriş merkezini Şanghyalılar henüz keşfedememiş olsa gerek, çünkü ne zaman gitsek bomboş (Starbucks hariç!), pek şikayetçi olduğumuz söylenemez tabii 🙂 Alışveriş merkezinin üçüncü katına çıkınca zaten janjanlı renklerinden bu eğlence mekanının girişini göreceksiniz..

Sevgili arkadaşlarım Osman ve Ömer ile ziyaret ettik bu mekanı.. Yarım saatlik drone uçurme tecrübesi için girişte 60RMB ödemeniz gerekiyor.. Ödemeyi wechat ile yaptırmak için zorladılar bizi ama Ömer sert çıkınca nakit ödemeyi de kabul ettirebildik 🙂 Önce drone’u indirip kaldırmayı, sonra ileri-geri sağa-sola hareket ettirmeyi öğrendikten sonra engelli parkura çıkardılar bizi ve orda çemberden atlayan aslan misali drone’u çeşitli şekillerin içerisinden geçirmeye çalıştık.. Aramızda en çok beni beğenmiş olacaklar ki yarım saatin sonunda bir de büyük boy drone uçurttular bana 🙂 Yarım saatlik değişik bir tecrübeydi, drone’lara ilginiz varsa bir göz atmanızı tavsiye ederim..


Şanghay’dan Koh Phangan’a Sıcak Bir Tatil

Her ne kadar Tayland’a daha önce iki kez (Phuket ve Koh Samui) gitmiş olsak da, bu seyahatlerle ilgili siteye yazı yazma fırsatı bulamamıştım. Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiğimiz Tayland ziyaretini ise yazmaya kararlıydım. Kendimize hedef olarak seçtiğimiz Koh Phangan adasından son derece memnun ayrılınca bunu herkesle paylaşma isteğim bir kat daha arttı ve hemen bu yazıyı yazmaya başladım 🙂

Tatilinizi Tayland’da yapmak istiyorsanız karşınıza bir çok seçenek çıkıyor. Ülkenin en popüler adaları olan Phuket ve Koh Samui dışında keşfedilmeyi bekleyen irili ufaklı bir çok ada mevcut. Biz bu sefer Koh Samui yakınlarındaki Koh Phangan adasını tercih ettik. Alternatif olarak Koh Phangan yakınlarındaki Koh Tao adası da tercih edilebilir veya her iki ada tek bir tatilde aradan çıkarılabilir.

Koh Phangan adasına Çarşamba gecesi yola çıkıp bir sonraki Salı akşamı Şangay’a dönmeyi planladık. Bu bağlamda uçak biletlerini inceledik ve en mantıklı seçeneğin Singapur Havayolları’nı kullanmak olduğuna karar verdik. Alternatif olarak Bangkok, hatta Phuket aktarmalı olarak Koh Samui’ye uçan (Koh Phangan’da havaalanı olmadığı için Koh Samui’ye uçmak gerekiyor önce) bir çok uçuş bulabilirsiniz. Bizim gidiş ve dönüşümüz hafta içi olduğundan Singapur Havayollarının fiyatları da epey uygundu (hatta bu nedenle mil kazanamadık!), ve Koh Samui’ye Singapur aktarmalı uçmaya karar verdik.

Çarşambayı Perşembeye bağlayan gece saat 00:30 gibi kalkan uçağımız bizi sabahın ilk saatlerinde Singapura getirdi. Daha sonra Silk Air’e ait uçakla yaklaşık 1.5 saat süren yolculuk sonrası Koh Samui’ye vardık. Koh Phangan’da kalacağımız otelden (Buri Rasa Koh Phangan) havaalanında bizi almalarını istemiştik. Bavulları alıp çıkarken bizi bekleyen otel görevlisini gördük ve kendisi otel aracıyla bizi otelin teknesinin demirlediği iskeleye bıraktı. Otelin teknesi sabah 11:30 da hareket ediyor ve sizi kırk dakika içerisinde direk olarak otelin kumsalına bırakıyor. Alternatif olarak Koh Samui’nin ana limanına gidip Koh Phangan feribotuna binebilir, Koh Phangan limanında indikten sonra taksi tutup karayolu ile otelinize ulaşabilirsiniz.

Otel olarak seçimimizi Buri Rasa Village adlı otelden yana kullanmıştık. Genel olarak otelden son derece memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Lokasyon olarak adanın kuzeydoğusunda, daha sakin bir kesiminde kalıyor Buri Rasa. Biz de zaten çok çılgın bir çift olmadığımız için lokasyonun sakinliğini çok sevdik 🙂 Alternatif olarak adanın merkezi sayılan güney kısmındaki oteller incelenebilir. Buri Rasa’nın kumsalı ve gene kumlu/berrak denizi de çok hoşumuza gitti. Nisan ayı itibariyle hem havanın hem de deniz suyunun sıcaklığı en üst seviyedeydi, soğuk deniz sevmeyenler için ideal bir suya sahip Koh Phangan 🙂

Otelin önünde yer alan köy meydanı benzeri minik avlu, karşısında büyük HD ekranlarında spor yayını yapan bar, avludan içerilere doğru ilerledikçe sağlı sollu mağazalar ve restoranlar, bu minik bölgeyi bizim için gerçekten güzel kıldılar. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Beyin Jimnastiği (Mr. X)

Şanghay’da haftasonlarınızı bir kaç saatlik farklı bir aktiviteye ayırmak istiyorsanız bu yazıyı okumanızı şiddetle öneririm.. Geçtiğimiz hafta sonu deneme fırsatını bulduğumuz bir oyun bizi epeyce etkiledi.. Mr. X adlı bu mekana bir oyun evi, veya bir puzzle evi diyebiliriz sanırım.. Amacınız ise kilitli olduğunuz karanlık odadan bir şekilde çıkmayı başarmak.. Tabii kaba kuvvet kullanmayacaksınız odadan çıkmak için, sizden bir nevi Sherlock Holmes olmanızı bekliyorlar ve odanın içine bilmeceler yerleştiriyorlar.. Bu bilmeceleri sırasıyla çözmeniz için de size bir saat zaman veriyorlar..

Türkiye’de durum nedir bilmiyorum ama burada bu tür oyun evleri epeyce popülermiş son zamanlarda.. Bize bunu haber veren Çinli arkadaşımız Lina oldu.. Geçtiğimiz haftasonu, hazır Evren de Lina da buradayken, beraberce gidip bir deneyelim dedik.. Mr. X’in Şanghay’da bir kaç tane şubesi var, ve epeyce dolu oluyormuş tüm şubeler..  “825 Dingxi Road”  adresinde bulunan Yan’an Road kesişimine çok yakın olan şubesine gittik biz.. Gitmeden evvel Damai adlı bilet sitesinden biletlerimizi de 4-5 gün öncesinden almıştık.. Size de bu şekilde yapmanızı tavsiye ederim, çünkü istediğiniz zamana istediğiniz seviyedeki odayı ayarlamak son ana kalırsanız mümkün olmayabiliyor..

Mr. X’in içerisinde 5 ayrı oda var.. En kolay seviye 1. seviyeden, en zor seviye 5. seviyeye kadar odanızı seçebilirsiniz bilet alırken.. Biz ilk kez oynayacağımız için 1. seviyeyi seçtik ve özellikle Evrenle birlikte “ne kadar zor olabilir ki” tarzı tavırlarla odaya girdik 🙂 Bir odaya bir seansta en fazla 8 kişi girebiliyor.. Eğer 4 kişiyseniz ve o an bir 4 kişilik grup daha gelirse onları da sizinle aynı odaya alabiliyorlar.. Bu nedenle en az 5-6 kişilik bir grupla gitmek daha mantıklı gibi görünüyor.. Bir de içinizde Çincesi iyi olan biri, veya Çinli bir arkadaşınızın olması önemli, çünkü odaya ilk girdiğinizde size bilgilendirmeyi yapan adam Çince konuşuyor olacak..

İlk odaya girdiğimizde görevimiz bir şifre bulup o şifre vasıtasıyla kilitli bir kapıyı açıp ikinci odaya girmekti.. İkinci odada ise, oda girişinde bulunan lazer ışınları ile kaplı bir alandan ışınlara kesinlikle değmeden iki kişinin odanın diğer tarafına kadar ilerleyip aynı anda iki butona basması gerekiyor.. Butonlara basılınca açılan 3. odada ise sizi bir piyano ve farklı şifreler bekliyor olacak 🙂 Görevimiz 1 saat içerisinde 3. odadaki kitli kapıyı açıp oyunu bitirmekti.. Ne var ki başaramadık 🙂 Kesinlikle bir daha denemeye kararlıyız ama.. İlk kez deneyecekler için minik bir tavsiye, odalarda bulunan nesneler her zaman işinize yarayabilir, bunu sakın unutmayın 🙂


Şanghay Okyanus Akvaryumu

Şanghay gerçekten büyük bir şehir ve içerisinde bir çok turistik atraksiyon bulunduruyor. Site ziyaretçilerinden sık sık gelen sorulardan biri de Şanghay’da öncelikli olarak gezilecek turistik mekanlar konusunda tavsiye verip veremeyeceğim oluyor. Tabii ki bu konuda net bir şey söylemek yanlış olur çünkü herkesin ilgi alanları farklıdır. Kimisi tarihe meraklıdır, eski Şanghay’ı, eski Çin’i anlatacak mekanlardan hoşlanır, mesela Yu Garden‘a, Komünist Parti’nin doğduğu binaya gider.. Kimisi teknolojiye meraklıdır, üç adet imza gökdelene çıkar, Bilim ve Teknoloji Müzesi‘ne gider, Apple Store‘u ziyaret eder.. Kimisi alışveriş odaklıdır, fake market, elektronik market gezer.. Kimisi gece hayatını sever, gündüzlerini dinlenmeye, gecelerini ise Şanghay’ın gece hayatını keşfetmeye ayırır 🙂 Uzun lafın kısası, herkes kendi ilgi alanlarına göre gezecek görecek yerler bulabilir Şanghay’da, ve bu mekanların çoğu ile ilgili bilgiyi de Şangay Rehberi’nde bulabilir.. Reklamlar sona erdi 🙂

Bu kısa girizgahın ardından geçtiğimiz günlerde gezdiğimiz Şanghay’ın bir başka turistik atraksiyonundan, Şanghay Okyanus Akvaryumu’ndan bahsetmeye başlayabilirim.. Burası da, yukarıda bahsettiğim gibi, bazı kişiler için çok eğlenceli vakit geçirebilecekleri bir yer olabileceği gibi, kimileri içinse tam tersi olabilir.. Mesela biz Şanghay’da geçirdiğimiz o kadar zamanın ardından ilk kez ziyaret ettik burayı, o da Tuğçe çok istediği için 🙂 Gerçi sonuç olarak memnun kaldığımızı da söylemeliyim, Tuğçe bizi zorla sürükledi gibi bir anlam çıkmasın yani, herhangi bir pişmanlık yaşamadık 🙂

Dünyanın en büyük okyanus akvaryumlarından birisi olan Şanghay Okyanus Akvaryumu’na ulaşmak çok kolay.. Metro ile gidecekseniz 2 no’lu hattın Lujiazui istasyonunda inip yukarı çıkmanız yeterli.. İlk bakışta akvaryumu göremezseniz dert etmeyin, TV Kulesi’ni her halukarda göreceksiniz diye tahmin ediyorum 🙂 Akvaryum da hemen TV Kulesi’nin yan tarafında yer alıyor zaten.. Biz gerek havanın soğuk oluşu, gerek de Tuğçe’nin metro olayına pek ısınamaması nedeniyle taksiyi tercih ettik 🙂 Adresi taksi şoförüne “Shanghai HaiYang ShuiZuGuan” şeklinde söyledim, sanırım güzel telaffuz ettim, hemen anladı, “Pudong?” dedi, “Pudong.” dedim 🙂 Açık trafikten de faydalanarak kısa bir taksi yolculuğu sonrası Şanghay Okyanus Akvaryumu’na ulaştık.

Girişte hemen biletlerimizi alacağımız gişeye uğradık ve kişi başı 160RMB karşılığı biletlerimizi aldıktan sonra içeriye girdik.. Bu arada eğer içerideki özel besleme gösterilerini görmek istiyorsanız ya sabah 10 gibi, ya da öğleden sonra 2 gibi giriş yapmanızı öneririm.. Bu saatlerde köpek balıklarının, penguenlerin, fokların bakıcılar tarafından beslendikleri anlara tanıklık edebilirsiniz.. Biz mesela saat 14:30da başlayan penguenlerin beslenme aktivitesini izleme fırsatı yakaladık.. Hangi hayvanların beslenme aktiviteleri tam olarak saat kaçta diye merak ediyorsanız bunu hem gişedeki tabelalarda hem de içeride bulacağınız İngilizce broşürlerde görebilirsiniz..  Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Gece Hayatı (#12 – Chicha Lounge)

İrem Hanım imzalı bir yazı daha geliyor.. Kendisi sağolsun son zamanlarda siteye yardımlarını esirgemiyor.. Bu yardımların artarak devam etmesi dileklerimi sunuyor ve sizi Şanghay Gece Hayatı’nın bir başka mekanıyla başbaşa bırakıyorum 🙂

Şanghay’da gece dışarı çıkmak istiyorsunuz ama kafanız hiç o kulüp müziklerini kaldıracak durumda değil; arka fonda lounge müzikler çalan, sadece arkadaşlarla iki çift sohbet etmek, ve (en önemlisi bence) yaz akşamının ılık havasını koklamak istiyorsanız Chicha Lounge bar tam size göre o zaman… Chicha, Sinan Mansions denilen sitenin içerisindeki mekânlardan biri (alanı çok iyi bilenler için Alchemist’in yanı). Amacınız mekânın ön kapısından girip arka kapısından çıkmak olmalı 🙂

Arka bahçesi gerçekten güzel düzenlenmiş. Neyse, yerinize kurulduktan sonra, kendilerinin Latin temalı meşhur kokteyllerinden ısmarlayabilirsiniz. Ben de oraya özgü bir kokteyl içmiştim; gerçekten çok hoşuma gitmişti. İçkiden çok sunuş şekli, garsonların kibarlığı gözümden kaçmadı 🙂 (Tabi bu insanlık için küçük, Çin için büyük bir adım. O anlamda belirtmek istedim).

Alkollü içecek fiyatları 65-75 RMB arasında değişiyor. Ayrıca Cuma ve Cumartesi hariç her gün farklı bir konsept de oluşturulmuş, bu çerçevede çeşitli indirimler mevcut. En ünlüsü Pazar günü Chicha’ nın yine spesyellerinden Cheesecake Martini akşam 9’dan gece 1’e fiyat olarak 40 RMB’ ye düşüyor. Hafta içi her gün 5-7 arası Happy Hour denilen aktivite de yine bazı içkiler aynı fiyatla müşterilere sunuluyor.

Eğer çok açsanız ilk kata da atıştırmalık yiyecek getirtiyorlarmış ama Chicha’ya sık sık gidenler üst katında bulunan restoranı da öve öve bitiremiyorlar. Üst kat için emin olmamakla birlikte buraya giderken yer ayırtmaya gerek olduğunu düşünmüyorum 🙂 İlgilisine tavsiye edilir 🙂

Açık Adres: Luwan Area 33 Sinan Mansions, 47 Sinan Lu, by West Fuxing Rd.  思南路47弄33号, 近复兴西路


Şanghay’da Gece Hayatı (#11 – The Geisha)

Müjdemi isterim.. Şangay Rehberi yeni bir gönüllü yazar daha kazandı, hem de bu yeni yazarımız sitenin popüler kısımlarından olan “Şanghay Gece Hayatı” konusunda bomba gibi yazılarla gelecek 🙂 Kendisine kısaca “NightKnight” dememizi isteyen yazarımızın ilk yazısı   Şanghay’ın bu aralar favori gece mekanlarından “The Geisha” ile ilgili. Yazıya geçmeden önce The Geisha’nın adresinin “390 South Shanxi Road – Fuxing Road” olduğunu ekleyeyim, kendisine kocaman bir hoşgeldin diyeyim ve sözü hemen NightKnight’a bırakayım 🙂

Geisha…. Namı diğer Geyşa. Diğer bir şekilde tanımlanırsa, önce Ctrl + C, “The Apartment” , sonra Ctrl + V, Shanxi Nan Lu, Fuxing Lu, biraz photshop ve alın size “Geisha”.

Şangay gece hayatı açısından belki de dünyanın en hızlı tüketiminin yapıldığı yer. Bu yüzdende işletmeciler kendilerini buna adapte etmek zorunda kalıyorlar ve sürekli farklı yerlerde farklı konseptler, alternatifler deniyorlar. Geisha da, “The Apartment”ın işletmecileri tarafından belki de ne olur ne olmaz diyerek açılan böyle bir mekan, Restaurant, Club, Lounge ve Terastan oluşan full konsept.

3. kattaki Sushi bar, Sake lounge ve teras konsepti özellikle bahar ve sonbahar icin tat verecektir. Daha ferah ve rahat, eğer aşırı kalabalık yoksa. Bence “The Apartment” terasından daha iyi. Club kısmının en önemli artısı, barı 3 koldan da sarabiliyorsunuz ve hem siz hakim oluyorsunuz hem onlar size hakim oluyorlar. Restaurant kısmını denemedim ama Şangay’da o kadar güzel yer varken oraya gitmenizi tavsiye etmem 🙂 Müzikler konusunda net bir tarz yok, popüler ve çalan Dj performansına ve sizin o akşam ne kadar keyifli oldugunuza bağlı.

Lokasyon olarak iyi, biraz geride “ Sugar”, geri dön sağa dön dümdüz devam et “Velvet” , oradan Yongfu Lu da, ekürisi olmak üzere diğer geceye devam mekanları, sizi çok fazla uzaklaşmadan alternatif yaratmanizi sağlayacaktır.

Çarsamba akşamları listenizde Ladies Night’tan dolayı düşünebilir ve Cuma/Cumartesi çıktığınızda aklınızın bir köşesinde bulundurabilirsiniz. Mekan çok da eski olmaması sebebiyle sizin Top 10’unuz içerisinde kendine yer bulacaktır diye düşünüyorum. Fazla uzatmadan, detaylar için, bloglar ve “http://www.thegeisha-shanghai.com/”. İyi Eğlenceler.


Şanghay’da Bayanlar Buluşması

Geçtiğimiz hafta Şanghay semalarında bir minik organizasyon daha vardı.. Bu sefer buluşanlar Şanghaylı bayanlar oldu.. Organizasyonun mimarı olan Müge’yi ayrıca site için de bir yazı yazması konusunda ikna etmeyi başardım 🙂 Tabiiki sözü hemen kendisine bırakıyorum..

Günlerden Cuma… Yoğun bir haftayi bitirmiş olmanın verdiği rahatlama hissiyle işten 7 gibi çıkıp “Turkish Ladies in Shanghai” bayanlarıyla buluşacağım Lynn’de aldım soluğu, sanırım işten kaçar gibi çıkmışım. Lynn’e vardığımda daha buluşmaya yarım saat vardı. Ben de bu zamanı kendime yasemin çayı ısmarlayıp haftanin tüm yorgunlugu ve stresini arkadaşlarımla buluşmadan önce üstümden atmak için kullanmaya karar verdim. Saat 7 buçuğa yaklaştığında önce Nisan sonrasinda Fergül, Tanya, Emine,Tuba ve Marina bir kaç dakika aralıklarla restoranta vardilar.

Şanghay'da Bayanlar Buluşması Şanghay'da Bayanlar Buluşması

Tanışma seremonisinden sonra hep beraber birer ikişer yemek siparişinde bulunduk. Bu arada da sevgili eşimin bizim adımıza açmış olduğu email grubuna kayıt etmek amacıyla eksik olan e-mail adreslerini kart değiş tokuşu yaparak tamamladık. Bir yandan Lynn’in lezzetli yemekleri bir yandan da grubumuzun sıcak sohbeti derken saatin nasıl geçtiğini anlayamadık. Saat gece 11’i gösterdiğinde evi uzak olan arkadaşlarımızın da eve daha fazla geç kalmaması gerektiğini duşünerek Lynn’den ayrıldık. Sanirim yeni dostluklarin ve de yapılacak güzel organizasyonlarında temellerini bu akşam atmış bulunduk.

Yeni organizasyonlarda buluşmak dileğiyle…