Şanghay’ın Arka Bahçesi Koh Samui’de Balayı

Bir önceki yazıyı okuduysanız, orada Tayland’ın meşhur adalarından Koh Samui ile ilgili bir yazı yazamadığımı belirttiğimi göreceksiniz.. Ne var ki, Şangay Rehberi’nde artık bir Koh Samui yazısı da olacak.. Nasıl mı? Tabii ki sıkı dostum, sevgili arkadaşım Serkan sayesinde.. Serkan da kim diyorsanız, sitedeki tüm yazıları okumamışsınız demektir 🙂 Bu bağlamda sizi epik yazı dizisine yönlendirmem gerekiyor.. Artık kendisini tanıyorsunuz 🙂 Aşağıda sıkı dostumun yazar kişiliğiyle de tanışacaksınız.. Kendisi, ricamı kırmadı ve sevgili eşi ile çıktıkları balayının Koh Samui ayağını gayet detaylı bir şekilde kaleme aldı.. Sonuç olarak ortaya Koh Samui Seyahat Rehberi olabilecek kalitede bir yazı ortaya çıktı.. Sıkı dostuma Şangay’dan sevgi ve selamlarımı gönderiyor, bir kez daha teşekkür ediyorum.. Şimdi söz Serkan’da..

Daha önce Koh Samui’ye gitmiş ancak detaylı bir yazı yazmamış olan sıkı dostum Dinçer, balayı mekanı olarak seçtiğimiz ada ile ilgili yardımcı olabilecek bir yazı yazmamı istediğinde mutlulukla kabul ettim. Yazıya başlamadan belirtmeliyim ki, bir önceki cümlede ifade ettiğim gibi Tayland / Koh Samui adasında anlatacaklarım balayı kapsamındaki gezilerimizi kapsamaktadır, bu nedenle çılgın Tayland gecelerini okumayı umanları Google’da aramaya inanmaları yönünde şimdiden uyarayım 🙂

Şimdiki eşim, o zamanki nişanlım Gülşen ile, balayında hem beraber ilk yurtdışı deneyimimizi yaşamak hem de farklı bir kültürle tanışmak adına belirlediğimiz birkaç romantik destinasyon içerisinden, Dinçer’in yönlendirmeleri sonrasında yol ve balayı konseptine uygunluk bakımından Koh Samui adasında karar kıldık. 2 Nisan 2016 tarihinde hayatlarımızı birleştirdikten sonra bir günlük istirahat sonrası 4 Nisan’da yola çıktık. Koh Samui’ye direk uçuş bulunmadığı için birkaç farklı transfer noktasından gidiş dönüşte zamanımızı en iyi değerlendireceğimize ikna olduğumuz Singapur aktarmalı olanı tercih ettik. Koh Samui ile Türkiye arasında 4 saat, Singapur ile 5 saat fark bulunuyor. Gidiş yönünde iki uçuş arasında çok fazla bekleme olmadığı için peş peşe uçuşları tercih ettik. Ancak dönüş yolunda, ülkeler arası saat farkı nedeni ile iki uçuş arasında yaklaşık 10 saatlik bir bekleme mecburiyeti doğacağından, madem o kadar bekliyoruz o zaman 2 gün de Singapur’da geçirelim diye düşünüp mükemmel bir plan yapmış olduk 🙂 Nihai durumda;
Singapur Havayolları (391 nolu uçuş) – 4 Nisan İstanbul 13:30 – 5 Nisan Singapur 04:00
Silk Havayolları (5062 nolu uçuş) – 5 Nisan Singapur 08:10 – Koh Samui 08:55
Silk Havayolları (771 nolu uçuş) – 10 Nisan Koh Samui 11:50 – Singapur 14:50
Singapur Havayolları (392 nolu uçuş) – 13 Nisan Singapur 01:45 – 13 Nisan İstanbul 08:00
şeklinde bir rota çizmiş olduk. Yazının amacı Koh Samui olduğu için Singapur ile ilgili eklemeleri -sıkı dostum Dinçer ve eşi hemşom Müge daha önce bu şehir devleti deneyimlemişler ve yazısını yazmışlardı- Singapur yazısının altına yorum olarak paylaşacağım.

4 Nisan sabahı büyük bir heyecanla İstanbul trafiğini deniz yolunu kullanarak atlatıp Atatürk Havalimanına vardık ve tatil boyunca belki de yediğimiz tek kazığa doğru bilmeden mutlu bir şekilde yol aldık. Bunu özellikle yazmak istiyorum çünkü çok içime oturdu 🙂 Bir aksilik olmaması adına önceden online check-in lerini yapmıştık, geriye büyük çantalardan kurtulmak kalmıştı. Kontuara gelip işlemlere başladığımızda görevli hanımefendi, yanımızda dönüş biletlerinin çıktılarının ve iki adet özellikle 4×6 cm ebatında vesikalık olup olmadığını sordu. Normalde otel ve uçuş bilgilerinin çıktılarını alırdım ama o kadar hazırlık esnasında es geçmiştim, yok dedik; Gülşen’in yanında vesikalık vardı ama o da yukarıdaki ölçülere uymuyordu. Görevli hanımefendi, Singapur için problem olmaz ama Tayland’a girişte sorun yaşarsınız deyip bizi bir dükkana yönlendirerek uçağa binişte kontrol ederim belgelerinizi diye de ekledi. Her ne kadar işkillensem de -zira sıkı dostum bu kadar önemli bir ayrıntıyı atlamaz bana söylerdi- 10bin km gidip de sırf bu yüzden sorun yaşamamak adına, paşa paşa vesikalık çekip çıktıları aldık ve hayatımızın en lüks fotoları ile önce pasaport kontrolden sonra da uçuş kartı kontrolünden -görevli hanımefendi bizi tanıdı ve belgeleri kontrol ederek tamamdır dedi- geçip uçaktaki yerimizi aldık. Her ne kadar ilk uzun uçuş deneyimi olduğu için Gülşen’in çekinceleri olsa da sorunsuz bir 9 saatlik uçuş sonrası Singapur Changi Havaalanına iniş yaptık ve bir sonraki uçuşumuz için Terminal 3’ten Terminal 2’ye geçtik. Aradaki ufak bekleme süresini daha yeni yeni açılmaya başlayan Duty Free alanında geçirip güzel kokular aldıktan sonra nispeten ufak bir uçakla Koh Samui’ye doğru yola çıktık. Adaya yaklaşırken yorgunlukla doğru orantılı bir şekilde heyecanımız kat kat arttı ve nihayet ayaklarımız yere değdi 🙂

Uçaktan ilk indiğimizde sıcaklık bulutlar nedeni ile çok yüksek değil gibi geldi ama sonraki günlerde bunu çok rahat hissettik. Koh Samui’de yıl boyunca 28-32 derece arasında değişen bir sıcaklık eğrisi bulunuyor. Nisan ayı nispeten sezon sonuna denk geliyor, asıl tercih edilen zaman aralığı ise Kasım – Şubat arası. Yine de hatırı sayılır nem de eklenince sıcaklık kat be kat artıyor -ki benim gibi sıcaktan hoşlanmayan adama pek hitap etmiyor-. Adanın havaalanı da kendisi gibi çok şirin, palmiyelerden yapılma etrafı açık sanki bir film setine gelmiş gibi hissettiriyor. Zaten çok fazla yolcu olmadığı için hızlı bir şekilde ve sorunsuz -ve tabi ki İstanbul’da kazık yediğimizi anladığımız, belgelerin tekinin bile sorulmadığı- kontrol noktasından geçip valizlerimizi aldık. Gelmeden önce adada kalacağımız Bo Phut Resort & Spa otelindeki yetkililerle iletişime geçip otel transferi istediğimiz için taksi ayarlama zahmetine girmeden doğruca bizi bekleyen görevliye doğru yol aldık. Her adaya özgü müdür bilemiyorum ama ada insanları inanılmaz sıcakkanlı, güleryüzlü ve yardımseverler. Bize sıcak bir karşılama sunan Chang -kendisi Çen diye telaffuz etti muhtemelen böyle yazılıyordur- arkadaşımız ile içi serin mi serin arabaya atlayıp otele doğru yola çıktık. Tayland’da trafik tersten akıyor bu nedenle motor veya araba kiralamak isteyenlerin bunu göz önünde bulundurması gerekir. Daha önce Kıbrıs’ta araba kullanmışlığım vardı ancak buranın trafiğinde açıkçası gözüm yemezdi, daha karmaşık ve yoğun geldi. Yol boyunca bize hem rehberlik eden hem de mekan tavsiyelerinde bulunan Chang ile hoş bir sohbetin ardından otele vardık ve asıl sıcağı orada hissettik 🙂 Neyse ki kapıda işlemlerimiz gerçekleşirken ikram edilen soğuk ıslak havlular ve içecekler ile bir nebze ısımızı ayarladıktan sonra merakla odamızın hazır olup olmadığını beklemeye koyulduk. Otele vardığımız esnada saat erken olduğu için henüz check-in saatimiz gelmemişti ve artık uykuya yenik düşecek bedenlerimiz ile bu sıcakta çok fazla beklemek istemiyorduk. 5-10 dakikalık beklemenin ardından odaya alınacağımızı öğrendiğimizde büyük bir sevinçle görevlinin peşine takılıp sahilin hemen önündeki villamıza doğru kısa bir yürüyüş yaptık. Gelmeden önce otelle iletişime geçtiğimizde, balayı çifti olduğumuzu da kibarca belirttiğimiz için odaya gelişte bizi bir balayı pastacığı ve yatakta çiçeklerle güzel bir süsleme karşıladı ve tatilimiz resmen başlamış oldu. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Geleneksel Çin Tıbbı Tecrübesi

Geçtiğimiz hafta sonu Şanghay yaşamımızda ilk kez bir Çin Tıbbı tecrübesi yaşadık.. Geleneksel Çin Tıbbı’nın gerek burada gerek de batı ülkelerinde talep gördüğünü biliyorduk ama bugüne kadar hiç bu kadar yakından inceleme fırsatı bulamamıştık.. Geleneksel Çin Tıbbı da muhtemelen bizi bu kadar yakından inceleme fırsatı bulamamıştı 🙂 Ta ki, geçtiğimiz haftasonuna kadar.. Aslında olayların gelişmesi ve bu şekilde sonuçlanması biraz sürpriz oldu bizim açımızdan.. Geçen haftalarda üye olduğumuz spor merkezi bize üyelik hediyesi olarak (iki şemsiye ve iki çantanın yanında) iki adet VIP kart vermişti.. Bu kartların ve ilgili broşürün üzerindeki herşey Çince olduğu için “bu kart ne işe yarar” diye sormuştuk ordakilere, onlar da “birer adet bedava masaj” demişlerdi.. Biz de zannettik ki, bu mekan bir SPA/Masaj merkezi, biz buraya gideceğiz, ücretsiz masajımızı yaptırıp çıkacağız 🙂

Aklımızda bu plan, vücutta haftanın yorgunluğu, bu mekanın yolunu tuttuk Cumartesi öğle saatleri itibarı ile.. Çok da yakın sayılmaz bu arada, en azından bizim gibi Jing’an tarafında oturanlar için.. Mekanın adresi “767 Huangjincheng Rd – Gubei Rd” olarak geçiyor, bu iki caddenin kesişiminde yer alıyor tam.. Metro ile 10 no’lu hattın Yili Road istastonunda inilerek de, biraz yürüyüş sonrası, buraya ulaşılabilir. Bu arada mekanın ismi ise 中经堂, yani chōng jīng táng ( http://www.chongjingtang.com/ ) Ne mekanın kapısında, ne içinde, ne mekanla ilgili broşürlerde, tek kelime İngilizce bir metin göremedik, bu nedenle bu Çince isimlerle idare etmek zorundayız 🙂

Chong Jing Tang’dan içeri girince anladık ki burası bir SPA merkezi değil 🙂 İçerde dolaşan beyaz önlüklü insanları görünce burayı daha ziyade bir hastaneye benzettik ama tam bir hastane de değildi.. En sonunda anladık ki, burası Geleneksel Çin Tıbbının uygulandığı bir teşhis tedavi merkezi.. Metinlerde İngilizce bir şey görememiştik ama neyseki çalışanlar arasında İngilizce bilenler vardı, Aliza adında canayakın bir doktor asistanı tarafından bu Çin Tıbbı Merkezini gezdik, neler yaptıklarını öğrendik.. Gayet hoş, temiz, tertipli ve Çinliler tarafından da epeyce tercih edilen bir mekan olduğunu gördük.. Bize verilen VIP kartların ücretsiz check-up (normal fiyat 210 RMB imiş) ve doktor muayenesini (normal fiyat 50-150RMB arası imiş) içerdiğini öğrendik ve check-up için sıramızı beklemeye başladık.. Uzun zamandır duyduğumuz işlemler (bardak çekme vs.) üzerimizde uygulanacaktı, çok heyecanlıydık 🙂

Check-up iki kısımdan oluşuyor, birincisinde bir doktor vücudun belli başlı noktalarını muayene ederek, düşüncelerini (uyku sorunun var vs.) söylüyor.. Sonrasında ise başka bir doktor sizi yüzüstü yatırıp Çinlilerin klasik bardak çekme metoduyla sırıtınza 7-8 bölgede yuvarlak izler bırakıyor 🙂 Bu izlerin rengine göre de yorumlar yapıyor.. En sonunda bu iki doktorun yazılı olarak verdiği raporlarla birlikte asıl doktorun odasına girip onun yorumlarını ve önerdiği tedaviyi öğreniyorsunuz.. Buraya kadar her şey çok güzel gitti.. Ta ki doktordan çıkıp mekanın görevlileri tarafından bu önerilen tedavi hakkında bilgilendirilene kadar 🙂 Öğrendik ki bu tedavi (kişi başı 20-25 adet masaj içeriyordu sanırım) için mekana üye olmamız ve toplamda kişi başı 6200RMB ödememiz gerekiyormuş! Tabii ki biz bunu duyunca yan çizmeye başladık, bedava masaj yaptırıcaz planıyla gelip da böyle bir şekilde çıkmak bize yakışmazdı 🙂 Hele bir de bize “eğer bugün üye olursanız kişibaşı 5000 olur” muhabbeti yaptıklarında anladık ki burası bize göre değil.. En sevmediğim pazarlık türüdür çünkü, ki genelde fitness merkezlerinde olur bilirsiniz.. Velhasıl, “biz size döneceğiz” diyerek ayrıldık mekandan, zaten daha sonra arkadaşımız Mr. Hu’dan da öğrendik ki burası abartı fiyatlı bir yermiş, ve pek de tavsiye edilmiyormuş..


Şanghay’da Türk Kuaförü (Mert Hair & Nail Salon)

[GÜNCELLEME: Maalesef sizlere kötü bir haberim var.. Detaylara girmeden direk sadede geleyim: Mert Kuaför kapılarını kapatmış bulunmakta. 9 Kasım 2014 Pazar günü akşamı itibari ile sevgili Emrah’ın son müşterisi olarak saç-sakal kesimini yaptırdım ve kendisiyle helalleştim, vedalaştım.. Levent ve Emrah bir kaç gün içerisinde Türkiye’ye dönecekler ve Mert Hair ise yeni adıyla Play Hair olarak Çinli çalışanlarla aynı yerde hizmet vermeye devam edecek.. Çinli elemanlar bir süredir Emrah ve Levent ile beraber çalışıyorlardı, bir şeyler öğrenmişlerdir diye düşünerek, bir sonraki saç traşına da buraya geleceğim.. Daha sonra ise neler olur bilemiyorum.. Son bir senedir saç traşları konusunda beni rahat ettiren bu mekanın kurulumunda ve işletmesinde emeği geçen herkese buradan teşekkür ediyorum.. Keşke daha uzun yıllar hizmet verebilseydi ama ne demişler, hayat planlar yaparken başına gelenlerdir.. ]

Ha açıldı, ha açılacak derken uzun zamandır beklediğimiz Türk Kuaförü en sonunda hizmete açıldı.. Şanghay’da işletmecisi Çinli olmayan ilk kuaför salonu oluşundan dolayı olsa gerek, bürokratik işlemleri beklenenden uzun süren Mert Kuaför, veya resmi ismiyle “Mert Hair & Nail Salon” gerek merkezi lokasyonu, gerek de Türk kuaförleriyle Şanghay’da berber/kuaför sıkıntısı çekenlere ilaç gibi gelecek..  Nisan ayına kadar ziyaret etme şansı bulamayacağım için kuaför ile ilgili yazıyı, sevgili Murat arkadaşımın eşi Burcu’nun kendi web sitesinde yazdığı güzel değerlendirmeyi buraya alıntılayarak siteye koymak istedim.. Kendim gidince de yorumlarımı eklerim artık 🙂 Söz Burcu’da…

Uzun düşünme aşamasından sonra saçımı kestirmeye karar verdim sonunda. Ama basit gibi gözüken bu olay aslında benim için çok büyük bir sorundu. İlki saçımı kestirmek istediğim kısalıkta daha önce hiç kullanmamıştım, ikincisine istediğimi ben bile bilmiyorken Çinli bir kuaföre nasıl anlatacaktım. Derken uzun zaman sonra, beklediğimiz haber geldi. Artık Şangay’da Türk kuaförümüz var.

Maili görünce çok sevindim. Her ne kadar saçımı hala nasıl kestireceğime karar vermemiş olsam da derdimi anlatabilirdim nihayetinde. Tabii önce kendimi ikna etmem gerekti. Saçımı bu kadar devlet meselesi yapma sebebimi bana yakın olanlar bilir. Ömrünce hiç kısa saç kestirmemiş biri için devrim niteliğinde bir karar sayılır bu. Ha neden böyle bir işe giriştiğimi de sorabilirsiniz, ‘Madem bu kadar dert olacak kestirmeyiver!’ diyenler de çıkacaktır eminim. Sağlık sorunları sebebiyle bir mecburiyet hissettim bunu. Çağın kronik hastalığı sinüzit, evet.

mert-hair-and-nail-salon-shanghai-1

Gelelim işin kuaför kısmına 🙂 Sevgili Nisan’a hemen mail attım. Kardeşi Emir Balamut açtığından salonu, beni ona yönlendirdi. Dedim ‘Ben geleceğim’ fiyat, randevu vs. derken anlaştık ve vakit geldi. Ulaşım açısından çok kolay bir yerde salon. Adını da Emir’in oğlunun adını vermişler “Mert Hair & Nail Salon”. Burada Türk isimlerini tabelalarda görmek insanı bir hoş ediyor açıkçası 🙂 Eşimle birlikte gittik. O da epeydir uzayan saçlarını kestirmek için kuaföre gitmeye cesaret edemiyordu. Salonla ilgili detayları vermeden önce memnuniyetimi yazmak istiyorum aslında. İçeri girdiğinizde Türk insanının sıcaklığını fark edersiniz ya hani, işte o sıcaklık dünyanın neresinde olursanız olun değişmiyor.

Nisan ve ekip ile daha önce tanışmamamıza rağmen gayet sıcak bir ortam vardı. Biz geç saatte gittiğimizden tüm ekip orada değildi ama şimdilik 5 kuaför ve 1 tırnakçı ile çalışıyorlar. Önce biraz sohbet ettik ve çayımızı içtik. Benim, aslında çok acelem vardı 🙂 vazgeçmeden önce saçlarıma ilk makasın atılması gerekliydi. Yoksa kararlı oluşumdan bir şeyler kaybedebileceğim kaygısı vardı içimde. Nihayet başladık. Hala nasıl keseceğimize karar verememiştim. Ve ‘Ben kararı size bırakıyorum’ dedim. 🙂 Zaten çalıştığınız insanları rahat bıraktığınızda en güzel sonuçlar çıkmaz mı hep? Yüzüme, bedenime yakışan model olması, istediğim olmasından daha önemli sonuçta. Nitekim haksız çıkmadım kendime.

Saçlarımın kesimi bittiğinde hiç yabancılık çekmeden, harika olduğuna karar vermiştim. Kestirdiğim saçlarımdan postiş yapmayı planlıyorken, şimdi belki de bu saçın bana daha çok yakıştığını düşünüyordum. Gerçekten de beklediğimden daha iyi bir sonuçtu. Eşim bu kadar kısa kestireceğimi hiç tahmin etmediğinden epey şaşkındı. Çünkü kendisi de arka koltukta saçlarını kestirdiği için olaya dahil olma imkanı pek olmadı. Ama sonuç benim için gerçekten de hayal ettiğimden daha iyiydi.

Bunun için çok büyük bir teşekkür borçluyum aslında “Mert Hair & Nail Salon”a. 6 aydır süren saç kestirme çabam kabusa dönmekten çıkıp, hiç beklemediğim bir şekilde rüyaya dönmüştü. Eşim sadece uçlarından kestirmesine rağmen çok memnun kaldı. O da saçlarını kestirmeye kıyamadığından sadece kırıklarını aldırdı 🙂 He bir de yanına yapılan masajı da eklemek gerek. Biz ailecek çok memnun kaldık 🙂 Eğer Şangay’daysanız eminim gideceksiniz. Ama bir kez gittikten sonra ikinciye Şangay’daki tek Türk kuaförü olduğu için değil, güzel-kaliteli hizmet verdikleri ve fazlasıyla sıcak-cana yakın oldukları için gideceksiniz.

mert-hair-and-nail-salon-shanghai-2

Ulaşım çok kolay. Merkezi bir yerde zaten. Metro ile gidecekler 7 numaralı hat ile gidip ChangPing Road istasyonunda indikten sonra soldan devam edip ışıklardan yine sola döndükten sonra hemen sol tarafta “Mert Hair & Nail Salon” tabelasını görebilirsiniz. Biz Jing An Temple durağından yürüyerek geldik. Ama o taraftan gelince 20 – 25 dakikalık bir mesafe oluyor. Eğer gezerek gitmek isterseniz 2 ve 7 numaralı metro hattının Jing An Temple istasyonunda inip de gidebilirsiniz.

Bu arada Çin yeni yılına kadar tüm uygulamaların fiyatlarında %20 ile %25 indirim var. Uzun, kısa fark etmeksizin saçınızı 158 98 RMB’ye kestirebiliyorsunuz. Boya, röfle vs fiyatlarında da indirim var ama karışıklık olmasın diye onları eklemedim. Zaman kaybı olmaması açısından gitmeden önce bilgi almak isterseniz eğer 186-1650-6630 numaralı telefondan kendilerine ulaşabilirsiniz. Mail ile ulaşmak isteyenler de bende bilgi alabilir. Haftanın 7 günü 6 günü(Pazartesi hariç) 10:30 – 22:00 saatleri arasında da hizmet veriyorlar. Tırnak hizmeti ile ilgili broşür var elimde onu sizinle paylaşıyorum.

Ve son olarak Mert Hair & Nail Salon Ekibi’ne sıcak, samimi, kaliteli hizmetinden dolayı teşekkür ediyorum. Hoş sohbetleri için de Nisan ve eşine ayrıca teşekkürler 🙂

Mert Hair & Nail Salon
Açık adres ; Yan Ping Lu No: 352 (ChangPing Lu kesisimine yakin) , Jing An Qu, Shanghai.


Şanghay’da Güzellik ve Bakım Mekanları

Mügeciğimin kaleminden çıkan bu en son yazı özellikle Şanghay’da yaşayan, yaşamayı planlayan veya yeni yaşamaya başlayan bayanlara hitap ediyor ve onların güzellik ve bakım ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri mekanlar öneriyor.. Yazının sonunda kendisinin de belirttiği gibi bu yazıya yorum girerek kendi kullandığınız ve memnun olduğunuz farklı mekanları girerseniz çok makbule geçer 🙂 Mügeye bir kez de buradan teşekkür ediyor ve yazısını gururla sunuyorum 🙂

Yiyecek alışverişi yapılabilecek mekanları tanıtmaya kısa bir ara verip yazı serisine bayanlar için çok ehemmiyeti olan güzellik bakımı, manikür, pedikür tanıtımı ile devam etmek istiyorum. Geçen bir kaç ay içerisinde arkadaş tavsiyeleri sayesinde üç farklı mekanı tanıma fırsatım oldu.

Helen Nail Spa: Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine manikür ve pedikürü denedim. Gayet iyiydi. Her şeyden önce epeyce hızlılar. Ben genelde Apsara’yı tercih ederdim ama son dönemde servislerinden pek memnun kalmadım. Ayrıca genel olarak da çok daha yavaşlar. Helen Nail Spa’nın iki yerde şubesi var: “120, Nanchang Road” adresindeki ve “819, Julu Road” adresindeki.

Biz Julu Road’dakini denedik. Dışardan ufak bir yer gibi gözükmesine rağmen içeriye girdiğinizde birbirine bağlanan üç ayrı oda olduğunu göreceksiniz. En arka odadaki koltuklar çok daha rahat 🙂 Bu tür yerlerin en güzel yanı, arkadaşınızla beraber gidip hem sohbetinizi edip, taze sıkılmış portakal suyu ya da yeşil çayınızı içip, hem de günün veya haftanın yorgunluğunu üstünüzden atmanız. Yabancıların gözde mekanlarından biri olduğu için önceden rezervasyon yapmanızı öneririm. Kullanmış oldukları oje markası O.P.I , bir haftadan fazla dayanabiliyor. Renk çeşidi de epeyce fazla. Arkadaşım yüz bakımından da çok memnun kalmış. İlgilenenlere duyrulur.

Browhaus: Bayanlar için ehemmiyeti olan başka bir mekan. Kaşlarınızın şeklini düzelttirmek istiyorsanız burası sizin için çok ideal. Sadece kaş ve yüzdeki istenmeyen tüyler konusunda hizmet veriyorlar. Gayet temiz, hijyenik bir yer. Açıkçası Şanghay’da daha öncelerde pek cesaret edememiştim ama bu mekanı rahatlıkla tavsiye ederim. Yine yabancı bayanların çok rağbet ettiği bir yer. Rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Browhaus’un Şanghay’da 5 yerde şubesi var. Biz genelde 84 Wulumiqi Road (Anfu Road yakınlarında) tercih ediyoruz. Diğer adreslere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Strip: Gelelim bu haftanın tanıtmak istediğim güzellik zincirinin ikinci halkasına. Zincir diyorum çünkü Browhaus ve Strip genelde aynı mekanı paylaşmaktalar. İstenmeyen vücut tüylerinizi aldırabileceğiniz, gayet temiz (hijyenik), tecrübeli çalışanları sayesinde hızlı hizmet veren, yine bir kaç farklı mekanda şubesi olan, yabancılar tarafından tercih edilen (epeyce ünlü) diğer bir mekan. Burası için çok detaya inmeyeceğim 🙂 Buraya tıklayarak istediğiniz detaylara ulaşabilirsiniz.

Tabii başta fiyat olmak üzere hizmet anlamında da bu mekanlardan daha iyi yerler bulmanız mümkün. Bildiğiniz ve de memnun kaldığınız, tavsiye edebileceğiniz yerler varsa bize yazın 🙂 Buradan listemize ekleyelim.

Bu arada SASA sonunda Şanghay’da da şubelerini açmaya başladı. Nanjing Caddesi üzerindeki alışveriş merkezlerinden Citic Square içinde ufak bir şubeleri var. Fiyatsal olarak Hong Kong’da gayet uygun fiyata ürün satmaktalar (Şanghay’dan da ucuz idi) ama Şanghay’da Watson, Mannings ile rekabet edebilirler mi yakın zamanda görürürüz.


Şanghay’dan Langkawi’ye Aktivite Dolu Bir Tatil

Bir tatil yazısı daha, ama bu sefer benden değil, malum yeteri kadar tatil yaptık bu sene 🙂 Geçtiğimiz haftalarda Malezya’nın Langkawi Adası’nı ziyaret eden sevgili arkadaşım, değerli hemşerim Evren, sağolsun, tatil gözlemlerini bizlerle paylaştı.. Kendisine buradan bir kez daha teşekkürlerimi sunuyor ve sizleri Langkawi yazısıyla başbaşa bırakıyorum..

Her şey CNN’deki “Malaysia Truly Asia” sloganıyla başladı aslında 🙂 İnsanı biraz  merak da dürtmüyor değil. Asya’daki ziyaret ettiğim bilimum lokasyondan sonra sakin, güzel plajları olan, sessiz tropik bir ada ararken Langkawi rotama giriverdi. Aslında Malezya adalarından “Perhentian” adasına odaklanmıştım, CNN dünyanın en iyi plajları listesinde 6. sırada yer almasından dolayı. Fakat, ulaşımın meşakkatli olması, adanın altyapısının, bizim gibi rahatlık arayan birilerine pek de çekici gelmemesinden dolayı yönümüzü listede 21. sıradaki lokasyona çevirdik ve böylelikle  Langkawi’nin popüler bir resort adası olduğunu öğrenip keşfetmiş olduk 🙂

Langkawi, Malezya’nın kuzey batı kıyılarına 30 km uzaklıkta, Andaman denizinde, 104 tane irili ufaklı adadan oluşan, 2007’de Unesco tarafından Geopark ilan edilen bir takımada. Normalde nüfusunun 100.000 civarında olduğunu söylüyor taksici Abdul, yerel bilgi kaynagim 🙂 2009’da 2.4 milyon turistin adayı ziyaret ettiğini belirtmeden de geçmiyor .  Normalde sezon Kasım ayında başlayıp Ocak, Mart, bilemedin Nisana kadar devam ediyor 🙂  Lokal tursitin yanında, Asya uluslari ağırlıklı, dil ve din avantajından dolayı özellikle Endonezya, Rusya ve Avrupa ülkeleri ziyaretçileri. Rusya’dan kış zamanı direk Langkawi’ye charter uçuşlar varmış mesela.

Avrupalıların da Ağustos ayında başlayan tatillerinde adaya akın edeceklerini belirtti Abdul. Biz gittiğimizde  Ramazan ayı başlamıştı ve inanılmaz sakin bir ada bizi karşıladı. Ramazanın tek negatif yanı yerel halkın gündüz işletmelerini açmamaları.  Ayrıca bazı aktivitilerde sıkıntı olabiliyor, kişi sayısının yetersizliğinden ve bakım ve renovasyon calişmalarından dolayı.  Hava durumu açısından, sezon haricinde  bölge her ne kadar yağmurdan kaçamasa da, Langkawi’nin iklimi biraz daha ılıman. Güneşi bir şekilde yakalıyorsunuz. Bulunduğum sürede, sadece bir gün yağmur etkisini gösterdi,  o da maksimum 4 saat sürdü.

Ulaşım  Şanghay’dan, Pudong –Kuala Lumpur-Langkawi ( Malaysia Airlines) ya da Hangzhou’dan Air Asia ile önceden aldığınız takdirde cok cüzzi bir fiyata Hangzhou-Kuala Lumpur-Langkawi, en yakın alternatifler . İstanbul’dan, THY’nin Malaysia Airlines ile ortak uçuşundan direk Kuala Lumpur ve ordan iç hatlar Langkawi. Yalnız, Malaysia Airlines sitesinden biletinizi almanızı tavsiye ederim , farkı göreceksiniz 🙂 Ayrıca Qatar Airways ile Doha üzerinden 2 aktarma ile de uçabilirsiniz uzun bir tatil planlıyorsanız.

Langkawi Malay dilinde “Kızıl Kartal” demek. Bunun ne anlama geldiğini “Eagle Square”deki devasa kartal heykelini görünce ya da kartal beslemeye gittiğinizde anlayacaksınız 🙂 Beşiktaş’a gönül verenler daha farklı hissedebilirler bu aktivite esnasında. Adada yaklaşık 10 tane plaj var. Bunların bazılarında belirli kısımlar otellere tahsis edilmiş. En meşhuru Tanjung Rhu (yukarıda bahsettiğim listed adı geçen plaj),yarısı halka açık bir plaj. En haraketlisi ise Pantai Cenang. Pantai Cenang 18 km uzunluğunda, adanın en canlı plajı. Sadece burada su sporlarını yapabiliyorsunuz. Konaklama araçları, hostel, motel, yurt, hotel, kiralik bungalow ve kabinler. Resort hotellerin tek avantajı yüzme havuzları ve açık büfe kahvaltıları. Eğer bana plaj yeter, benim olayım macera aktivite diyorsanız çok masraf yapmadan bunu gerçekleştirebilirsiniz. Pantai Cenang’ın en büyük özelliği yürüme mesafesinde farklı restoranlara ulaşım kolaylığı. Diğer plajlarda konaklarsaniz bu lükse sahip değilsiniz,  otelde yemek zorundasınız ki pahali olur, ya da  taksiyle ulaşım sağlayarak yeme-içme sorununu halledebilirsiniz. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Masaj (#2 – Apsara Spa)

Şanghay’da Masaj ismini verdiğim bu yazı dizisine uzun zaman önce ilk yazısını yazarak başlamıştım ama bugüne kadar başka bir yazı yazmak kısmet olmadı.. Artık bir masaj salonundan daha bahsederek bunu gerçekten bir yazı dizisi haline getirmeye karar verdim sonunda.. Gerçi bugüne kadar çok değişik salonlar denemedik, 3-4 tane falandır herhalde ama elimden geldiğince hepsini yazmaya çalışacağım.. Masaj severlere bir faydamız olsun 🙂

Apsara herhalde Şanghay’da masaj denince ilk akla gelen bir kaç mekandan bir tanesidir.. Lokasyonunun bize de yakın olması nedeniyle arada tercih ediyoruz kendisini.. Fiyatları biraz daha uygun olsa daha sık ziyaret edebilirdik 🙂 Apsara ‘nın adresi “457 Shanxi Bei Lu – Beijing Xi Lu” şeklinde geçiyor.. West Nanjing Road metro istasyonuna yürüme mesafesinde, istasyondan çıkıp Shanxi Road’dan kuzey istikametine doğru yürümeye başlayın, West Beijing Road’a gelmeden sol tarafta Apsara Spa’yı göreceksiniz..

Çok şaşalı bir girişinin olmayışı sizi yanıltmasın öncelikle 🙂 Antik Kamboçya felsefelerini verdiği hizmetlerde uygulayan Apsara’da bir çok değişik masajının yanısıra yüz maskesi tarzı bayanların çok sevdiği ama benim detaylı isimlerini bilmediğim ek hizmetler de sunuluyor 🙂 Misal, biz geçenlerde vücut ısısını yükselttiği söylenen zencefilli kış paketlerini denedik: Önce tüm vücudunuza zencefili boca edip sizi o şekilde sarıp sarmalayıp, bir yandan da ısı verip bir saate yakın bekletiyorlar.. O arada başınıza masaj yaparak tabii.. Sonrasında duş alıp zencefillerden kurtulduktan sonra, bu sefer de zencefil yağı ile normal vücut masajını yapıyorlar.. Normalde çabuk üşüyen biriyimdir ama bu masaj sonrası 1-2 günlüğüne de olsa gerçekten üşüme eşiğimin arttığını gözlemledim 🙂

Yukarıda da bahsettiğim gibi Apsara fiyat olarak Şanghay ortalamasının biraz üzerinde.. Ama buna rağmen hafta içi akşamları ve özellikle haftasonları rezervasyonla gitmezseniz yer bulamamanız olası.. “021-6258-5580” no’lu telefonlarını kullanabilirsiniz.. Bunun yanısıra üyelik başlatarak peşin para verip indirim sağlayabilirsiniz kendinize.. Mesela 5000RMB peşin verip, 8000RMB’lik hizmet alabilirsiniz.. Meblağlar konusunda yanılıyor olabilirim, en net bilgiyi kendilerinden alabilirsiniz 🙂


Şanghay’da Masaj (#1 – La Fleur Massage)

Şanghay’a geldiğimizden beri masaj konusunda epey farklı mekan denediğimiz halde bu mekanlardan Şanghay Rehberi’nde hiç bahsetmediğimi fark ettim.. Şanghay’ın masaj salonları ve spa merkezleri ile ilgili genel bir yazı yazmış, sonrasında bu konuya pek fazla eğilmemişim 🙂 Halbuki Şanghay’a gelip de denemeniz gereken en önemli şeylerden biri de masaj.. Fiyatların uygun oluşu, masörlerin eğitimi ve tecrübesi, çok çeşitli masaj yelpazesi göze alındığında masaj Şanghay’ın olmazsa olmazlarından biri olarak yerini alıyor..

Sonuç olarak artık gidip deneme fırsatı bulduğumuz masaj salonlarını da bir seri haline getirip burada yazmayı planlıyorum.. Başlangıcı da en günce olanından, yani geçtiğimiz haftasonu ayak masajına gittiğimiz La Fleur Masaj salonu ile yapmak istiyorum.. La Fleur’u geçen hafta keşfetmiştik.. Masatenisi oynamak için gittiğimiz Jingan Sports Center’da dolaşırken 7. katta görmüştük bu mekanı.. O gün biraz bilgi almıştık, bu sefer ise ayak masajı için uğradık.. Yani adresi, Wuding Rd – Jianning Rd üzerinde bulunan Jingan Sports Center’ın 7. katı diyebiliriz.. Bu arada Şanghay merkezin popüler caddesi Dagu Lu üzerinde de bir şubesi varmış Le Fleur’un, bunu da öğrenmiş olduk..

Bu şube epeyce sessiz ve sakindi.. Belki bizim gittiğimiz saat itibariyle, belki de henüz yeni açıldıkları için olabilir.. Tüm ilgilerini bize vermiş oldular böylece 🙂 Resepsiyonda vasata yakın İngilizcesi olan bir kız ve onun yanında daha yaşlıca, mekanın işletmecisi olduğunu düşündüğüm bir bayan vardı.. Masanın üzerindeki katalogdan istediğiniz masajı seçiyorsunuz.. Biz “yağlı ayak masajı” seçtik.. Sütlüsü de vardı bu arada 🙂 Hemen içerdeki odalardan birine aldılar bizi, 4 adet koltuk bulunan bir odaydı.. Çayımız geldi önce, sonrasında ise masörlerimiz.. Çok sert masajı sevmediğim için yaptıkları masajdan gayet memnun kaldığımı söylemeliyim.. Hiç “yavaş lütfen” şeklinde uyarma ihtiyacı hissetmedim kendilerini.. Hatta bir ara o rahatlıkla uyuyakalmışım bile 🙂

Fiyatlara gelecek olursak, ayak masajının katalogdaki fiyatı 130RMB görünüyordu.. Biz de masaj sonrası 260RMB’yi resepsiyondaki kıza ödedik.. Bu sırada işletmeci bayan geldi, kıza bir şeyler söyledi, kız bize hesap makinesi vasıtasıyla %30 indirimli olduğunu söyledi fiyatların, yani ayak masajının 90RMB olduğunu belirtti, ve bize 80RMB’mizi geri verdi.. Aslında böyle bir şey yapmak zorunda değillerdi, ki biz parayı da vermiştik, ama bu davranışları hoşuma gitti.. 2000RMB’lik ön ödeme yaparsak bu sefer %45 indirimli olarak masajları alabileceğimiz de söylendi.. Tek sorun, bir çok yerde olduğu gibi burada da kredi kartı geçmiyor.. Ödemenizi nakit yapmak zorundasınız.. Gene de buraya bir abonelik başlatmak düşünülebilir..