Şanghay’a Uygun Fiyatlı Uçak Bileti

İstanbul’dan Şanghay’a gelmek hem zaman olarak biraz uzun sürüyor, hem de uçak bileti fiyatları genelde el yakıyor 🙂 Bu konuya bir el atayım dedim ve İstanbul-Şanghay hattında hizmet veren havayolları alternatiflerini sizler için araştırdım.. Tabii burada benim seçtiğim belli tarih aralığındaki uçuş fiyatları arasında yaptım karşılaştırmayı.. Dönem dönem fiyatlar daha uygun olabileceği gibi, bazen de, özellikle fuar dönemlerinde, neredeyse business class fiyatı ödeyip ekonomi bileti alıyorsunuz 🙂 Biletlerin genelde 2 ay önceden alınacağını ve Şanghay’da da ortalama 10 gün kalınacağını  varsayıp bir tarih seçimi yaptım.. Sizin kendi gideceğiniz tarihlerde çok daha farklı fiyatlarla karşılaşabilirsiniz tabii 🙂 En azından bu yazı güncel fiyatlar konusunda da bir bilgi verecektir diye düşünüyorum..

Türk Hava Yolları’nın son zamanlarda artan popülerliği fiyatlarına da yansımış bulunmakta.. Bilet fiyatlarını incelerken 8000 küsür TL’ye ulaşan fiyatlarla karşılaşınca korktum açıkçası.. Seçtiğim tarihleri olan 25 Nisan (gidiş) – 6 Mayıs (dönüş) aralığında THY’de gördüğüm fiyat sanırım uçabileceğimiz en uygun fiyatlardan bir tanesi.. Bu tarihlerde 2509TL (~822 Euro) ödeyerek İstanbul-Şanghay arasında direk uçuşlarla ve THY’nin hizmet kalitesiyle gidip gelebilirsiniz..
istanbul-sangay-ucuz-bilet-1

Hizmet kalitesi konusunda THY ile başabaş giden Emirates, İstanbul-Şanghay uçuşları için kullanabileceğiniz alternatiflerden bir tanesi.. Yukarıda bahsettiğim 25 Nisan – 6 Mayıs tarihleri için Emirates web sitesinde yaptığım araştırmada 12 farklı uçuş alternatifi sundu Emirates bana.. Fiyatlar ise 786,60Euro’dan başlayıp 836,60 Euro’ya kadar uzanıyor.. Burada Dubai aktarmalı uçacağınız için aktarmalardaki bekleme süresinin uzunluğu bilet fiyatını da etkiliyor.. Bu nedenle çok bekleme-az fiyat (786,60 Euro) ve az bekleme-çok fiyat (836,60 Euro) arasında bir seçim yapmanız gerekiyor.. Aşağıdaki görüntü, yazının başlığı ile de uygun olması amacıyla, daha ekonomik olan alternatifin detaylarını içeriyor 🙂
istanbul-sangay-ucuz-bilet-3

Üçüncü alternatifimizde ise Doha aktarmalı uçuşlar yapabileceğiniz Katar Hava Yolları, yani Qatar Airways olacak.. Katar Hava Yolları’nın web sitesinde yaptığım sorgulama sonucunda bulabildiğim en uygun fiyat 720,34 Euro oldu. Bu fiyatın kısıtlı ekonomi sınıfı fiyatı olduğunu da ekleyeyim bu arada.. Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’dan Bizimkiler Geçti..

Blogu biraz boşlayınca insan resmen tembelliğe alışıveriyormuş, onu anladım.. Son bir aydır tüm Şangay yazılarını babama bıraktığım için resmen yazı yazmayı unutmuşum 🙂 Şimdi bizimkiler Türkiye’ye döndü ve ben Şanghay Rehberi’nin güncellenmesini bekleyen milyonlarca insanın beklentilerini boşa çıkarmamalıyım sanırım 🙂 Öncelikle son bir ay içerisinde bizimkilerin neler yaptığını özetlemek istiyorum.. Böylece buraya ailesini, arkadaşlarını vs. getirmeyi planlayanlar varsa onlara da fikir verecektir bizim ailemizin burada yaptıkları.. Şunu da belirtmek lazım ki, Müge ve ben çalışıyor olduğumuzdan, 1-2 gün aldığımız izinler dışında hafta içi gündüzleri bizimkilere pek eşlik edemedik.. Tüm gezdikleri gördükleri yerleri, ellerinde harita ve sabahları bizden aldıkları mini-tarifler sonucunda, çok minik bir İngilizce ve sıfır Çince ile bulmayı, içeri girmeyi başarmışlardır.. Kendileri ile ne kadar gurur duysak az 🙂

Şanghay’dan Bizimkiler Geçti..

Şanghay’a geldikleri ilk gece, uzun yolculuğun yorgunluğunun da atlatılmasına yardımcı olur diye hep beraber ayak masajına gittik..  Hemen sonrasındaki günün akşamında ise hedefimiz hep beraber bir Bund yürüyüşüydü..

Sonraki hafta bir gün, kendi başlarına epeyce bir yol katedip önce Tekstil Fuarı‘nı ziyaret ettiler, sonra da ona yakında bulunan Metro Süpermarket’ten alışveriş yaptılar..

Başka bir gün, önce sabahtan beraberce karakola gidip kayıtlarını yaptırdık, sonra ise Jade Buddha Temple‘da onları bıraktım, onlar tapınağı gezdiler, sonra ona yakın mesafede bulunan camiiyi bulup onu da gezdikten sonra eve döndüler.. Aynı camiide bir sonraki gün babamla beraber bayram namazı tecrübesini de yaşadık..

Şanghay’dan Bizimkiler Geçti..

Bir başka günlerini People Square ve yakınında bulunan müzeleri gezmeye ayırdılar, farklı bir günü ise Yuyuan Garden ziyaretine.. Giderken yaya, dönerken metro veya tam tersi gibi farklı yollardan gidip gelerek bu sırada Şangay yol bilgilerini de artırmış oldular..

Haftasonlarından birinin cumartesisini TV Kulesi ve sonrasında Hooters’da akşam yemeğine, pazarını ise karnaval ve Expo Çin Pavyonu gezisine ayırdık hep beraber.. Müge iş gezisinde olduğu için bize eşlik edemedi maalesef.. Oysaki Hooters’ı o da çok sever 🙂

Daha sonraki hafta bir gün öğle yemeği için bizim şirketin o tarafa geldiler, beraberce bir salaş esnaf lokantasında Hint yemeği yedik ve sonrasında yürüyerek Zhongshan Park‘ı bulup orayı gezdiler..

Bu arada yemek demişken, buradaki Uygur lokantalarının bizimkilerin favori mekanı haline geldiğini de söylemeliyim.. Geçen gelişlerinde favori restoranları McDonalds idi ama artık o tahtta Uygur restoranları oturuyor 🙂

Şanghay’dan Bizimkiler Geçti..

Tabii ki Şanghay’a gelip de Fake Market’e uğramamak olmazdı.. Gerek kendi başlarına (bakıcı olarak) gerekse bizimle beraber (alıcı olarak -Mügenin pazarlık yetenekleri sağolsun-) bir kaç defa Nanjing Road üzerindeki Fake Market‘e de uğramayı ihmal etmediler..

Güzel başlayan, stresli devam eden, mutlu ve huzurlu bir şekilde sürerken sırılsıklam sona eren bir günü ise önce Bilim&Teknoloji Müzesi‘ne, daha sonra ise Century Park‘a ayırdılar..

Bir sonraki haftasonunu ise bu sefer Mügenin de katılımı ve ekstra aldığımız izinle birlikte 3 günlük bir Beijing ziyaretine ayırdık.. Burada üç gün içerisinde görülebilecek hemen her yeri görmeye çalıştık.. Örnek vermek gerekirse, Tiananmen Square, Forbidden City, Wangfujing Street, tabiiki Çin Seddi, Ming Tombs, Beijing Hayvanat Bahçesi, Temple of Heaven, Olimpiyat Stadı ve Watercube, Summer Palace, Niujie Camii gibi turistik yerleri bazısını kısa bazısını uzun soluklu olmak üzere gezdik gördük.. Gidişi uçakla dönüşü ise -yataklı kompartmanda- trenle tecrübe ettiğimizi de belirteyim..

Şanghay’dan Bizimkiler Geçti..

Pekin dönüşü hafta içi biraz dinlenmenin ardından bizimkiler  bir günlerini Fuxing Park‘a, bir günlerini ise Şanghay Hayvanat Bahçesi‘ne ayırdılar.. Son haftasonlarının pazar gününü ise (Müge gene iş seyahatindeydi) Şanghaylı dostumuz Mr. Hu ve ikizleriyle beraber (onun eşi de iş nedeniyle katılamadı bize) Xitang isimli suşehrine ayırdık ve güzel bir gün geçirdik..

Bu arada aynı zamanlarda iş için buraya gelen sevgili kuzenimiz Egemen ve arkadaşı Hüseyin’i de alarak bir akşamı Hongmei Lu’da geçirdiğimizi de eklemeliyim.. Babam ve Egemen herhalde bir gün Çin’de beraber yemek yiyeceklerini 40 yıl düşünseler akıl edemezlerdi 🙂

Velhasıl sayılı günler çabuk geçti ve bizimkilerin de dönüş zamanı geldi.. Son akşamlarında kapanışı Era Akrobasi Gösterisi ile yapmalarını sağladım ve pek de pişman olmadılar 🙂 Geçtiğimiz hafta itibariyle -yanlarına Türkiye’de işi olan Mügeyi de alarak- Şanghay’dan ayrıldılar ve beni yaban ellerde yapayalnız bıraktılar 🙂

Not: Babam kendi sitesine Çin seyahatleri ile ilgili yeni yazılarını ekledikçe ben de bu yazıda ilgili yerlere link vermeye devam edeceğim.. Misal, gelecek hafta içerisinde Beijing yazılarının siteye eklenmiş olacağını düşünüyorum.. İlgilenenlere duyurulur 🙂

Not2: Linkler güncellendi 🙂


Şanghay’dan İstanbul’a Comfort Class ile Uçmak

3 haftaya yakın süren Türkiye ziyaretini tamamlayarak Şanghay’a dönmüş bulunmaktayız. Bu süre zarfında ihmal ettiğim siteye de bir kaç yazı eklemenin zamanı geldi sanırım 🙂 Tatil sonrası ilk yazımda Türk Hava Yolları’nın (THY) bir süredir hizmete sunduğu “Comfort Class” hizmetinden bahsetmek istiyorum.. Şanghay’dan İstanbul’a giderken, yolculuğun diğer yöne göre daha uzun sürmesi nedeniyle, denemeye karar verdiğimiz Comfort Class ile izlenimlerimi kısaca belirteceğim.

Kısaca belirteceğim, çünkü sonuç çok net: Kesinlikle konforlu! 🙂 Koltukların yerleşimi ve ebatları açısından bakınca, özellikle benim gibi boyu, veya eni normalin üstünde olanlar için böyle uzun yollarda kesinlikle paraya kıyıp upgrade olunması gereken bir sınıf Comfort Class.. Öndeki koltuk ile tüm bağınızı koparıyor geniş diz aralıkları, ki benim için de en önemli husus buydu zaten 🙂 Ekonomiye göre ekstra hizmetler de (peynir tabağı gibi ek ikramlar, kaliteli kulaklıklar vs.) cabası diyebilirim. Tek eksi yanı şu anki fiyatı ekonominin iki katı olması 🙂 Millerinizi de kullanabilirsiniz tabii.. Sonuç olarak THY’nin Comfort Class hizmetini kesinlikle tavsiye ediyorum..

Bu arada yanlış anlaşılmasın, Comfort Class yolculuğumuzu farkını kuruşu kuruşuna (gerçi kampanya vardı o zaman ama olsun) ödeyerek gerçekleştirdik, hani THY’nin davetlisi olarak denemiş de o nedenle ballandıra ballandıra anlatıyor demeyin yani 🙂


Şanghay’dan Beijing’e Trenle 4 Saat

Şanghay ve Beijing’i sırasıyla bizim İstanbul ve Ankara’ya benzetebiliriz bir çok yönden ama mesafe olarak baktığımızda durum biraz daha farklı.. Şanghay-Beijing arası mesafe yaklaşık olarak 1300km.. Yani uçakla 2 küsür saatlik, şu anki hızlı trenlerle ise minimum 10 saatlik bir yolculuk gerektiren bir mesafe.. Yazının başlığında ise bir yanlışlık yok merak etmeyin, sadece zamanını belirtmedim 🙂 Nisan 2008’den bu yana inşaatı devam eden Şanghay-Beijing arası hızlı tren hattının Haziran 2011 itibariyle hizemete açılacağı açıklandı bugün.. Aslında planlanan açılış tarihi Kasım 2011 idi ama çalışmalar epeyce hızlı ilerlemiş görüldüğü kadarıyla 🙂

Uzunluğu 1318 km olan bu tren hattı açıldıktan sonra Şanghay-Beijing arası trenle sadece 5 saate inmiş olacak.. Bu trenlere uçak gibi demek haksızlık olmaz sanırım, hele ki test sürüşlerinde saatte 486km hıza ulaştıkları düşünülürse 🙂 Tabii normal seferler başladığında trenin hızı daha makul seviyelerde olacak, planlanan hız saatte 350-380km arası görünüyor şimdilik.. Üç sene içerisinde böyle bir projeyi hayata geçirebilmek (planlanan bitiş tarihinden aylar önce hem de) çok da kolay olmasa gerek, o nedenle emeği geçenleri kutluyorum şimdiden 🙂


Şanghay’dan Xian’a Haftasonu Gezisi

Serkan ve Hemşonun gelişi bizim de Çin içerisinde turistik bir seyahat yapmamız için vesile oldu aslında.. Bu nedenle haftasonunu Çin’in turistik kentlerinden biri olan, hatta belki de Beijing ve Shanghai’ın ardından gelen, Xi’an şehrine ayırmaya karar verdik..

Xi’an’a yapacağımız bu haftasonu gezisini epeyce önceden planladığımız için biletlerimizi de erkenden, göreceli olarak uygun fiyata, cTrip sitesi aracılığıyla almıştık.. Cumartesi sabah erken gidişli ve Pazar akşam dönüşlü bu uçuş kişi başı 1060RMB tuttu..  Otel rezervasyonlarımızı da gene cTrip sitesini kullanarak önceden halletmiştik.. Cumartesi gecesi konaklamak için seçtiğimiz otel Xi’an şehir merkezinde, gayet merkezi bir lokasyonda bulunan Bell Tower Hotel oldu..

Dört yıldızlı olarak görünüyor olmasına rağmen çok fazla bir beklentiniz olmaması gereken bir otel kendisi.. Biz de zaten sadece bir gecelik konaklama için kullanacağımızdan dolayı, bize sunacağı lüksten ziyade lokasyon ve fiyat avantajını gözönünde bulundurduk.. Gecelik odabaşı kahvaltı hariç fiyatı 398RMB olan bu otelde kahvaltı için extra kişibaşı 50RMB ödemeniz gerekiyor.. Biz kahvaltısını pek kendimize göre bulmadığımızdan hemen karşıdaki alışveriş merkezinin altında bulunan Starbucks’ı tercih ettik Pazar sabahı hızlı bir kahvaltı için 🙂

Havaalanından otele gelmek için 2 seçeneğiniz bulunuyor, birincisi taksi tutmak, ki bu durumda 150-200RMB kadar tutuyormuş.. İkinci seçenek ise otobüs.. Havaalanının hemen önünden şehrin çeşitli bölgelerine bizim Havaş tarzı otobüsler kalkıyor.. Bunlardan 1 no’lu otobüse binerseniz sizi kişibaşı 25RMB’ye şehir merkezinde Melody Hotel’in önüne kadar getiriyor.. Bu otelin Bell Tower Hotel’in hemen yanında olması da bizim şansımız oldu 🙂 Bu arada bu otelin tam karşısında detaylı bilgi ve ücretsiz İngilizce şehir haritası alabileceğiniz bir Turist Bilgi Merkezi olduğunu da söylemeliyim..

Xi’an gezisi öncesi çok detaylı bir gezi programı yapmamıştık ama kabaca planımız ilk gün şehir merkezini yürüyerek dolaşmak, ikinci gün ise başta Terracota Savaşçıları olmak üzere uzak mesafedeki mekanları bir tur ile gezmekti.. İkinci günki tur planımız ise Cumartesi sabah Xi’an havaalanına inince netleşti.. Havaalanından çıkarken alanın yetkili seyahat acentasında genel bilgi almak için durduğumuzda aynı zamanda kendilerinin bir günlük şehir turu hakkında da bilgi aldık.. Özel araba ile sabah otelden alınıp akşam havaalanına bırakılışımıza kadar 8 saatlik bir aktiviteyi içeren bu tur için kişi başı 390RMB isteniyordu.. Bizimle ilgilenen Ruby’nin kartını alarak kendisine sonra döneceğimizi söyledik ve havaalanından otobüse atlayarak şehir merkezinin yolunu tuttuk..

Yaklaşık bir saat sonra otele vardık.. Odalara yerleşip biraz dinlendikten sonra şehri dolaşmaya başladık.. Otelimiz adından da anlaşıldığı üzere şehrin ünlü çan kulesinin (Bell Tower) tam karşısında yer alıyordu.. Bu nedenle ilk durağımız da burası oldu.. Bell Tower için öncelikle otelin hemen önündeki girişi kullanarak alt geçide girmeniz gerekiyor, altgeçitteki tabelalar sizi kulenin girişine götürecek.. Bell Tower için giriş kişi başı 27RMB, ama eğer Drum Tower’a girişi de içeren (o da normalde 27RMB) kombine bilet alırsanız 40RMB ödemeniz yeterli oluyor.. Biz de aynen öyle yaptık zaten 🙂

Bell Tower’ı güzelce gezdikten sonra gene altçit vasıtasıyle caddenin bir diğer tarafına geçtik ve Drum Tower’a  ulaştık.. Biraz önce aldığımız bileti girişte göstermemiz yeterli oldu giriş için.. Çan kulesinin ardından davul kulesini de baştan aşağı gezdikten sonra kule içerisinde bir masalı oturak bulup oturduk ve günün geri kalanı ve bir sonraki gün için planımızı yapmaya başladık.. Müslümanların epeyce fazla olduğu bir şehir olduğundan bir sonraki durağımızı Great Mosque olarak belirledik, ardından da Ancient City Walls, yani şehrin merkezini çevreleyen surları gezerek günü bitirmeye karar verdik.. Bu arada havaalanından aldığımız tur teklifini de kabul etmeye karar verdik ve Ruby’i arayıp şoförün bizi Pazar sabah 9.30’da otelden almasını söyledik..

Drum Tower’dan çıkıp hemen önünden kuzey istikametine doğru yürümeye başladık.. Müslüman Caddesi olarak adlandırılan bu caddenin hemen başından sola dönüp dar bir alışveriş caddesine girdik.. Klasik fake market tarzı hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlardan oluşan bu caddeden ilerleyince yaklaşık 5dk sonra sol tarafta aradığımız camiiyi yani Great Mosque’u bulduk.. Buraya da 20-25RMB gibi bir ücret ödeyerek giriş yaptık.. Çin’in en eski camilerinden biri olan bu camiyi gezmek insanın içinde hoş duygular uyandırıyor.. Namaz kılınan binaya sadece namaz kılacaksanız girmenize izin veriliyor, onun dışında sadece dışarıdan içeriyi görebiliyorsunuz..

Great Mosque’tan çıktıktan sonra havanın kararmasından önce fazla zamanımız olmadığını gördük ve müslüman caddesinde çok fazla dolaşmadan şehir duvarlarına doğru yürümeye başladık.. Şehir duvarlarının girişine ulaşmak için Bell Tower Oteli’nin hemen yanında bulunan caddeden güneye doğru yaklaşık 10 dk dümdüz yürümeniz yeterli oluyor.. Sonrasında karşınızda duvarları, ve 40RMB ödeyerek bilet alabileceğiniz gişeyi görüyorsunuz.. Şehrin merkezini çevreleyen bu duvarların epeyce geniş olarak inşa edilmiş.. Duvarın üstüne çıktığınızda neredeyse 2-3 şeritli bir otoyola çıkmış gibi oluyorsunuz.. Zamanınız varsa duvarları baştan başa bisikletle dolaşmanız mümkün.. Bir veya iki kişilik bisikletler makul fiyatlara kiralanıyor; biz zaman kısıtlığından ötürü kiralayamadığımızdan fiyatlar tam aklımda kalmamış 🙂

Ancient City Walls’tan aşağı indiğimizde hava artık kararmıştı.. Geldiğimiz yoldan otelimize geri döndük.. Planımız bir saat kadar dinlendikten sonra akşam yemeği için müslüman caddesinde güzel bir mekan aramaktı.. Ne var ki, geçen haftanın yorgunluğu üzerine bir de erken sabah yolculuğu ile Xi’an’da geçen günün yorgunluğu eklenince ne bizde ne de Serkan veya Hemşoda hal kalmadığından akşamı sabaha bağlamaya karar verdik 🙂

Sabah hızlıca yaptığımız bir Starbucks kahvaltısının ardından otelden çıkışımızı yaptık ve lobide bizi bekleyen Joe isimli şoförle buluştuk.. Kendisinden kişisel olarak çok memnun kaldığımızı söyleyemeyeceğiz.. İnsan ilişkileri konusunda çok başarılı olmayan, asık suratlı bir arkadaştı kendisi.. Yeterli İngilizceye sahip olma avantajını bir de güleryüzlü, arkadaşça bir hizmet ile birleştirmiş olsa kusursuz bir şoför olabilirdi ama olmamış, olamamış 🙂

Joe bizi öncelikle tur programında olmayan ama bizim görmek istediğimiz Big Wild Goose Pagoda’ya götürdü.. Tura dahil olan mekanların giriş ücreti tur ücretine dahildi ama bu mekanı biz ekstra istediğimiz için 50RMB olan giriş ücretlerini biz karşıladık.. Burada bir saat kadar vakit geçirdikten sonra tur programına dahil olan mekanlara gitmek için şehrin dışına doğru yol almaya başladık..

İlk durağımız Banpo Müzesi oldu.. Günümüzden yaklaşık 6000 yıl önce yaşamış olan bu uygarlık ile ilgili epeyce şey öğrenebileceğiniz bu müze şehir merkezine yaklaşık yarım saat uzaklıkta bulunuyor.. Banpoların yaşayışları, kullandıkları alet edavat, yaptıkları evler, mezarları gibi bir çok konuda sizi aydınlatan bölümleri olan bu müzede ayrıca bir bölümde de yaptıkları evlerin arkeologlar tarafından keşfedilen kısımlarını görmek mümkün.. Banpo Müzesi’nin ardından asıl görmek istediğimiz yer olan Terracota Savaşçıları’na doğru yola çıktık..

Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından hedefimize ulaşmıştık.. Terracota Ordusu’nu görmeye çok az kalmıştı 🙂 Bu binlerce birbirinden farklı heykeli içeren müze epeyce büyük bir alana kurulmuş durumda.. Yanlış görmediysem giriş ücreti bir kişi için 110RMB idi.. Biletinizi alıp giriş yaptıktan sonra sakın kaybetmek gibi bir hata yapmayın çünkü asıl alana varana kadar bir kaç yerde daha bilet kontrolü yapılıyor.. Terracota heykellerinin olduğu alan 3 adet pit’ten oluşuyor.. En ünlü, en aydınlık, en çok askeri en net görebileceğiniz  1 no’lu pit içerisinde epeyce bir vakit geçirebilirsiniz.. Diğer pitlerde de benzer görüntüler görmek mümkün 🙂 Bir de imparatorluğun tarihi ile ilgili kapsamlı bir bilgi alabileceğiniz müze var aynı alan içerisinde.. Bu müzeyi de gezerek Terracotalar ile ilgili detayları öğrenebilirsiniz..

Çıkış yolunda bulunan hediyelik eşya satan dükkanlardan Terracota ziyaretinizi ölümsüzleştirecek minik hediyeler almanız mümkün.. Hemen hatırlatayım, kıran kırana pazarlık burada da geçerli 🙂 Tanıdık bildik bir yerde yemek yemek isterseniz Subway ve KFC de sizi bekliyor olacak.. Tabii yerel tadları tercih edenler için bir çok farklı alternatif de mevcut.. Bu devasa alanda epeyce bir zaman ayırdıktan sonra bir sonraki hedefimize doğru yollandık..

Gezimizin son durağı Huaqing Hot Spring oldu.. Bir nevi kaplıca ziyareti de diyebiliriz 🙂 Hanedanlık kraliçelerinin özel küvetlerini görmek mümkün burada.. 43 derece sıcaklığında yeryüzüne fışkıran bu suları kullanarak ayaklarınızı yıkayabileceğiniz, ve hatta küvetli odalara geçip duşunuzu alabileceğiniz mekanlar da mevcut.. Tabii ekstra ücret karşılığında 🙂

Hot Spring’in ardından yaklaşık bir saatlik yolculuk sonrası havaalanına vardık ve dönüş uçağımızı beklemeye başladık.. Ben de havaalanında başladığım bu yazıyı an itibariyle uçakta bir türbülanstan diğerine geçmekteyken bitiriyorum 🙂


Şanghay’dan Uçak-Otel Rezervasyonu Yapmak

Daha önceki bir yazıda kısaca belirtmiş olduğum bir siteden biraz daha detaylıca bahsedeceğim bugün.. Şanghay’dan, veya Çin’in başka herhangi bir bölgesinden yola çıkıp Çin içerisinde seyahat etmeniz gerekiyorsa ve yol/konaklama gibi işlemleri kendiniz halledecekseniz size hem fiyat hem de seçenek olarak epeyce alternatif sunacak olan bir seyahat sitesi var: cTrip

Buraya tıklayarak İngilizce versiyonuna ulaşabileceğiniz cTrip seyahat sitesi, benim de bugüne kadar epeyce faydalandığım, hem uçak hem de otel rezervasyonu için kullandığım, ve hiçbir sorun yaşamadığım için buradan sizlerle de paylaşmak istediğim bir site.. Gayet kullanışlı bir arayüze sahip olan siteye girdiğinizde öncelikle dikkati çeken sol taraftaki uçak bileti rezervasyon bölümü oluyor.. Bu bölümü kullanmak için nerden nereye ne zaman gidip dönmek istediğiniz bilgilerini girmeniz yeterli.. cTrip size tüm havayollarından karşılaştırmalı olarak bulduğu sonuçları listeleyecek.. Size düşen ise kendinize uyan saati/fiyatı seçip kredi kartı bilgilerinizi girerek bileti almak.. PayPal ile de satın alabiliyorsunuz ama onu hiç denemedim..

cTrip online uçak bileti otel reservasyonu web sitesi

Otel rezervasyonu yapmak için ise yukarıdan Hotels kısmına geliyorsunuz ve açılan sayfanın gene sol tarafında aradığınız otele ait bilgileri giriyorsunuz.. cTrip gene size detaylı bir liste çıkarıyor.. Listedeki otelleri inceleyip size uygun olanından rezervasyonunuzu yaptırabiliyorsunuz.. Rezervasyonun onaylanması için sizden ek bir süre talep ediyorlar ve onaylanmadan kredi kartınızdan para çekilmiyor..

Sitenin müşteri hizmetleri de beğenimi kazandı.. Sorduğunuz sorulara gecikmeden yanıt veriyorlar, bazen mailinizde belirttiğiniz soruyla ilgili detaylı bilgi vermek için sizi arıyorlar.. Uçacağınız şehire veya kalacağınız otele gitmeden bir gün önce cep telefonuna sms atarak oradaki havanın varacağınızda nasıl olacağını da belirtmeleri küçük bir detay olarak görünse de, bence önemli 🙂 Sonuç olarak kendi tecrübelerimde her seferinde mutlu müşteri olarak kaldığımdan dolayı sizlere de çekinmeden tavsiye edebiliyorum bu siteyi..


Şanghay’dan İstanbul’a Aktarmalı Gidiş

Sangay Rehberi’ne ilk kez gercek zamanli yazi girmeyi deniyorum su an.. Turkce karakter eksikliginin kusuruna bakmayin lutfen.. THY fiyatlarinin tavan yaptigi donemlerde Sangay-istanbul arasi degisik baglantilara ama guzel fiyatlara sahip alternatif ucus arayanlarin isine yarayabilir..
Benim aktarmam Frankfurtta olacak.. Roma aktarmali olunca daha da uygun oldugu soylendi ama benim bilgim yok.. Yaklasik 2 saat sonra, 10.50’de Air China-Lufthansa ortak ucusuyla Frankfurta hareket edip yerel saatle 17.00da oraya varmamiz gerekiyor.. Air China kontuarinda checkin yaptirirken gorevli kiz bana bavulu İstanbula gonderecegini ama ikinci bileti burdan veremeyecegini soyledi.. Frankfurta indikten sonra checkin yapip İstanbul biletini ordan almam gerekiyormus.. Killandim biraz ama yapacak bir sey yok tabii.. Su an itibariyle 10.20 olan boarding time’i beklemekteyim.. Beni izlemeye devam edin 🙂

Frankfurt uçağına bizleri önceden belirtilen saatte, yani 10.20’da almaya başladıklarından epeyce mutlu olmuştum.. Herhangi bir rötor yok gibiydi ve zamanında kalkacaktık.. Ne var ki uçağa bindikten sonra başlayan bekleme 2 küsür saat sonra son buldu ve uçak 10.50 yerine 12.50de havalanabildi.. Böyle olunca Frankfurta’a 17.00 yerine 19.00da indik.. 12 saatlik bu uçuş hayatımın en uzun uçuşuydu, neyseki havaalanına erken giderek acil çıkış koltuğu bulabilmiştim, böylece diz ağrısız geçirdim saatleri 🙂

Uçaktan inip biraz ilerleyince aktarmalı uçanlar için bilgi veren bir liste hazırlamışlar, uçağınızın hangi kapıdan kalkacağı o listede yazıyor, ayrıca bir de görevli sorulara cevap vermek için orada bulunuyor.. Lufthansa’nın 22.30’da kalkacak Frankfurt-İstanbul uçağının B27 kapısından kalkacağını öğrendim, yukarı çıktım B27 tabelalarını takip ettim.. B27’ye ulaşmadan önce bir güvenlik kontrolünden daha geçtim.. Kontrol sonrasında ilerlemeye devam ederken Lufthansa’nın hizmet noktasını gördüm ve hemen uğradım.. İkinci uçuşun check-in’ini sorunsuz şekilde orada yaptırdım.. Bagaj için Şanghay’da Air China görevlisinin verdiği bagaj kağıdını görevliye gösterdim, böylece bagajın otomatik olarak İstanbula uçağına aktarılması sağlanacakmış.. En hassas olduğum konu da bu zaten, bakalım sorunsuz bir şekilde alabilecek miyim bavulumu 🙂 Biletimi aldıktan sonra B27’yi bulup önündeki koltuklarda yerimi alıp beklemeye başladım.. İşin kötü tarafı bu yazdıklarımı siteye anında koyabilmemi sağlayacak bir ücretsiz kablosuz internet hizmeti yok Frankfurt Havaalanı’nda..

Frankfurt Havalimanı Gate B27 Frankfurt Havalimanı Uçağımız

Lufthansa’nın Frankfurt-İstanbul uçağı için de belirtilen saatte (22.00) uçağa alış işlemi başladı ama bu sefer Şanghay-Frankfurt uçağının aksine uçakta 2 saat beklemeden hemen havalandık.. Önceki uçuş ve havaalanında beklemenin vermiş olduğu yorgunluk ile bütün yolculuğu uyuyarak geçirdim.. Gece saat 02.00’ı geçerken İstanbul’a indik.. Pasaport kontrolün ardından bavuluma da sorunsuz bir şekilde kavuştum.. Artık bundan sonraki aktarmalı uçuşlarda stres yapmama gerek olmadığını öğrendim 🙂