Şanghay’da Gece Hayatı (The Nest)

Şanghay’ın ünlü gece hayatını misafir yazarlarımızla irdelemeye devam ediyoruz.. Sevgili eşim Müge gene bana kıyamadı, kalemi eline aldı ve son zamanların popüler mekanlarından The Nest ile ilgili bir yazı patlatıverdi 🙂 Kendisine buradan bir kez daha selam ve sevgilerimi iletmeyi borç bilirim 🙂

Bu hafta sonu benim Çince için gittiğim üniversite kursundan sınıf arkadaşım ve de spor challenge’larından motivasyon arkadaşım, Dinçer’in de yarı maraton ve tabii Anken Crossfit kardeşliğinden yine motivasyon arkadaşı sevgili Burcu’nun doğum günü için hemen hemen tüm grup buluştuk. Önce güzel bir yemek eşliğinde Burcu’nun doğum günü pastasını kestik, sonrasında yediklerimizi eritmek için istikameti Bund yakınında bulunan Nest’de aldık 🙂

Saat 11 gibi vardığımız mekana sağolsun Elvan arkadaşımızın önceden rezervasyonu sayesinde hem sıra beklemeden girdik hem de rahat bir alanda rezerve edilmiş masamıza güzelce yerleştik.

Genelde kapalı kulüplerden içerideki yüksek sigara dumanı ve tıkış tıkış kalabalığı yüzünden pek haz etmem. Nest bu anlamda diğer kulüplerden daha iyi. İçeride sigara içiliyor ama çok fazla rahatsızlık vermiyor. Ayrıca baharla beraber terasının kullanımı da artacağından mekan diğer kulüplerden daha da iyi duruma gelecektir.

İçerde bir büyük ve bir küçük barının olması size sipariş verme konusunda rahatlık sağlamakta. Hoş benim sipariş ettiğim Prosecco bir türlü gelemedi ama olsun.

Müzik olarak tekno/elektronik ağırlıklı çaldılar. Genel konsept bu mudur yoksa o geceki program mıydı bilemiyorum ama biz bayağı eğlendik.

Ayakta durmaktan hoşlanmayan ya da çabuk yorulan biri iseniz ya küçük masaların etrafındaki sandalyelerde, ya barda ya da rahat koltuklarda oturmanız mümkün (rahat koltuklar için ekstra ödeniyor mu bilemiyorum) Normalde pek ayakta kalmayı sevmesemde bizim masanın koltuklarını çanta ve mont stoğu için kullanıp ayakta takılmayı tercih ettik.

Saat iki – iki buçuk gibi kapanan mekanın hemen önünden motorsikletli Çinli amcalar sizi isterseniz başka bir eğlence mekanına götürüyorlar. Dışarda, bu mekana yakın olan Uniqo sesleri duyarsanız şaşırmayın. Bizim amcalar eğlence konseptini çözmüşler.

Biz tabii ki başka bir mekan yerine normal taxi alarak evlere dağılmayı tercih ettik 🙂

Adres: The Nest – 6/F, 130 Beijing East Road, Huqiu Road


Şanghay’da Gece Hayatı (Unico)

Son zamanlarda dikkat ettiyseniz Şanghay Rehberi’nde çoğunlukla misafir yazarların yazılarını yayınlıyorum.. Neden diyecek olursanız, Müge olsun, sevgili dostlarımız olsun, herbiri birbirinden yetenekli ve kalemleri gerçekten kuvvetli.. Bana ise sadece, üstün kabiliyetimle kendilerini siteye katkı sağlamaları için ikna etmek kalıyor 🙂  Sitenin tozlanmış kısımlarından biri olan Şanghay Gece Hayatı’nı ayağa kaldırmak için ise sevgili Elvan’ın yardımını rica ettim ve sağolsun kendisi kentin son zamanlardaki en popüler gece kulübü olan Unico ile ilgili çok güzel bir yazı yazdı.. Hemen aşağıda okuyabileceğiniz bu yazı için kendisine çok teşekkür ediyor, bir sonraki yazısını merakla bekliyoruz 🙂 

Şanghay’da gece hayatı deyince akla birçok mekân gelebilir. Her zevke uygun bir yerler bulmak mümkün. Sanırım Unico herkesin eğlenebileceği bir şeyler bulacağı yerlerden.. Three on the Bund binasında yer alan bu gece kulübü konumu itibari ile de artı kazanıyor bence. Önce bund da bir gezinti yapıp daha sonrasında ayni binada bulunun Mercato’da güzel bir aksam yemeği yiyip geceyi Unico’da noktalayabilirsiniz. Aksam yemeğini Unico’da yemek de mümkün, ben hiç denemedim ama deneyen arkadaşlarımdan lezzetli olduğunu duydum. Unico mekânın genişliği, gelen insan gurubunun genel olarak dans ve eğlence odaklı orada olması ve müzikleri itibari ile benim gece eğlencesi için favori mekânlarımdan biri, özellikle cumartesi akşamları. Dezavantajı havalandırma sistemi, gecenin ilerleyen saatlerinde çok sıcak olabiliyor o nedenle ne giydiğine çok dikkat edin, kalın kazaklar kesinlikle gece daha yeni hareketlenirken sizi sıkıntıya sokacaktır.

Unico’ya giriş bundan birkaç ay öncesine kadar ücretsizdi ancak artan talep nedeni ile erkeklere giriş su anda hafta sonu 100 RMB, ladies free 🙂 Dikkat edilmesi gereken bir nokta, eğer kuyrukta beklemek istemiyorsanız 00:00 öncesinde mekana giriş yap malisiniz. Aksi takdirde uzun bir kuyrukta bekleyebilirsiniz. 00:00 öncesi girişin riski ise içerisinin biraz boş olması ama en azından kendinize güzel bir yer bulup gece boyu rahat edebilirsiniz.
Salı akşamları Latin gecesi düzenleniyor, salsa bachata müzikleri eşliğinde yeteneklerinizi sergilemeniz mümkün. Ben sadece bir kere katildim Salı gecesi aktivitesine, biraz boştu ama rahatça dans etmek için belki de iyi bir fırsat. Cuma akşamları popüler müzikten çok elektro, disko tarzı çalıyor ama mekân dolmaya başlayıp biraz da alkol seviyesi yükselince eğlenmemek içten bile değil. Cumartesi geceleri daha çok popüler müzikler ve saat 23:00 sonrası gibi Latin müzikleri ile eğlence başlıyor. Ayrıca eğer SmartShanghai ya da Cityweekend gibi siteleri takip ediyorsanız Unico’da düzenlenen SOS partileri gibi bir suru özel partilere de katılabilirsiniz. Unico’da ara ara theme partiler de duzenleniyor, onlar da değişik bir deneyim yasamak için iyi fırsatlar. Genel olarak Bar Rouge ve Mint’e kıyasla Unico daha az “meat market” olan bir mekan bana göre. Ben kendimi orada daha rahat hissediyorum.

Girişte montlarınızı bırakabileceğiniz iki nokta var ve eğer bar kalabalık ise çok çabuk doluyor. O nedenle erken gidip montunuzu bırakacağınız yeri garanti etmek isteyebilirsiniz. Aksi takdirde montunuz bütün gece yanınızda olmak durumda ki çok rahat bir şey değil bu. Eğer masa ayırırsanız kendinize bu sorun çözülür ama duyduğum kadarıyla çok ucuz değil özel masalar ama kesinlikle masanızın olması bir artı… Unico’da iki kısım var. Biri restoran kısmı diğeri de bar kısmı. Gerçi restoran kısmı da gece bir saatten sonra dans pistine dönüşüyor. Restoran kısmının bulunduğu alan daha geniş olduğundan çılgınca dans etmek istiyorsanız bu kısımda takılmanızı tavsiye ederim. Özel masalar daha çok bar kısmının etrafında ve bu alan daha kalabalık oluyor. Eğer kalabalığa karışmak sosyalleşmek istiyorsanız kendinize barın etrafında yer bulmanızda fayda var. DJ kabininin onu genelde en kalabalık yer ve dans etmek zor. Tuvaletlerin girişinin olduğu yer de bos olabiliyor ama tuvalete gecen insanlar yüzünden bir sure sonra “yeter artık, dikkat, çarpmayın” diye bağırmak gelebilir içinizden 🙂 İçki almak mekan kalabalıklaştıktan sonra tam bir kaos… Bara ulaşabilirseniz bir sonraki asama barmene ulaşabilmek ve içki sırasına girmek. Bu nedenle restoran alanındaki küçük bari tercih edebilirsiniz, genelde daha bos oluyor.

İçki fiyatları ucuz değil, mojito yanlış hatırlamıyorsam en son 85 RMB civarındaydı. İçkilerde çok alkol olduğunu düşünmüyorum, her barda olduğu gibi, ama en azından lezzetli ve güvenli 🙂 Eğlence saat 01:00 gibi hızlanıp 03:00-04:00 e kadar devam ediyor, mekana gitmeden enerjinizin yerinde olmasında fayda var, oturacak yer bulamayabilirsiniz dinlenmek için. Eğer Şanghay’da yaşıyorsanız ya da ziyaret amacı ile geldiyseniz bence Unico bir gecenizi ayırmanız gereken yerlerden ve benim gibi Latin müziklerini seviyorsanız Cumartesi gecesini tercih etmenizde fayda var. Arkadaş gurubu ile giderseniz eğlence garanti olacaktır ama Uncio’da sosyalleşmek de kolay, kendinize güzel bir dans gurubu rahatlıkla bulabilirsiniz. Ancak çok aşırı hareketlerden kaçının zira güvenlik bu konuda çok hassas ve fark etmeden kendinizi kapının önünde bulabilirsiniz. Burayı ziyaret etmek isteyenlere şimdiden iyi eğlenceler diliyorum, keyfini çıkarın 🙂

Unico Adres Bilgisi:

3 Zhongshan Dong Yi Lu, near Guangdong Lu

中山东一路3号外滩三号2楼, 近广东路


Şanghay’da Tayland Yemeği (First Thai)

Şanghay Rehberi’nde 2015 senesinin ilk yazısını yayınlamak için biraz geç kaldım sanırım 🙂 Bu sene için aldığım kararlar boş zamanlarımda beni daha çok kitap okumaya ve daha çok spor yapmaya zorluyor, bu nedenle site güncelleme işleri biraz yavaşlamış gibi görünüyor. Ama tabii elimden geldiğince yazmaya da çalışacağım. Bu senenin ilk yazısı benim kalemimden değil, çok değerli yazar arkadaşım Ali Rıza’nın kaleminden geliyor. Şanghay ziyaretlerinde uğradıkları First Thai adlı Tayland lokantasının tüm detaylarını Ali Rıza’nın akıcı yazısında okuyabilirsiniz. Kendisine kocaman bir teşekkürü borç biliyorum 🙂

Salaş denemeyecek kadar nezih, lüks denemeyecek kadar basit bir lokanta First Thai. East Nanjing yolundan aşağıya inerken, sola sapıp, iki dakika yürüyerek ulaşılabilecek bir mekân. Dışarıdan bakınca pek de belli olmayan bir yer, dar ve yüksek bir kapının arkasında kaldığı için de bilen birisiyle gitmiyorsanız ya da elinizde güzel bir harita yoksa bulmanız zor. Adresi: 51 Ningbo Road, Huangpu District, Shanghai (Middle Jiangxi Caddesinin yanında). Metroyla geliyorsanız, Line 10 üzerindeki East Nanjing Road durağında inip iki dakika yürüyeceksiniz.

İçeri girince sizi Tayland sinemasının altın yılları olan –bizdeki Yeşilçam’ı andıran- 1950-1980 yılları arasındaki meşhur filmlerin ve sanatçıların posterleri karşılıyor. Bir duvar tamamıyla film posterlerine ayrılmış. Kapının hemen yanında uzun ince bir masa var. Özellikle, tek başına gelenlerin tercih edebileceği masa burası oluyor. Ayrıca cam kenarı olduğu ve dışarı baktığı için can sıkıntısına iyi gelebilir burası.

İçerideki masalar altı, dört ya da iki kişilik. Yer bulamazsanız, yabancılarla masanızı paylaşabilirsiniz. Müşterilerin büyük bir çoğunluğu Çinli. Şanhay’da çalışan orta gelirli Taylandlıları da burada görmek mümkün. Lokanta aynı anda en fazla yirmi kişiye servis verebilecek kapasitede. Mutfak girişte, hemen sağda. Yemekleri yapan kişi aynı zamanda lokantanın sahibi olan Taylandlı bir aşçı. Dolayısıyla yemeklerin otantik olup olmaması konusunda bir kuşkumuz yok. Pat Tay* (Tayland Usulü Nudıl Kavurma), Dom Yam Gun (Acılı Ekşili Karidesli Çorba), Gapao Gay (Fesleğenli Tavuk), Nam Tok Gay (Az Pişmiş Tavuk Etli Acılı Salata), Som Tam (Papaya Salatası), Kao Niyo Gup Nığa Tot (Kızarmış Kuru Et Yanına Yapışkan Pirinç) ve adını burada anamadığım pek çok lezzetli Tay yemeğini bu küçük lokantada bulmak mümkün.

Mekân mütevazı, porsiyonlar doyurucu ve nihayetinde hesap da pek yüklü değil. Ortalama bir müşteri 50-60 Yuan’a rahat karnını doyurabilir. Bir porsiyon yemeğin fiyatı genelde 20-40 Yuan arasında değişiyor. Yemeğin yanında bir şeyler içseniz ve yemekten sonra bir de tatlı (Tap Tim Grob: Yakut renkli kestane içi parçalarıyla süslenmiş, Hindistan cevizi aromalı buzlu şerbet) yerseniz, kendinizi Koh Samet’teki beyaz kumlu plajların birinde hissetmemeniz için bir neden kalmaz ortada.

Her ne kadar lokantanın sahibi ve aşçısı Taylandlı olsa da garsonların hepsi Çinli gençler. İçlerinden bir iki tanesinin İngilizcesi de iyi. Çince bilmiyorsanız bile, derdinizi İngilizce konuşarak rahatlıkla anlatabilirsiniz. Menü üç dilli hazırlanmış: Çince, Tayca ve İngilizce. Ayrıca dükkânın arka tarafında lavabosu var. El yıkamak ve ihtiyaç gidermek için dışarı çıkıp, dolanmanız gerekmiyor. Aşağıya lokantanın içinde çektiğim birkaç resmi ekliyorum.

*Yemek adlarını Türkçe okunuşa göre yazdım. Dolayısıyla “gay” olarak yazılan kelime “Giresun-Edirne-Yozgat” olarak değil de “Giresun-Adana-Yozgat” olarak okunur. Tayca’daki anlamı tavuktur. Yukarıda kullandığım diğer Tayca kelimelerin bazılarının anlamları da şunlar; nığa: et, gapao: fesleğen, gun: karides, kao: pirinç, niyo: yapışkan, tot: kızarmış.


Şanghay’ın Yollarında Bir Belgesel

Bu sabah Youtube’da “Arif’in Manchester’a Attığı Gol” videosunu ararken çok güzel bir videoya denk geldim 🙂 Bu video aslında “Yolda” isminde, İz TV kanalında yayınlanan bir belgesel.. Belgeselin yapımcıları, sunucuları, daha doğrusu belki de herşeyi demeliyiz, Yiğit Alpman ve Eren Aybars Arpacık adlı iki arkadaş.. Bu iki arkadaş her bölümde dünyanın farklı bir kentini geziyorlar; sonrasında gezdiklerini, gördüklerini, yediklerini, içtiklerini yarım saat boyunca bizlerle paylaşıyorlar.. Tahmin edeceğiniz gibi benim ilgimi çeken bölüm Şanghay’ı gezdikleri bölüm oldu 🙂 Yarım saatin su gibi akıp geçtiği bu eğlenceli bölümü sizlerle de paylaşmak istedim.. Youtube konusu buralarda sıkıntı olduğu için videoyu Youku’ya yükledim, Yiğit ve Eren’in iznini almadım ama umarım sakıncası yoktur kendileri için, zaten yazıyı yayınladıktan sonra kendileri ile de paylaşacağım 🙂 Orijinal Youtube videosunu da yazının devamında bulabilirsiniz.. Sözü fazla uzatmadan sizleri Yolda belgeselinin “Yolda: Şangay Ekspres” adlı bölümü ile başbaşa bırakayım..

Yukarıdaki Youku versiyonunda program başlamadan önce bir süre reklam izlemek zorunda kalabilirsiniz, maalesef bu konuda yapacak bir şey yok 🙂 Youtube izleyebilecek durumdaysanız sizleri yazının devamına alalım 🙂

Yazının devamı için tıklayın…


Şanghay’da Yunan Lokantası (Mythos)

Şanghay’da yaşayanlara sorulan en popüler sorulardan biridir, “Ne yiyeceksiniz orada?” sorusu, veya başka bir versiyonu Şanghay’a ilk kez gitmesi gerekenler tarafından endişeli bir şekilde sorulur, “Ne yiyeceğiz orada?” şeklinde 🙂 Halbuki burada kaldığınız süre içinde en son endişe duyacağınız konulardan biridir yemek olayı.. Damak tadımıza uygun epeyce seçenek vardır çünkü.. Türk restoranları ve onların ekonomik alternatifi diyebileceğimiz Uygur restoranlarının dışında İtalyan ve Yunan restoranlarında da karnınızı güzelce doyurabilirsiniz.. Cool Docks içerisinde bulunan Yunan restoranı Mythos’a son bir kaç hafta içerisinde ikinci kez gidince hemen bir şeyler yazmak istedim..

Geçtiğimiz ay evlilik yıldönümümüz [ 3 🙂 ] nedeniyle gitmiştik bu restorana, geçtiğimiz akşam ise Tuba arkadaşımızın doğum günü için toplandık orada.. Mythos lokasyon olarak yukarıda da belirttiğim gibi Cool Docks’un içerisinde yer alıyor.. Cool Docks nedir, nerededir diyecek olursanız sizi hemen burayla ilgili yazdığım yazıya yönlendireyim 🙂 Mekana minimum seviyede yürüyerek ulaşmak isterseniz taksiye “Waima Lu – Maojiayuan Lu” adresini vermenizi öneririm.. Böylece sizi hemen Cool Docks girişinde bırakacaktır.. En son gittiğimiz seferden bu yana buranın epeyce popülerleştiğini ve kalabalıklaştığını da söyleyebilirim..

Restoranın yemeklerinden önce lokasyonundan bahsetmek daha doğru olacaktır.. Biz her iki gidişimizde de en üst kattaki terasta oturduk ve gayet memnun kaldık.. Son gidişimizde biraz sıcakladık gerçi ama çalışanlardan rica edip vantilatörü yanımıza kadar getirmelerini sağladık 🙂 Siz de gidecekseniz ve hava çok sıcak değilse terası tavsiye ederiz kesinlikle.. Yemeklere baktığımızda ise buraya tam bir Yunan restoranı dememek lazım sanırım çünkü menüsünde epeyce ulaslararası tada rastlamak mümkün.. Lahana sarması, musakka gibi yemekleri de gördük bu arada menüde 🙂 Kendilerini Yunan yemekleriyle kısıtlamak istememişler anladığım kadarıyla çünkü her geçen gün kalabalıklaşan Cool Docks’a çok farklı milliyetlerden insanlar gelebiliyor..

Yemeklerin lezzeti konusunda bir sıkıntı yaşamadık, gerçekten güzel yapıyorlar ve porsiyonlar doyurucu.. Mekanın bence en çok dikkat çeken özelliği ise fiyatların epey pahalı oluşu.. Hatta bugüne kadar Şanghay’da gördüğüm en pahalı menülerden birine sahip diyebilirim.. Tabii henüz gitme fırsatı yakalamadığımız, ancak okuduğumuz “gerçek lüks” restoranları bir kenara koyuyorum 🙂 Alkol almasanız bile kişi başı 200-300RMB gibi bir meblağı gözden çıkarmak gerekiyor en azından.. Fiyatlar dışında pek bir eksi yanı yok diyebilirim Mythos’un.. Bir de ara katlar genelde boş oluyor ve duvarlarında çok güzel manzara resimli duvar kağıtları var.. Müge her gittiğimizde o manzaranın önünde resim çektirmeyi ihmal etmedi, siz de deneyin, güzel görünüyor 🙂


Şanghay’da Gece Hayatı (#14 – Shook)

Müge’den bir yazı daha 🙂 Bu sefer sevgili eşim, Şanghay’da akşam çıkılıp, güzel bir manzara eşliğinde, bangır bangır müzik olmadan, içeceğinizi yudumlayıp, arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz mekanlar listenize eklemeniz gereken bir mekanı anlatıyor.. Kendisinin kalemine sağlık bir kez daha 🙂

Geçen hafta İstanbul’dan gelen misafirlerimize güzel bir Bund ziyafeti çektirmek için akşam yemeği sonrası Bund’da bulunan Swatch Art Peace Otel’in teras katına gittik. Lokasyonu “23 East Nanjing Road”da bulunan (East Zhongshan Road kesişimi) otel, şehrin en eski otellerinden biri. 1909 yılında açılmış olan otel, en son 2011 yılında Swatch Group tarafından elden geçirilip jet sosyetenin tercih ettiği otellerden biri olmuş.

18 apartman dairesi dünyanın farklı yerlerinden gelen sanatçılara 6 aylık ücretsiz olarak tahsis edilmekte. Karşılığında da otele bu süre zarfında yapmış oldukları eserlerden birini bırakmaları isteniyor. Eğer sanatsal çalışmanız yok ve ille de bu otelde kalmak istiyorsanız sizi öncelikle bir bekleme listesine alıp, sonrasında 4. katta bulunan çok hoş dizayn edilmiş 7 odadan birine yerleştirmelerini beklemeniz gerekmekte.

Altıncı katta  Asya yemekleri yiyebileceginiz bir restoran ve de içki içmek, Bund’un gece manzarasının tadını çıkarmak isteyen bizler için güzel bir teras katı bulunmakta. Teras katında bulunan Shook isimli bar misafirlerimizle birlikte akşamı geçirdiğimiz mekan oldu.

Manzara özellikle bu aylardaki güzel hava ile birleştiğinde çok daha keyifli. Fiyatlar manzara ve otelin kalitesi ile paralel gitmekte. Eğer koltuklarda oturmak ister iseniz en az 500-600 RMB’lik harcama yapmanız beklenmekte. Bunun dışında ayakta takılıp içtiğiniz kadar da ödeyebilirsiniz..


Şanghay’da Türk Kumpircisi (Pato)

Güncelleme: Yazıda tarif ettiğim şube kapanmış, güncel mekan bilgisi için yazının altındaki yorumları okumanızı rica ediyorum 🙂

Şanghay’da Türk girişimcilerimizin açtığı mekanlar bizleri epeyce mutlu ediyor.. Sayıları çok fazla olmasa da, ne zaman böyle bir yer açıldığını duysak en kısa zamanda gitme, görme, deneme planı yapıyoruz.. En son duyumunu aldığımız mekan ise bir kumpirci olmuştu ve daha duyar duymaz ağzımızın suyu akmaya başlamıştı 🙂 Kumpirciyi ilk keşfedip bize haber eden yeni Şanghaylı arkadaşımız Murat ve mail vasıtasıyla mekanı bizle paylaşan ve resmini de çekip gönderen Erkan Beye de buradan teşekkürlerimi ileteyim.. İlk müsait zamanımızda kumpir planını yaptık ve geçtiğimiz hafta sonu beş kişilik bir grup halinde kumpirciyi basmak üzere Pudong’a doğru yola çıktık 🙂

Pato isimli Türk kumpircisini şu an için sadece Pudong’da bulmak mümkün.. Nehir kenarında ve Century Park’ta olmak üzere iki şubeleri varmış.. Biz nehir kenarındakine gitmek istedik ve 2 no’lu metro hattıyla Lujiazui istasyonuna geldik, Superbrand Mall’un ilerisinden nehir kenarına çıktık ve güney istikametine doğru yürümeye başladık.. Yaklaşık bir 10-15 dk kadar yürümeniz gerekiyor, bir yerden sonra nehir kenarındaki yürüme yolu bitiyor ve hemen paralel normal yoldan (Fucheng Road) yürüyorsunuz, vapur iskelesine gelmeden hemen once sıralı küçük dükkanlar göreceksiniz, işte Pato Kumpircisi o dükkanlardan bir tanesi.. Alternatif olarak vapurla da karşıya geçerek ulaşabilirsiniz Pato’ya..

Hem yer olarak merkezi bir lokasyonda olduğundan, hem hemen iskelenin yanında olduğundan, hem de biz tatil gününde gittiğimizden dolayı mekanın önü hep kalabalıktı.. Bazen merak edip gelenler, kumpir neymiş diye bakan Çinliler, bazen denemek isteyenler,  bazen de bizim gibi sıla hasretini patates ile geçirmek isteyenlerle dolup taşıyordu dükkanın önü 🙂 Mekan sahibi Türk arkadaşlar ve Çinli çalışanlar epeyce zorlanıyorlardı siparişleri yetiştirmek için, tabii bu durum (Çinlilerin kumpirimizi sevmeleri) bizi de epeyce memnun etti..

Karışık malzemeli kumpiri sadece 25RMB’ye yiyebiliyorsunuz.. Bunun dışında köfteli kumpir (%100 dana eti) 30RMB’ye satılıyor.. Her iki kumpirden de yedim ayıptır söylemesi, ikisi de gayet lezzetliydi 🙂 Tatlı olarak keşkül ve sütlaç da varmış ama bizim gittiğimiz gün maalesef bu tatlılar yoktu, bir dahaki sefere artık.. Sonuç olarak, eğer Pudong tarafındaysanız, yemek olayını kesinlikle burada bir deneyin derim ben.. Son bir not, mekanda oturma yeri olmadığından, kumpirinizi alıp nehir kenarında yemenizi tavsiye ederim, hani Ortaköy’den kumpir alıp da boğaza bakarak yediğinizi varsayarak 🙂